|
AKCİĞER ABSESİ

Akciğer absesi,akciğer parankimasında değişik etyolojik ve patolojik
olaylarla oluşan nekroz, süpürasyon ve fibröz doku reaksiyonu ile
sınırlı patolojik bir oluşumdur.
ETYOLOJİ:
Akciğer absesi hazırlayıcı bir hastalığın sekonder komplikasyonudur.
Akciğer abselerinin %60’ı anaerob mikroorganizmalar içeren üst solunum
yolları florasının aspirasyonuyla oluşur.Periodontal sepsisli (gingivitis
veya piyore) olgularda uygulanan ÜSY operasyonlarında sık görülür.Aspirasyona
neden olan durumlar;
• Alkolizm, diyabet koması, epilepsi, malnütrisyon, ilaç alışkanlığı,
sedatif kullanılması, hemipleji, nörolojik bozukluklar gibi bilinç
kaybına yol açan koşullar.
• Özefageal bozukluk ve nörolojik yetersizliğe bağlı disfaji.
• Nazogastrik intübasyon, trakeostomi, nazogastrik beslenme tüpleri.
Akciğer tümörü, lenfadenopati, mukoid tıkaç, yabancı cisimle bronş
tıkanıklığı olursa, tıkanıklığın gerisinde biriken mukus
mikroorganizmaların üremesi için iyi bir ortam oluşturur, infeksiyon ve
abse gelişir. Bronş kistleri, hidatik kist, bronşektazi ve akciğer
infarktüsü olaya eklenen infeksiyon ile abseye dönüşebilir.
En fazla etken olan mikroorganizmalar;
Anaerob:. Fusobacterium nucleatum, Bacteroides melaninogenicus, B.
İntermedius Peptostreptococcus.
Aerob: Streptokoklar,mikroaerofilik streptokoklar,Stphylococcus aureus
ve Klebsiella’dır.
S. Aureus ve gram negatif basillere bağlı abseler hastane infeksiyonu
olup ağır tıbbi cerrahi koşullarda, direnci düşük, güçsüz olgularda
görülür.
Amip absesi hepatik abseden diyafragma yoluyla akciğere direkt yayılma
ile oluşur.
Nocardia abseleri özellikle kortikosteroid uygulamasına bağlı
immünsüpresyon sonucu oluşur.Özellikle S.aureus, anaerob bakteri ve P.
Aureginosa’nın etken olduğu septik emboliler multipl, soliter, periferik
yerleşimli hematojen akciğer abselerine yol açar. Hematojen abseler
çoğunlukla intravenöz ilaç uygulanan olgularda görülür.
PATOGENEZ:
Aspirasyon pnömoni ve absesinin gelişmesi için akciğerin savunma
mekanizmasının ve vücut direncinin zayıflaması, fazla miktarda
mikroorganizma bulunması gerekir.Sağ ana bronşun trakea ile daha dar açı
yapması nedeniyle aspire edilen maddeler daha çok sağ akciğere
ulaşır.7-14 günde hava sıvı düzeyi gösteren tipik abse görünümü ortaya
çıkar.
PATOLOJİ:
Patolojik özellikler diğer abselerden farklı değildir.Başlangıçtaki
solid inflamasyon dokusu erir ve cerahat dolu bir kavite oluşur.Kısa
sürede çevresinde granülasyon dokusu ve fibrozis gelişerek olayın
yayılması engellenir. Ara sıra iltihabi materyal bronşlar yoluyla dışarı
atılır ve drenaj yeterli olursa abse iyileşir.Drenajı bozuk ve virulan
bakterilerin oluşturduğu abseler birçok bronşa açılarak diğer akciğer
alanlarına yayılır ve multipl abselere yol açar. Bazen abseyi drene eden
bronşta oluşan inflamasyon materyali birikir, kollapsa yol açar.Kollabe
alan üzerinde plevranın negatif basıncının emici etkisi daha artarak
ampiyem oluşmasına yol açar. Plevraya yayılım periferik yerleşimli
abselerde sıktır.Abse büyüdükçe genişleyen granülasyon dokusu plevraya
yayılımı önler. Aspirasyon abselerinde plevraya rüptür ender, bronşa
rüptür sıktır. Ufak abseler büzülür, fibröz skar dokusu içinde
kaybolur.Büyük olanlar aynı kalır. Yetersiz drenaj ve yetersiz tedavi
sonucu infeksiyonun devam etmesi abseyi kronikleştirir, bal peteği
şeklinde kistik görünümler ortaya çıkar. Birçok olguda tedaviyle bu
oluşumlar gelişmez.
KLİNİK BULGULAR:
Abse pnömoni belirtileriyle başlar.Titreme ile ateş yükselmesi,
halsizlik olur. Sonra öksürük ve giderek artan balgam çıkarma eklenir.Anaeroblara
bağlı abselerde balgam kötü kokulu olur.Bazen absenin bronşa açılmasıyla
kusma şeklinde bol balgam çıkarma olabilir. Balgamda çizgi şeklinde
kandan, ağır öldürücü kanamalara ulaşabilen hemoptizi bulunabilir.Yan
ağrısı olabilir.S. aureus, gram(-) basil ve amip abseleri hızlı ve ciddi
seyir gösterir.
Fizik bulgular, erken evrede pnömoni bulgularıdır. Geç evrede amforik
veya kavernöz solunum, plörezi bulguları, geniş abselerde matite alınır.
Solunum sesleri hafiflemiştir. Kronik abselerde çomak parmak görülür.
LABORATUAR BULGULARI:
Hastalığın erken evrelerinde lökositoz vardır. Sedimentasyon hızı
artmıştır.İnfeksiyonun toksik etkisiyle hipokromik anemi görülebilir.
Balgamda bakteriyolojik incelemeler, mikobakteri, patojen mantarlar,
parazitler yönünden incelemeler ve sitolojik incelemeler, rutin aerob ve
anaerob kültürler yapılır.Transtrakeal aspirasyon biyopsisi veya
fiberoptik bronkoskopi ile alınan örnekler anaerob kültür için daha
uygundur. S. Aureus, gram (-) basil ve anaerob infeksiyonlarda kan
kültürü yararlıdır.Plevral sıvıda aerob ve anaerob kültür özellikle
ampiyemde tedaviye başlamadan önce yararlıdır.
TANI:
PA-Yan Akciğer Filmi: Akciğer absesi, akciğer filminde hava-sıvı düzeyi
gösteren kavite görünümü ile tanınır.Başlangıçta bir veya birkaç akciğer
segmentini tutan homojen, düzensiz sınırlı pnömonik gölge
görülebilir.Hava-sıvı düzeyinin görülebilmesi için absenin bronşa drene
olması gerekir.
Bir çok olguda absenin primer nedenini radyolojik olarak saptamak olası
değildir.Yabancı cisim aspirasyonu varsa madeni olanlar radyolojik
olarak görülür,organik olanları görmek olanaksızdır
Bilgisayarlı Tomografi: Absenin büyüklüğü ve lokalizasyonu hakkında daha
iyi bilgi verir.
Bronkoskopi: Bronkoskopi, antibiyotik tedavisine yanıt alınamayan,
atipik klinik bulgu gösteren, malign kavite, obstrüktif tümör ve yabancı
cisim aspirasyonu olan abseli olgularda rutin olarak uygulanır.
Diyagnostik Torakotomi: Wegener granülomatozu, diğer vaskülitler ve
malignitelerde, diğer yöntemlerle tanı konamayan olgularda biyopsi ve
eksizyon için cerrahi tetkik endikedir.

TEDAVİ:
Absenin tedavisi etyolojik nedene yönelik olmalıdır.
Antibiyotik tedavisi: Kültür antibiyogram sonucuna göre antibiyotik
verilmelidir.
Penisilin 10-20 milyon ünite/gün klinik düzelme sağlanıncaya dek
verilir.Sonra im. yada po. Penisilin G, penisilin V, ampisilin,
amoksilin 4x500-750 mg verilir.
Klindamisin 4x600 mg iv. olarak;
• Penisiline dirençli anaerob olgularda,
• Penisilin kontrendikasyonu olan, ciddi ve hızlı seyirli olgularda
verilir.
• Ateş düşüp klinik düzelme sağlandıktan sonra 4x300 mg’a düşülür.
Metranidazol anaeroblarda erken etkili olup mikst anaerob ve aerob
infeksiyonlarda, ciddi seyirli ve klindamisine yanıt alınamayan
olgularda kullanılır.
Sefalosporinler penisiline eşdeğer etkilidir. 4x1gr. İv. verilir.
S.aureus abselerinde nafcillin, oxacillin, özellikle meticillin gibi
penisilinaz enzimine dirençli penisilinler veya birinci jenerasyon
sefalosporinler kullanılır. Sefalosporinlere direnç kazanan, ağır
S.aureus infeksiyonlarında vankomisin 4x500mg. veya devamlı infüzyonla
1-2 gr. verilir.
A grubu beta-hemalitik streptekok infeksiyonlarında penisilin G tercih
edilir.
• Ekspektoran,mukolitik balgam çıkarmayı kolaylaştırmak için kullanılır.
• Solunumsal, kardiyak, renal, fonksiyonlar dikkatle izlenmeli ve
destekleyici tedavi verilmelidir.
• Tedavinin 3-7. günleri arasında ateş düşmeye başlar, 14. günde
kaybolur.
• Balgamda pis koku 3-10 günde azalır.
• Radyografik bulgular 2-3 haftada düzelir.
• Tedavi 6 hafta veya akciğer filminde lezyon düzelinceye kadar
sürdürülmelidir.
• Tekrarlamayı önlemek için 2-4 ay veya daha uzun koruyucu tedavi
verilir.
Cerrahi tedavi:
• Tıbbi tedaviye yanıt yoksa,
• Kontrol edilemeyen veya hayati tehlike oluşturan hemoptizi,
• Bronkojenik karsinoma,
• Ampiyem, bronkoplöral fistül, bronşektazi, fibrozis, hava kistleri
gibi komplikasyonlar varlığında uygulanır.
KOMPLİKASYONLAR:
Erken:
1 -Bronş yoluyla diğer akciğer alanlarına ve kan yoluyla diğer organlara
yayılması.
2-Ampiyem
3-Bronkoplöral fistül
Geç:
1-Bronşektazi
2-Bül, bleb, fibrozis
3-Amiloidozis,malnütrisyon, kaşeksi, anemi, su ve elektrolit dengesinin
bozulması.
PROGNOZ:
Kötü prognoz kriterleri:
1-6 cm’den büyük kavite
2-6 haftadan uzun süren semptomlar
3-Nekrotizan pnömoni
4-Yaşlı, düşkün ve immunolojik yetersizliği olan olgular
5-Bronşiyal obstrüksiyona bağlı abseler
6-S. aureus ve gram(-) basillerin oluşturduğu abseler
KORUNMA:
1-Aspirasyon oluşmasının önlenmesi
2-Periodontal hastalıkların uygun tedavisi
3-Tekrarları önlemek için antibiyotiklerin yeterli süre kullanılması.
|
> Anahtar Kelimeler:
Akciğer Absesi Nedir,
Etyolojisi Nedir,
En Fazla Etken Olan
Mikroorganizmalar Nedir,
Anaerob Olanlar Nedir,
Aerob Olanlar
Nedir,
Patogenez Nedir,
Patoloji Nedir,
Klinik Bulgular Nedir,
Laboratuar Bulguları Nedir,
Tanı Nasıldır,
Diyagnostik
Torakotomi Nedir,
Tedavi Nasıldır,
Komplikasyonlar Nedir,
Erken
Geç Nedir,
Prognoz Nedir,
Kötü Prognoz Kriterleri Nedir,
Korunma
Nasıldır... |
|