|
ALEXANDER VON HUMBOLDT
(1769 - 1859)

Julius Schrader tarafından 1859 yılında yapılan
Alexander von
Humboldt'un bir resmi.
Arka planda Chimborazo Dağı görülmektedir.
Friedrich Wilhelm Heinrich Alexander Freiherr von Humboldt, (14 Eylül
1769, Berlin – 6 Mayıs 1859, Berlin) Prusyalı doğa bilimci ve kâşif.
Prusyalı bakan, filozof ve dilbilimci Wilhelm von Humboldt'un küçük
kardeşi. Humboldt'un botanik coğrafya üzerine yaptığı çalışmalar
biyocoğrafya dalının temelini oluşturmuştur.
1799 ile 1804 yılları arasında Güney ve Orta Amerika'ya giden von
Humboldt, keşif gezileri sonucunda kıtayı bilimsel açıdan betimleyen ilk
bilimadamı olmuştur. 21 yıl boyunca yaptığı gezilerde karşılaştıklarını
devasa bir eserde toplamıştır. Atlantik Okyanusu'nun iki kıyısında yer
alan kara parçalarının (özellikle Güney Amerika ve Afrika'nın) bir
zamanlar birleşik olduğunu ilk öne süren Humboldt olmuştur. Hayatının
son dönemlerinde yazdığı Kosmos adlı eserinde dünya üzerine bilgi
toplayan çeşitli bilim dallarını birleştirmeye çalışmıştır. Humboldt
aralarında Joseph-Louis Gay-Lussac, Justus von Liebig, Louis Agassiz ve
Matthew Fontaine Maury'nin bulunduğu birçok bilimadamıyla çalışmış ve
çalışmaları desteklemiştir.
Gençliği ve eğitimi
Von Humboldt'un Prusya ordusunda binbaşı olan babası Pomeranya'nın önde
gelen ailelerinden birine mensuptu ve Yedi Yıl Savaşları'ndaki
hizmetleri karşılığında kraliyet nazırlığı göreviyle ödüllendirilmişti.
Baron von Hollwede'nin dul eşi Maria Elizabeth von Colomb ile 1766
yılında evlendikten sonra iki oğlu olmuştu. Bunlardan küçük olanı
Alexander'dır.
Alexander von Humboldt'un çocukluğu ne sağlık ne de zekâ açısından pek
ümit verici geçmemiştir. Yine de kısa sürede kendine özgü özellikleri
ortaya çıkmıştır. Bitkileri, kabuklu hayvanların kabuklarını ve
böcekleri toplayıp etiketlendirdiği için "küçük eczacı" diye
adlandırılmıştır. 1779 yılında babasının beklenmeyen ölümü sonrasında
annesinin verdiği yerinde kararlarla eğitimini sürdürmüştür. Politik
kariyer için altı ay Frankfurt Üniversitesi'nde finans okudu ve bir yıl
sonra 25 Nisan 1789'da Christian Gottlob Heine ve Johann Friedrich
Blumenbach'ın verdiği derslerle ünlenen Göttingen Üniversitesi'ne
kaydoldu. Çeşitli alanlara duyduğu ilgi ve yeteneği öylesine gelişmişti
ki, 1789 yılında bir tatil esnasında Ren Nehri'ne yaptığı bir geziden
sonra "Mineralogische Beobachtungen über einige Basalte am Rhein" (Ren
Nehri'ndeki bazı Bazalt kayalar üzerine mineralojik gözlemler) (Brunswick,
1790) adlı eseri yazdı.
Yolculuklara olan tutkusu, Kaptan James Cook’un ikinci yolculuğunda
yanında bulunan, Heyne’in damadı Georg Foster ile Göttingen’de kurduğu
arkadaşlıkla iyice pekişti. Artık çalışmaları ve nadir olarak birarada
görülen kişisel yetenekleri olağanüstü bir anlayış ile kendisini
bilimsel kâşif olarak hazırlama amacına yönelmişti. Bu düşünceyle
Hamburg’ta ticaret ve yabancı diller, Freiberg’te Abraham Gottlob Werner
ile coğrafya, Jena’da Justus Christian Loder ile anatomi, Franz Xaver
von Zach ve Johann Gottfried Koehler ile astronomi ve bilimsel aletlerin
kullanımı konularında eğitimini sürdürdü. Freiberg madenlerindeki bitki
örtüsü üzerine yaptığı çalışmalar sonucunda 1793 yılında "Florae
Fribergensis Specimen" (Fribergen Florasından Örnekler) adlı eserini
yayımladı. Luigi Galvani tarafından yeni keşfedilmiş olan kasların
tepkiselliği fenomeni üzerine yaptığı uzun süreli deneyler sonucunda
1797 yılında Berlin’de "Versuche über die gereizte Muskel- und
Nervenfaser" (Kas ve sinir lifleri tepkiselliği üzerine çalışmalar) adlı
çalışmasını yayımladı.

Humboldt’un Friedrich Georg Weitsch tarafından 1806 yılında yapılan bir
portresi.
Avrupa’daki yolculukları ve çalışmaları
1794 yılında ünlü Weimar arkadaş grubuna katıldı ve Haziran 1795’te
Friedrich Schiller’in Die Horen isimli yeni dergisine Die Lebenskraft,
oder der rhodische Genius adlı felsefi bir alegori yazdı. 1790 yazında
Georg Foster ile birlikte kısa süreliğine İngiltere’ye gitti. 1792 ve
1797 yıllarında Viyana’da bulundu. 1795'te İsviçre ve İtalya’da jeoloji
ve botanik ile ilgilendiği bir gezi yaptı. Bu sıralarda, 29 Şubat
1792’de Berlin’de maden vergi tayin memuru olarak resmî bir göreve
atandı. Devlet için çalıştığı bu görevi yalnızca bilime hizmet etmek
için bir çıraklık dönemi gibi görmüş olsa da, sorumluluklarını öyle
çarpıcı bir yetenekle yerine getirdi ki kısa sürede bölümünün başına
geçmekle kalmayıp önemli diplomatik görevler de üstlendi. 19 Kasım
1796’da annesinin ölümü dehasının peşinden gidebilmesinin önünü açtı.
Resmî görevlerinden uzaklaşarak, çok uzun zamandır içinde olan uzak
diyarlara gitme hülyasını gerçekleştirmek için bir fırsat çıkmasını
beklemeye başladı.
Güney Amerika Seferi
Katılması için resmî olarak davet edildiği Nicolas Baudin’in dünya
yolculuğunun ertelenmesi üzerine, Mısır’da bulunan Napolyon Bonapart’a
katılmak için, ertelenen seferin botanikçisi Aimé Bonpland ile birlikte
Paris'ten ayrılıp Marsilya’ya gider. Mısır’a ulaşmak için çabalarken
yolları Madrid’e düşer ve beklenmedik bir şekilde, bakan Don Mariano
Luis de Urquijo’nun himayesiyle keşif için İspanyol Amerika’sına gitmeye
karar verirler.
Önemli tavsiye mektuplarıyla birlikte 5 Haziran 1799’da A Coruña’dan
PizarroTeide’ye tırmanmak için altı gün boyunca Tenerif’te durakladıktan
sonra 16 Temmuz’da Venezuela’da Cumaná’da Güney Amerika’ya ayak
basarlar. Caripe’deki misyoner merkezini ziyaret eden Humboldt burada
bulduğu guácharo kuşunu steatornis caripensis adıyla bilim dünyasına
tanıtacaktır. Cumaná’dan dönen Humboldt 11 Kasım’ı 12 Kasım’a bağlayan
gece dikkat çekici bir meteor yağmuru gözlemler. Bu, günümüzde Leonidler
diye bildiğimiz meteor yağmurudur. Bonpland ile birlikte Caracas’a giden
Humboldt, 1800 yılının Şubat ayında Orinoco Nehri’nin izlediği yolu
keşfetmek için kıyıdan uzaklaşır. Dört ay süren ve 2.775 km. boyunca
vahşi ve ıssız arazide geçen bu yolculuk sonucunda Orinoco ile Amazon
nehirleri arasında bağlantı sağlayan Casiquiare Kanalı’nın varlığı
kanıtlanmış ve bağlantının tam yerinin saptanması da sağlanmıştır. 19
Mart 1800elektrikli yılan balıkları nedeniyle bolca elektrik şokuna
maruz kaldılar. gemisiyle denize açılırlar.
24 Kasım’da Küba’ya geçen iki arkadaş birkaç ay burada kaldıktan sonra
Kolombiya’daki Cartagena’ya çıkarak anakaraya geri dönerler. Suları
kabarmış olan Magdalena Nehri boyunca ilerleyip, Cordillera Real
Dağları’nın donmuş sırtlarından geçen zorlu bir yolculuktan sonra 6 Ocak
1802’de Quito’ya varırlar. Burada kaldıkları sürede hem Pichincha
Dağı’na hem de Chimborazo Dağı’na tırmanırlar. Bu tırmanışla Humboldt ve
ekibi zamanın dünya rekoru sayılabilecek olan 5.878 m.lik yüksekliğe
ulaşmıştır. Yol üzerinde Amazon’un kaynaklarını araştırdıktan sonra
Peru’da Lima’ya ulaşınca sefer sona erer. Humboldt, Callao’da 9 Kasım’da
Merkür’ün Güneş önünden geçişini gözlemler. Aynı zamanda guano’nun gübre
özelliklerini inceler. Guano’nun Avrupa’ya girişi Humboldt’un yazıları
neticesinde olmuştur. Fırtınalı bir deniz yolculuğundan sonra Meksika’ya
gelirler. Burada yaklaşık bir yıl kaldıktan sonra kısa süreliğine
Amerika Birleşik Devletleri’ne uğrar ve Delaware Nehri’nin ağzından
Avrupa’ya yelken açarlar. Bu yolculuğun sonunda 3 Ağustos 1804 günü
Fransa’nın Bordeaux şehrine çıkarak Avrupa’ya geri dönerler.
Güney Amerika Seferi’nde başardıkları

1815 yılında kendi yaptığı portresi
Bu unutulmaz sefer sonucunda Humboldt fiziki coğrafya ile meteorolojinin
temelini ana hatlarıyla kurmuştur. 1817 yılında çizdiği eşsıcaklık
eğrileri ile değişik ülkelerin iklimsel koşullarını kıyaslamayı önerdi
ve yöntemlerini ortaya koydu. İlk olarak deniz yüzeyinden yükseldikçe
ortalama sıcaklıkların düşüş hızını inceleyerek tropik fırtınaların
kaynağını açıkladı. Bu çalışmalar, yüksek enlemlerde karşılaşılan
atmosferik karışıklıkları açıklayan karmaşık yasaların bulunmasına
ilişkin ilk ipuçlarını oluşturmuştur. Bitkilerin coğrafyası üzerine olan
denemesi ise organik yaşamın dağılımını, değişen fiziki koşullardan
etkilenmesine bağlamak gibi yeni bir düşünce üzerine oturtulmuştu.
Kutuplardan ekvatora doğru gittikçe Dünya’nın manyetik alan yoğunluğunun
azaldığını bulan Humboldt, bu buluşunu 7 Aralık1804'te Paris
Enstitüsü’nde kendi okuduğu bir bildiriyle sunar. Başkaları tarafından
da yapıldığına dair iddiaların hızla ortaya çıkması bu buluşun önemini
ortaya koymaktadır. Jeolojiye olan katkıları, Yeni Dünya’nın volkanları
üzerine yaptığı dikkatli çalışmalardan oluşmaktadır. Bu volkanların
doğal olarak bir hat boyunca oluştuğunu ve büyük olasılıkla da geniş
yeraltı çatlaklarının üzerinde yer aldıklarını gösterdi. Daha önceden
tortul olduğu düşünülen kayaçların magmatik olduğunu göstererek hatalı
görüşlerin ortaya çıkartılmasına büyük katkılarda bulundu.
Avrupa’dan uzak kaldığı süre boyunca topladığı, ansiklopedik ölçüdeki
bilimsel, politik ve arkeolojik bilgi bütününün uygun şekle sokularak
yayımlanması artık Humboldt’un en büyük isteği hâline gelmişti. Manyetik
sapma yasasını incelemek amacıyla Joseph Louis Gay-Lussac ile İtalya’ya
yaptığı kısa gezinin ardından doğduğu şehirde iki buçuk yıl kalan
Humboldt 1808 ilkbaharında büyük eserini basabilmek için gerekli olan
bilimsel işbirliğini sağlayabilmek üzere Paris’e yerleşti. Başlangıçta
yalnızca iki yıl süreceğini umduğu bu devasa iş Humboldt’un yirmi bir
yılını aldı ve yine de tamamlanamadı. Paris’te bulunduğu ilk yıllarda
önceleri rakibi ama artık arkadaşı olan Joseph-Louis Gay-Lussac ile hem
kaldığı hem de çalıştığı yeri paylaştı, gaz analizleri ve atmosferin
yapısı üzerine onunla birlikte çalıştı.
Humboldt takdir görüyor
Humboldt artık, Napolyon Bonapart'tan sonra Avrupa'daki en ünlü kişiydi.
Her yerde alkışlarla karşılanıyordu. Hem yerli hem de yabancı
akademiler, Humboldt'u üyeleri arasına katabilmek için yarışıyordu.
Prusya Kralı III. Friedrich Wilhelm, Humboldt'u saray nazırı ilan etmiş,
herhangi bir görev beklemeden daha sonra ikiye katlanacak olan 2.500
talerlik bir maaş bağlamıştı. Humboldt, 1810 yılında Prusya eğitim
bakanlığı görevini reddetti. 1814 yılında müttefik hükümdarlara
Londra'da eşlik etti. 1818 yılında Prusya Kralı'nın emriyle Aachen
Kongresi'ne katıldı. 1822 sonbaharında yine aynı kralla birlikte Verona
Kongresi'ne katıldı, buradan kraliyet maiyetinde önce Roma'ya sonra
Napoli'ye geçti ve 1823 sonbaharında Paris'e döndü.

Humboldt'u gösteren 1964 yılına ait Beş marklık Doğu Alman banknotu
Uzun süredir Fransa başkentine gerçek evi gözü ile bakıyordu. Orada
yalnızca bilimsel sempati ile karşılaşmamış, güçlü ve dinamik zekâsının
aradığı sosyal uyaranları da bulmuştu. Gerek balo salonlarının aslanı,
gerekse enstitü ve gözlemevinin bilgini olarak kendini doğal ortamında
hissediyordu. Kendi hükümdarı Berlin'de saraya davet ettiğinde bu
çağrıya derin bir hüsran duyarak karşılık verdi. Doğduğu şehrin
taşralılığı tiksindirici geliyordu. Her zaman, Spree Nehrinin
kıyılarında karşılaştığı dinden uzak bağnazlığa, kültürden yoksun
estetiğe ve anlayıştan uzak felsefeye karşı durdu. İki iyi niyetli
prensin samimi bağlılığı ve aralıksız yardımları minnettar kalmasını
sağladıysa da hoşnutsuzluğunu dindirmeye yetmedi. Önceleri yeni
ikâmetinin “belirsizlikle dolu atmosfer”inden kurtulmak için sık sık
Paris’e yolculuk yaptıysa da yıllar geçtikçe bu gezintiler Potsdam ile
Berlin arasında saray maiyetinin tekdüze “salınımları”na eşlik etmeye
dönüştü. 12 Mayıs 1827’de kalıcı olarak Prusya başkentine yerleşti ve
çalışmalarını Dünya’nın manyetizması üzerinde yoğunlaştırdı. Uzun yıllar
boyunca, uzak noktalarda aynı anda yapılacak gözlemlerle Dünya’nın
manyetik alanında karşılaşılan ve "manyetik fırtına" adını verdiği
karışıklıkların doğasını ortaya çıkarıp bunları yöneten yasaları bulmak
için çabaladı. 18 Eylül1828’de Berlin’de yapılan bir toplantı sonrasında
yeni kurulan bilimsel bir derneğin başkanlığına seçilmesi, dikkatli
kişisel gözlemleri ile birleşecek yoğun bir araştırma sistemi kurmasına
olanak sağladı. 1829 yılında Rusya hükümetinden istediği yardım
sonucunda kuzey Asya boyunca manyetik ve meteorolojik araştırma
istasyonları hattı kuruldu. "Royal Society"nin başkanı olan Sussex
Dükü’ne Nisan 1836'da yazdığı mektupla, Britanya İmparatorluğu’nun
topraklarında aynı işin yapılmasını sağladı. Dolayısıyla modern
uygarlığın en onurlu eserlerinden biri olan uluslararası bilimsel
işbirliği ilk olarak Humboldt sayesinde başarıyla organize edildi.
Rusya’da keşifler
1811’de Rus hükümeti ve 1818’de Prusya hükümeti tarafından Humboldt’a
Asya’da keşif gezisi projeleri önerildiyse de her seferinde istenmeyen
koşulların ortaya çıkması nedeniyle sonuçlanmadı. Humboldt ancak altmış
yaşına bastıktan sonra, gençliğinde olduğu gibi bilim adına yeniden
yolculuğa çıkabilecekti. 1829 yılının Mayıs ile Kasım ayları arasında
asistanları Gustav Rose ve C. G. Ehrenberg ile Rusya İmparatorluğu’nu
Neva’dan Yenisey’e kadar baştan başa geçerek yirmi beş hafta içinde
15.472 km katetti. Yolculuk Rus hükümetinin doğrudan himayesi altında
olmanın verdiği avantajlara sahip olsa da faydalı olabilmek için
yeterince yavaş değildi. Bu yolculuğun en önemli başarıları, Orta Asya
platosunun yüksekliği hakkında o güne kadarki abartılı tahminleri
düzeltmek ve Ural’ların altın tortuları ile kaplı arazilerinde elmas
madenleri bulmak olmuştur.
Diplomat Humboldt
1830 ile 1848 yılları arasında von Humboldt, çok samimi olduğu Louis
Philippe’in nezdinde sıklıkla diplomatik görevlerde bulundu. Kardeşi
Wilhelm von Humboldt 8 Nisan 1836’da Alexander'ın kollarında öldü.
Alexander, yaşamının geri kalanını üzüntüye boğan bu ölümle "diğer
yarısını" kaybettiğini söylemiştir.
IV. Friedrich Wilhelm’in Haziran 1840’ta tahta çıkmasıyla Humboldt’un
saray nezdindeki desteği arttı. Ancak, yeni kralın von Humboldt ile
birlikte olmaktan duyduğu mutluluk nedeniyle, uyku dışında yazılarına
ayırmak için yalnızca birkaç saati kalıyordu.
Kosmos
Hayatının projesini yetmiş altıncı yaşına kadar erteleyip sonra da
başarıyla gerçekleştirmek pek sık rastlanan bir durum değildir.
Humboldt’un şaheseri sayılabilecek olan Kosmos ‘un ilk iki cildi 1845 -
1847 yılları arasında yazıldı ve yayımlandı. Genelleştirmeyi detaylarla
destekleyen ve detayları genelleştirmeyle değerlendiren, grafiksel
tanımlamanın ötesinde fiziksel dünyayı yaratıcı bir kavram olarak
iletebilecek bir çalışmanın fikri yarım yüzyıldan uzun süredir zihnini
rahatsız ediyordu. Bu fikir ilk olarak 1827 – 1828 kışında Berlin
Üniversitesi’nde verdiği bir dizi konferansta şekillenmişti. Daha
sonraları biyografisini yazan yazarın ifade ettiği gibi bu konferanslar
“"muhteşem Kosmos freskosunun karikatürü"” idi. Bu dikkat çekici çalışma
için kısaca doğanın karmaşıklığı içinde ortaya çıkan birliğin
betimlenmesi denebilir. Bu çalışmada 18. yüzyılın geniş ve belirsiz
idealleri 19. yüzyılın kesin bilimsel gereklilikleriyle birleştirilmeye
uğraşılmıştır. Kaçınılmaz eksikliklerine rağmen bu girişim büyük oranda
başarılı olmuştur.
Anlatım tarzının kendine özgü ağırlığı ve zahmetli pitoresk söylem,
genel okuyucuya çekici gelmekten çok görkemli gelmektedir. Ancak bu
yapıtın asıl üstünlüğü ve ebedi değeri, büyük bir adamın zihninin sadık
bir yansıması olmasındadır. Evrenin portresini çizmeye kalkışan
Alexander von Humboldt için, çok yönlü zekâsını gösterecek bundan daha
iyi bir methiye yazılamazdı.
Hayatının son on yılını eserini tamamlamaya ayırdı ve üçüncü ile
dördüncü ciltler 1850 ve 1858’de yayımlandı. Beşinci cildin bir bölümü
ölümünden sonra 1862’de yayımlandı. Bu ciltlerde, ilk ciltte yaptığı
geniş incelemenin içerdiği bilim dalları üzerine detayları tamamlamaya
çalıştı. Çabalarının çoğu, başkaları ile birlikte çalışmaktan kendine
yarar sağlayabilmesi ve farklı düşünceleri bir potada eritebilmesi
sayesinde başarılı oldu.
Hastalığı ve ölümü
24 Şubat 1857’de Humboldt görülen semptomları olmayan ikinci derece bir
apoplektik felç geçirdi. 1858-1859 kışına doğru kuvvetten düşen Humboldt
ilkbaharda 6 Mayıs’ta seksen dokuz yaşında sessizce öldü. Hayatı boyunca
gördüğü itibarı öldükten sonra da görmeye devam etti. Naaşı Tegel’de
aile mezarlığına gömülmeden önce devlet töreniyle Berlin sokaklarından
geçirildi ve katedral girişinde naip prens tarafından karşılandı.
Doğumunun yüzüncü yılı hem Eski hem de Yeni Dünya’da 14 Eylül 1869’da
büyük ilgiyle kutlandı. Adına sayısız anıt dikildi, ününe ve
tanınmışlığına tanıklık edecek şekilde yeni keşfedilen bölgelere adı
verildi.
Özel yaşamı
Özel mektuplarını yok ettiği için Humboldt'un özel yaşamının büyük
bölümü gizemini sürdürmektedir. Magnus Hirschfeld ile çalışan cinsiyet
araştırmacısı Paul Näcke, 1908 yılında, Humboldt’un Berlin’deki eşcinsel
altkültürün etkinliklerine katıldığını hatırlayan kişilerin anılarını
derledi. [1] Yaşamı boyunca erkeklerle güçlü duygusal bağlar kuran
Humboldt hiç evlenmemiş ve kadınlarla herhangi bir duygusal bağ da
kurmamıştır. Kardeşinin ailesine ise büyük bir bağlılık duymaktaydı. Son
yıllarında ise eski ve sadık bir hizmetlisi ile evlilikten öte bir
ilişki içindeydi. Bazılarının zayıflık diye adlandırdıkları büyük bir
cömertlikle ölümünden dört yıl önce tüm mal varlığını Seifert adındaki
bu adama bağışlamıştır.
İç yaşamına ilişkin ipuçlarını dehasının dayattığı ve sürekli kendinden
söz ederek ortaya çıkan egoizminde görebiliriz. Bağlılıkları, bir kere
kurulduktan sonra samimi ve uzun solukluydu. Sayısız arkadaşı vardı ve
hiçbiriyle de ilişkisini sona erdirmedi. Hayatı boyunca yardımseverdi.
Galiçya ve Franconia’daki madencilerin koşullarının iyileştirilmesi
konusundaki gayreti, köleliğe karşı duyduğu tiksinti, genç bilim
adamlarını himayesi altına alma gibi özellikleri karakterinin temelini
gözler önüne serer.
İlerleyen yaşının kusurlarının uygunsuz bir şekilde öne çıkarılması,
Varnhagen von Ense ile olan yazışmalarının düşüncesizce yayımlanmasından
kaynaklanmıştır. Bu kusurların başında, dalkavukluğa varacak kadar aşırı
kibar konuşmasına rağmen özel yazışmalarında oldukça alycı ve iğneleyici
olması gelir. Her zaman göze çarpan kibri, mizah duygusuyla dengeleniyor
ve iyi niyetle açıkça söylendiğinden sempati yaratıyordu. Yine de her
açıdan değerlendirildiğinde Humboldt ülkesinin bilimsel yanını temsil
etmek üzere Goethe’nin yanında yer alabilecek kadar muazzam bir kişilik
olarak karşımıza çıkar.
Humboldt’un onuruna adı verilenler
Humboldt’un adı verilen türler
Keşif gezilerinin sonucu olarak Humboldt, o zamana kadar Avrupa’da
bilinmeyen birçok coğrafi oluşumu ve canlı türlerini tanımlamıştır. Onun
adı verilen türler arasında şunlar sayılabilir:
Spheniscus humboldti — Humboldt pengueni
Lilium humboldtii — Humboldt zambağı
Phragmipedium humboldtii — Bir orkide
Quercus humboldtii — Güney Amerika meşesi
Conepatus humboldtii — Humboldt'un domuz burunlu kokarcası
Annona humboldtii — Neotropik ağaç ya da çalı
Annona humboldtiana — Neotropik ağaç ya da çalı
Utricularia humboldtii — "Bladderwort"
Geranium humboldtii — Bir sardunya türü
Salix humboldtiana — Güney Amerika söğüdü
Adı verilen coğrafi oluşumlar:
Humboldt Körfezi – Kuzey Kaliforniya’da bir körfez
Humboldt Akıntısı – Güney Amerika’nın batı kıyısı açıklarındaki bir
akıntı
Humboldt Nehri
Doğu ve Batı Humboldt Sıradağları, Nevada
Humboldt Sıradağları (Asya)
Venezuela'nın Caripe’de bulunan ilk ithaf edilmiş ulusal anıtı
("Monumento Nacional Alejandro de Humboldt").
Humboldt’un adını taşıyan yerleşim birimleri ve yerler
Aşağıdaki yerleşim birimleri Humboldt’un adını taşımaktadır:
City of Humboldt, Tennessee, Amerika Birleşik Devletleri
Humboldt County, Kaliforniya, Amerika Birleşik Devletleri
Humboldt County, Nevada, Amerika Birleşik Devletleri
Humboldt County, Iowa, Amerika Birleşik Devletleri
Humboldt, Saskatchewan, Kanada
Şikago Humboldt Parkı, resmî topluluk alanı ve park, Şikago, Illinois,
Amerika Birleşik Devletleri
Mare Humboldtianum adlı ay denizi,
54 Alexandra asteroidi.
Humboldt Tropical Medicine Institute Cayetano Heredia Üniversitesi,
Lima, Peru,
Humboldt Devlet Üniversitesi Arcata, Kaliforniya. Amerika Birleşik
Devletleri
Berlin Humboldt Üniversitesi Berlin, Almanya ve birçok Alman okuluna
Alexander’ın kardeşi Wilhelm von Humboldt’un adı verilmiştir.
Alexander von Humboldt Vakfı
Ölümünden sonra arkadaşları ve yakın çalışma arkadaşları, Von
Humboldt’un genç bilim adamlarına karşı olan cömert yardımseverliğini
sürdürmek için Alexander von Humboldt Vakfı’nı kurdular. İlk bağış,
1920’lerin Alman hiper enflasyonunda ve II. Dünya Savaşı sonrasında
değerini kaybetse de, Alman hükümeti tarafından Vakıf yeniden ıslah
edilmiştir ve günümüzde yabancı araştırmacıları Almanya’ya çekmek ve
Alman araştırmacıların yurtdışında bir süre çalışmasını sağlamak
açısından önemli rol oynamaktadır.
İthaflar ve atıflar
Edgar Allan Poe son şaheseri “Eureka”yı von Humboldt’a ithaf etmiştir.
Humboldt'un “Kosmos” adlı eserindeki bilimleri birleştirme çabası
Poe’nun projesi için büyük ilham kaynağı olmuştur.
Charles Darwin, Amerika kıtasındaki bilimsel gezilerini anlattığı
“Voyage of the Beagle” adlı eserinde Humboldt’un çalışmalarına sık sık
atıfta bulunur.
Basılı eserler
Biyografiler ve diğer eserler
Humboldt’un iyi bir biyografisi Profesör Karl Bruhns tarafından
yazılmıştır (3 cilt, 8vo, Leipzig, 1872) ve 1873’te Misses Lasseil
tarafında İngilizce’ye çevrilmiştir.
Kariyeri hakkında kısa bilgiler A. Dove tarafından “Allgemeine Deutsche
Biographie“ de ve S. Gunther tarafından “Alexander von Humboldt“
(Berlin, 1900) adlı kitapta verilmektedir. “Le voyage aux régions
équinoxiales du Nouveau Continent, fait en 1799-1804, par Alexandre de
Humboldt et Aimé Bonpland“ (Paris, 1807, etc.), otuz folyo ve dört
ciltten ibarettir. Bu ciltlerin arasında önemli olarak şunlar
sayılabilir : “Vue des Cordillères et monuments des peuples indigènes de
l'Amérique“ (2 cilt. folio, 1810); “Examen critique de l'histoire de la
géographie du Nouveau Continent“ (1814-1834); “Atlas géographique et
physique du royaume de la Nouvelle Espagne“ (1811); “Essai politique sur
le royaume de la Nouvelle Espagne“ (1811); “Essai sur la géographie des
plantes“ (1805); ve “Relation historique“ (1814-1825), “Essai politique
sur l'île de Cuba“yı da içeren gezilerinin bitmemiş anlatısı.
Humboldt ve Bonpland tarafından toplanan 4500’den fazla türün
tanımlarını içeren “Nova genera et species plantarum” (7 cilt. folio,
1815?1825), Carl Sigismund KunthRecueil d'observations astronomiques“
(1808). Cuvier, Latreille, Valenciennes ve Gay-Lussac ile birlikte
çalışarak “Recueil d'observations de zoologie et d'anatomie comparée“
(1805-1833). Humboldt'un Ansichten der Natur (Stuttgart ve Tübingen,
1808) adlı kitabı yaşamı süresince üç kez basılmış ve hemen hemen her
Avrupa ülkesinin diline çevrilmiştir. Asya seferinin sonuçları
“Fragments de géologie et de climatologie asiatiques“ (2 cilt. 8vo,
1831), ve “Asie centrale“ (3 cilt. 8vo, 1843) olarak yayımlanmıştır.
Ayrıca bilimsel derneklerde sunduğu bildiriler ve bilim dergilerine
yazdığı yazılar çok olduğundan burada tek tek verilmemiştir. tarafından
derlenmiştir. J. Oltmanns'ın hazırlanmasına yardımcı olduğu “
Humboldt'un Amerikalı bilim adamları ve çevreciler üzerindeki etkileri
(Clarence King, Jeremiah N. Reynolds, George Wallace Melville, ve John
Muir) Aaron Sachs’ın The Humboldt Current: Nineteenth Century
Exploration and the Roots of American Environmentalism, adlı kitabında
incelenmektedir. (Viking, 2006).
Humboldt'un yazışmaları
Ölümünden itibaren Humboldt’un yazışmalarının önemli bölümü halka
açıldı. Hem zaman hem de önem açısından bunların başında “Briefe an
Varnhagen von Enze “ (Leipzig, 1860) gelir. Bunları “Briefwechsel mit
einem jungen Freunde” (Friedrich Althaus, Berlin, 1861); “Briefwechsel
mit Heinrich Berghaus” (~ cilt., Jena, 1863); “Correspondance
scientifique et littéraire” (2 cilt., Paris, 1865?1869); “Lettres à
Marc-Aug. Pictet,” “Le Globe” da yayımlandı, cilt vii. (Geneva, 1868);
“Briefe an Bunsen” (Leipzig, 1869); “Briefe zwischen Humboldt und Gauss”
(1877); “Briefe an seinen Bruder Wilhelm” (Stuttgart, 1880);
“Jugendbriefe an W. G. Wegener” (Leipzig, 1896); yazışmaları izledi.
Humboldt’un başlıca çalışmaları “sekiz” baskı olarak Tb. Morgand
tarafından Paris’te yayımlanmıştır (1864?1866). Ayrıca bakınız: Karl von
Baer, “Bulletin de l'acad. des sciences de St-Pétersbourg”, xvii. 529
(1859); R. Murchison, Proceedings, Geog. Society of London, vi. (1859);
L. Agassiz, American Jour. of Science, xxviii. 96 (1859); Proc. Roy.
Society, X. xxxix.; A. Quetelet, Annuaire de l'acad. des sciences
(Brussels, 1860), p. 97; J. Mädler, Geschichte der Himmelskunde, ii.
113; J.C.Houzeau, Bibl. astronomique, ii. 168. (A. M. C)
|
> Anahtar Kelimeler:
Friedrich Wilhelm Heinrich Alexander Freiherr von Humboldt
Hayatı,
Friedrich Wilhelm Heinrich Alexander Freiherr von
Humboldt Yaşamı,
Friedrich Wilhelm Heinrich Alexander Freiherr
von Humboldt Biyografisi,
Friedrich Wilhelm Heinrich Alexander
Freiherr von Humboldt Felsefesi Nedir,
Friedrich Wilhelm
Heinrich Alexander Freiherr von Humboldt Nerde Doğmuştur,
Friedrich Wilhelm Heinrich Alexander Freiherr von Humboldt Nerde
Ölmüştür,
Friedrich Wilhelm Heinrich Alexander Freiherr von
Humboldt Ne Zaman Doğmuştur,
Friedrich Wilhelm Heinrich
Alexander Freiherr von Humboldt Ne Zaman Ölmüştür,
Friedrich
Wilhelm Heinrich Alexander Freiherr von Humboldt Gençliği ve
Eğitimi Nasıldır,
Friedrich Wilhelm Heinrich Alexander Freiherr
von Humboldt Yolculukları ve Çalışmaları Nedir,
Friedrich
Wilhelm Heinrich Alexander Freiherr von Humboldt Başardıkları
Nedir,
Friedrich Wilhelm Heinrich Alexander Freiherr von
Humboldt Hastalığı ve Ölümü Nasıldır,
Friedrich Wilhelm Heinrich
Alexander Freiherr von Humboldt Özel Yaşamı Nasıldır,
Friedrich
Wilhelm Heinrich Alexander Freiherr von Humboldt İthaflar ve
Atıflar Nedir,
Friedrich Wilhelm Heinrich Alexander Freiherr von
Humboldt Basılı Eserleri Nelerdir,
Friedrich Wilhelm Heinrich
Alexander Freiherr von Humboldt Yazışmaları Nelerdir,
Friedrich
Wilhelm Heinrich Alexander Freiherr von Humboldt Aldığı Ödüller
Nelerdir,
Friedrich Wilhelm Heinrich Alexander Freiherr von
Humboldt Çalışmaları Nedir,
Friedrich Wilhelm Heinrich Alexander
Freiherr von Humboldt Bilimsel Eserleri Nelerdir,
Friedrich
Wilhelm Heinrich Alexander Freiherr von Humboldt Felsefesi
Nedir,
Friedrich Wilhelm Heinrich Alexander Freiherr von
Humboldt Eğitimi ve İlk Çalışmaları Nelerdir,
Friedrich Wilhelm
Heinrich Alexander Freiherr von Humboldt Ödülleri Nelerdir,
Friedrich Wilhelm Heinrich Alexander Freiherr von Humboldt
Alanları Nelerdir... |
|