|
ALKOLİZM NEDİR?

Alkolizm deyince bir çok insanın zihninde, parklarda ispirto şişesine
sarılıp sızan ağır alkol bağımlıları canlanır. Oysa alkolizm, bireyin
beden ve ruh sağlığını, aile, sosyal ve iş uyumunu bozacak derecede sık
ve fazla alkol alma ve alkol alma isteğini durduramama seklinde ortaya
çıkan bir bozukluktur.
Bazı kişilerde alkol kullanımı ileri boyutlarda problemlere yol açar.
Aşağıdakilerden en az üçü varsa alkol bağımlısı tanısı konur:
1. Niyetlendiğinden daha fazla miktar ve sürede alkol almak. Örneğin
kişi bir bardak içmek için başlar, ama bir şişe bitirmeden kalkamaz.
Çoğunlukla da ne kadar içtiğini hatırlayamaz.
2. Kişi bırakmayı istediği ya da defalarca bırakmayı denediği halde
yeniden içmeye başlar. Zaman zaman bir kaç gün ya da ay içmeyebilir.
Bunu 'istediği zaman bırakabildiğinin' kanıtı olarak göstermeye
çalışabilir.
3. İçkiye fazla vakit ayırır. Bazıları gün içinde kimseye fark
ettirmemeye çalışarak içebilir. Ama işi nedeniyle büyük çoğunluğu Akşam
saatlerinden sonra başlar ve çoğunlukla istem dışı olarak gündüze
sarkarlar. Bu genellikle, sabah uyanamamak ve dolayısıyla iş kaybına
uğramak anlamına gelir. Ayrıca erken kalkabilse bile , kişinin iş verimi
asla istediği düzeyde olmaz.
4. İçki içmeye fırsat bulamadığı sosyal faaliyetleri, hobileri, başka
zevk verici aktiviteleri azaltır ya da terk eder. Akşam saatlerini,
genellikle kendisi ile beraber içmek isteyen kişiler yönlendirmeye
başlar.
5. Alkole bağlı ya da alkolle artan fiziksel (karaciğer hastalığı,
yüksek tansiyon, gastrit , aşırı mide yanması vb), ya da psikolojik
(depresyon, anksiyete, uyku bozukluğu vb) problemler yaşamasına rağmen
içmeye devam eder.
6. Zamanla alkolün miktarı kendini tatmin etmeyeceği için ve aynı etkiyi
sağlayabilmek için, içtiği miktarı arttırır ya da başkaları için çok
sayılacak miktarlarda içtiği halde etkilenmez (bunu, yanlış olarak iyi
bir şeymiş gibi, alkole dayanıklı olduğunun kanıtı olarak öne sürer).
7. Alkol almadığı zaman titreme, terleme, çarpıntı,gibi şikayetler
yaşar. Yoğun bir şekilde konsantrasyon sorunu ve karar verme
mekanizmalarında problemler yaşamaya başlar. Bu durumda yapılacak tek
şeyin “yeniden alkol almak” olduğuna , bir müddet sonra kendilerini
inandırırlar. İlginç olanı bunu yaptıklarında çok kısa bir süre de olsa
bir an için kendilerini iyi hissettiklerini zannederler.
Ne kadar içki içmek normaldir?
Alkolikler genellikle "dibe vurmadan" yani her şeylerini kaybetmeden
alkolik olduklarını kabule yanaşmazlar, bu nedenle de tedaviye istekli
değillerdir. Ailelerinin alkolik hastayı koruyucu, kollayıcı tavrı onun
dibe vurmasını ya da dibe vurduğunu fark etmesini engeller. Başka bir
değişle, alkolik parasız kalır, annesi para verir, karakola düşer,
babası kurtarır, hasta olur, eşi hastaneye götürür. Alkolün olumsuz
sonuçlarıyla hasta değil ailesi hep yüz yüze gelir. O ise alkolün
verdiği sarhoşluğa sığınıp tüm sorunlarını inkar eder ya da hep
başkalarını suçlar. Alkol kullanımının normallik sınırlarının tanımında
bir standart içki birimi kullanılır. "Bir standart içki" ortalama 10
gram alkol içerir. Bunun içki olarak karşılığı, bir tek rakı, cin,
votka, viski ya da bir kadeh şarap, ya da bir küçük kutu biraya
eşdeğerdir. Bugün erkekler için haftada 21 standart içkinin, kadınlar
için ise 14 standart içkinin üzerine çıkılması tıbbi açıdan ciddi
tehlike olarak tanımlanmaktadır. Ayrıca miktar ne kadar olursa olsun
haftada en az iki günlük bir içki tatili de önerilmektedir. Yine bu
miktar içkinin altında içmenin de kişiye hiç bir zarar vermeyeceğini
sanmak yanlıştır.
Alkolizmin Tanımı ve Sebepleri
Alkolizm, bir kişinin devamlı ve kendisine zarar verecek ölçülerde
alkollü içecek almasıyla oluşur. Alkol, fiziksel ve psikolojik
zararlarının yanı sıra sosyal ve ekonomik açıdan da felaketler doğurur.
Alkolizm hastalığının en önemli belirtisi, kişinin sürekli ve çok
miktarda alkol alarak bunun sonucunda da davranış değişikliği
göstermesidir. Sonunda kişi kendisine hakim olamayacak kadar bağımlı
hale gelir ve kendini kaybetmeye başlar. Kişi artık alkolsüz
yaşayamayacak hale gelmiştir.
Genellikle alkolizmin tanımı tanımlayan kişiye göre değişir. En basit
anlamda ve en eski tanımı, kronik ve aşırı alkol alınmasıyla oluşan
hastalıktır. Bağımlılığın psikolojik tanımı, gittikçe artan dozlarda
alkol alma isteğidir. Ancak bu tanım da çok yeterli değildir, çünkü
alkolizm diğer bağımlılıklara pek benzememektedir. Afyon bağımlıları,
gittikçe artan dozlarda ve sonunda öldürücü miktarda madde ihtiyacı
duyarlar, ancak alkoliklerin ihtiyaç duyduğu alkol miktarı tek seferde
öldürücü olmamaktadır.
Alkolizmi tanımlamak için en belirgin sinyal kişinin davranış şeklidir.
Modern tıp; alkolizmi sebebi bilinmeyen, belirgin anatomik işaretleri
olmayan ve alkol bağımlılığıyla ortaya çıkan bir hastalık olarak
tanımlar. Ayrıca, hem psikolojik hem de fiziksel tıp, alkolizmin bir
başka hastalığın, çoğunlukla da psikolojik bir bozukluğun, semptomu
olabileceğini söylemektedirler. Bu anlamda, alkolizm, kronik, ilerleyen
bir hastalıktır ya da psikolojik veya fiziksel bir başka hastalığın
belirtisidir. Hastalığın özeliği alkol bağımlılığıdır ve her alkol
kullanımından sonra kişi kontrolünü kaybeder. Alkolizm hastası, fiziksel
ya da psikolojik sıkıntısını gidermek için alkol tüketir ve sonunda
alkollü içecek tüketimi hastanın fiziksel, zihinsel, sosyal ve ekonomik
hayatını engelleyecek boyutlara ulaşır. Bu noktada, hiç şüphesiz,
hastalığın en önemli ipucu kişinin alkol yüzünden hayatının
engellenmesidir.
Alkol aldıktan sonra hastanın kontrolünü kaybetmesi, içmeye başladıktan
sonra bırakamaması, alkoliğin içmeyi engelleyemediğini göstermektedir.
Bir alkolik içmeye başlar, çünkü kendini tutamaz. Alkoliklerin çoğunluğu
içtiği zaman kontrolünü kaybeder, ancak tüm hastalıklarda olduğu gibi
istisnalar vardır. Bazen bir alkolik, içmeden durabilir, kendi kendine
ve çevresine bağımlı olmadığını ispatlamaya çalışır. Bazen daha
kontrollü içebilir.
Alkolizmin bir başka tanımı da, kişinin iç dünyasıyla yada çevresiyle
ilgili zor durumlardan kurtulmak için edindiği alkol içme
bağımlılığıdır. Bu tanım, alkolizmin bir başka psikolojik ya da fiziksel
bozukluğun dışa vurumu olabileceği ihtimalini ortaya çıkarmaktadır. Kişi
alkol almayı öğrenip bu bağımlılığı edindikten sonra, alkolizm esas
hastalık haline gelip, alta yatan esas hastalığı yok etmekte ya da
üstünü örtmektedir.
Görüldüğü üzere, alkolizmin oldukça çok tanımı, türü ve sebebi
bulunmaktadır. Hekimler hastanın, hangi gruba dahil bir alkolik
olduğunu, onun alkol alma sıklığını ve miktarını, davranış biçimini,
alkolizminin ortaya çıkışını, gelişimini yaptıkları testlerle,
uyguladıkları anketlerle tespit etmekte ve buna uygun bir tedavi şekli
uygulamaktadırlar.

NEDEN İÇKİ İÇİLİR?
Yapılan araştırmalar insanların en çok zevk almak için alkol tükettiğini
göstermektedir. İçkili eğlence
yerlerinin çokluğu da bunun en önemli göstergesidir. Eğlence yerleri
dışında zevk ve eğlence için en çok yılbaşı, düğün, doğum günleri gibi
sosyal etkinliklerde insanlar aşırı miktarda alkol tüketmektedirler.
Sosyal içicilik denen bu tür alkol tüketimi bazı insanlar için
alkolizmin ilk basamağı olmaktadır.
Alkol tüketiminin bir diğer önemli sebebi ise duygu durumunu
düzeltmektir. İnsanlar genellikler kendilerini kötü hissetlerinde,
zorlandıkları ya da üzüldükleri dönemlerde alkole sığınarak bu kötü
duygu durumundan kurtulmaya çalışırlar. Sonuçta alkol hiçbir çözüm
getirmediği gibi daha kalıcı ve daha kötü durumlara yol açar.
Modern insanın en önemli sorunlarından biri olan stresle başa çıkmak
için alkol tüketimi de oldukça yüksek miktarlardadır. Günlük hayatın
getirdiği yoğunluk, karşılaşılan irili ufaklı problemler, yorgunluk,
maddi sıkıntılar strese sebep olmakta ve pek çok insan bundan kurtulmak
için içki içmeyi tercih etmektedir.
Alkolizme yakalanan kişiler sonunda bastıramadıkları bir alkol içme
arzusu duymaya başlarlar. Bu arzu alkol tüketiminin bir diğer önemli
sebebidir.
BİR ALKOLİĞİN ÖZELLİKLERİ
Şunu unutmamak gerekir ki, alkolizm davranışsal bir bozukluktur ve
sürekli ve artan miktarlarda alınan alkole bağlı problemlerin gelişmesi
anlamına gelir.
Bir alkolik, tüm kötü sonuçlarına rağmen sürekli alkol içmeye devam eder
ve bir süre sonra alkol alımını sınırlayamaz bir hale gelir. Alkolikler
genellikle, alkol içen kişilerle arkadaşlık eder, hatta eşlerini bile
onların arasından seçebilir. Alkolik bir insan, içmek için her zaman bir
sebep bulur. Bu mutluluk, mutsuzluk, gerginlik, üzüntü, neşesizlik
olabilir. Ayrıca, içmek için her zaman fırsat yaratırlar, maç, av,
parti, doğum günü, düğün, sünnet vb.
Alkolizmin ilerledikçe, alkolik kişilerin sorunları da artmaktadır.
Örneğin, yalnız içmeye başlarlar, çevrelerinden saklayarak gizli
içerler, şişeleri saklarlar. Bütün bu davranışların sebebi alkolik
olduklarını çevrelerinden saklama arzusu duymalarıdır. Gittikçe artan
bir suçluluk duygusu geliştiririler, bu suçluluk duygusu, pişmanlıkla
birleşir ve bu duyguları bastırmak için daha çok içmeye başlarlar. Hatta
sabah kalkar kalmaz içmeye başlarlar. Alkolizm bir kısır döngüye
dönüşür. Suçluluğa ve alkolün yaptığı tahribata bağlı olarak kişide
anksiyete ve depresyon başlar ve bu yüzden kişi daha çok alkol tüketir.
Alkol tüketimi arttıkça depresyon derinleşir, kişi uyuyamamaya ya da
sızmaya başlar, geceleri uyanır, depresif bir duygu durumu içine girer,
kendisini sürekli huzursuz ve sıkıntılı hisseder, panik nöbetleri
geçirir, göğüs ağrısı, çarpıntı ve nefes almada zorluk çeker.
ALKOLÜN VÜCUDA ETKİLERİ
Kısa bir süre içinde aşırı alkol almak genellikle “akşamdan kalma”
haliyle sonuçlanır. Bu durum 8-12 saat sürebilir. Akşamdan kalma olmanın
sebebi, alkol zehirlenmesidir. Aşırı alkol alınması karşısında vücut
zayıf düşer. Akşamdan kalma kişiler için halk arasında önerilen pek çok
şey vardır. Ama bunların hiç biri bu durumu geçirmekte etkili değildir.
Vücut zehirlenmiştir ve bunu düzeltmesi vakit alacaktır.
Alkol ve diğer uyuşturucu maddelerin birlikte alınması çok daha korkunç
sonuçlar doğurabilir. Kaza ölümlerin çoğu alkol ve uyuşturucuların
birlikte alınmasıyla ortaya çıkmaktadır. Alkol uyuşturucuların etkisini
çoğaltır.
Tedavi için alınan ilaçlarla birlikte alkol kullanmak da çok tehlikeli
olabilir.
Alkolün uzun süreli etkileri, aylarca veya yıllarca sürekli ve aşırı
miktarda alkol tüketimiyle ortaya çıkar. Kronik alkolizmin, fiziksel ve
psikolojik olumsuz etkileri çok fazladır, bunların çoğu da öldürücüdür.
Sürekli içki içen kişilerde çoğunlukla, kalp, böbrek, karaciğer
hastalıkları veya mide iltihabı, kanaması gibi rahatsızlıklar görülür.
Diğer ölümcül olmayan rahatsızlıklar ise, iştah kaybı, vitamin
yetersizliği, enfeksiyon, iktidarsızlık ve sindirim bozukluğudur. Alkol
tüketimi ne kadar artarsa ölümcül hastalık riski de o kadar artar.
Alkoliklerde genç ölüm oranı hiç de azımsanmayacak kadar yüksektir.
Alkoliklerin ölüm sebepleri genellikle, kalp, böbrek, karaciğer
hastalıkları, zatürree, kanser, alkol zehirlenmesi, kaza, cinayet ve
intihardır. Unutmayın asla, güvenli içki miktarı yoktur.
Dayanıklılık ve Bağımlılık
Sürekli içki içen kişiler bir süre sonra, alkolün kötü etkilerine karşı
daha dayanaklı bir hale gelirler. Bu etkiler başlamadan önce daha fazla
alkol alabilmeye başlarlar. Gittikçe artan miktarlarda alkol tüketimi
bazı alkoliklerde görünürde sarhoşluk yapmaz. Bu kişiler, hayatlarına,
çalışmaya devam ederler, fiziksel durumlarında, çok ciddi hasarlar
oluşmadıkça, dışarıdan fark edilen bir değişiklik olmaz. Çoğunlukla bu
kişiler bir başka sebepten hastaneye kaldırılırlar ve orada alkolün
vücutlarında yaptığı tahribat ortaya çıkar. Alkole psikolojik
bağımlılık, içkinin sürekli içilmesiyle oluşur. Ayrıca, bazı şartlarda
mutlaka içen insanlarda da oluşabilir. Bunlar bazı sosyal etkinlikler
olabilir. Bu şekildeki bağımlılık daha çok alkolün psikolojik
etkileriyle ilintilidir. Psikolojik olarak alkole bağımlı kişiler içki
içmedikleri zaman, endişeli ve panik içinde olurlar.
Fiziksel bağımlılık aşırı içenlerde oluşur. Vücutları, alkolün varlığına
alıştığı için, içmeyi durdurdukları anda fiziksel rahatsızlık duymaya
başlarlar. Bu rahatsızlıklar, gerginlik, uyku hali, terleme, titreme,
çarpıntı, iştahsızlık, aşırı durumlarda halüsinasyon olabilir.
ALKOLİZMİN FİZİKSEL ZARARLARI
Alkolizm genetik bir hastalık olmakla beraber pek çok vakada sürekli ve
çok fazla alkol tüketimi sonucunda da ortaya çıkmaktadır. Psikolojik ya
da toplumsal baskılar hastalığın ortaya çıkışında önemli bir etkendir.
Alkolizmin en önemli özelliği hastanın sürekli ve giderek artan
miktarlarda alkol tüketmesidir. Alkolizm, kişiye hem psikolojik hem de
fiziksel zarar vermektedir. Alkolün fiziksel etkileri en çok
kardiovaskular ( = kalp-damar sistemleri ) sistemde, sinir sisteminde ve
böbreklerde görülmektedir ve alkolizm tedavi edilmediği zaman bu
rahatsızlıklar ölümcül olabilmektedir.
Alkolizm Kaynaklı Fiziksel Bulgular
Arkus senilis: gözün kornea tabakasında yağ halkası
Acne rosecea : kırmızı burun
Palmar eritem: avuç içinde kırmızılık
Asteriksis: Elde flapping tremor (yüksek oranlı titreme)
Sigara yanıkları: parmak, göğüs vb.
Morartılar (düşme ve çarpmalara bağlı)
Hepatomegali (karaciğer büyümesi), karın ağrısı
Spider anjioma
Periferik nöropati (el ve ayaklarda his kusurları, uyuşma vb.)
Kan tetkiklerinde anormallikler: GGT, MCV, AST, ALT, ürik asit,
trigliseritler, üre yükselmesi.
Alkolizmin Kardiovaskular Sisteme Zararları
Alkolik olarak yaşamak çok zordur, vücut ıstırap içindedir. Alkolün
kalbe çok zararlı olduğu bilinmektedir, bir alkolik sadece kalp
hastalığına yakalanma riski altında değildir, alkol kalbe direk zarar da
verebilir. Çoğunlukla, alkolizm, lipid seviyesinin aşırı yükselmesiyle
oluşacak damar tıkanıklığı, kalp krizi ve erken ölümle sonuçlanır. Eğer
alkolizm tedavi edilmezse, hasta kalp hastalıkları yüzünden büyük bir
ihtimalle hayatını kaybedecektir.
Alkolizmin Sinir Sistemine Etkileri
Aşırı alkol kullananlarda, vücut vitaminsiz kalacak ve özellikle B
vitaminin eksikliğinden kaynaklanan hastalıklar başlayacaktır. Alkol tüm
zihin fonksiyonlarına zarar verecektir. Yapılan tüm beyin hücreleri
araştırmaları, alkoliklerin beyin hücrelerinin, normale oranla çok daha
hızlı bir şekilde yok olduğunu, hatta "hücre deposunun" zamanla tamamen
boşaldığını ortaya koymuştur. Bu durumda ne yazık ki, hastanın hemen
hemen tüm zihinsel faaliyetleri durmaktadır.
Alkolizmin Gastrointestinal (=Mide-Bağırsak) Sisteme Etkileri
Gastrointestinal sistem de alkolden fazlasıyla zarar gören organ
sistemlerinden biridir. Alkolizm sonucu, çok ileri düzeyde ülser (mide
kanaması ya da delinmesi), ölümcül pankreas problemleri (akut pankreas
vb.) ve pek çok başka hastalık ortaya çıkabilir. Ancak, tüm bunların
arasında alkolizm konusu geçince en çok dikkat edilmesi gereken organ
karaciğerdir. Alkolizm karaciğeri, çok sinsi ve tehlikeli bir hastalık
olan sirozla sarar. Sirozun ilk basamağı, karaciğer hücrelerinin
zedelenerek, yağ zerrecikleriyle dolmalarıdır. Karaciğer hücreleri
bozulup, yağla kaplandıkça karaciğer büyümeye başlar. Eğer, alkolizm
devam ederse, yaralar oluşmaya başlar. Yaralar gittikçe çoğalır ve
sonunda tedavi edilemez hale gelir. Siroz ilerledikçe, alkolik çok daha
ciddi sağlık problemleriyle karşılaşır. Bunlar çoğunlukla, kan
zehirlenmesi (amonyak ve bilirubin), iktidarsızlık, kanamalar,
bacakların ve bileklerin şişmesi, vücutta asit üretilmesi (içi sıvı dolu
bir göbek) olarak ortaya çıkmaktadır. Eğer erken teşhis yapılıp,
tedaviye başlanmazsa siroz öldürücü bir hastalıktır.
Erkekler geleneksel olarak kadınlardan daha fazla alkol
tüketmektedirler. Ancak, özellikle gelişmiş toplumlarda kadın ve
erkekler her alanda eşit düzeye geldikçe, alkoliklik konusundaki fark da
kapanmaktadır. Erkeklerde alkolizm daha erken başlar. Yaş sınırı
genellikle yirmi civarıdır. Alkolizm çok sinsi bir hastalıktır, yavaş
yavaş ilerler. Yirmili yaşlarında alkolizme yakalanan bir kişide, otuz
yaşından önce problemleri fark etmek zordur. Kadınlarda, alkolizm daha
geç ortaya çıkar ve daha yavaş ilerler. Alkolik kadınlarda depresyon
daha sık görülür.
Alkol Yoksunluğu Belirtileri
Otonomik hiperaktivite (terleme, nabız 100'ün üstünde)
Titreme
Uykusuzluk
Bulanti ve kusma
Geçici hayal görme ve illüzyonlar (alkolü bıraktıktan sonraki 1-2 gün
içinde görülür)
Psikomotor ajitasyon (karar verme mekanizması zorluğu)
Sağlıklı düşünme problemleri
Anksiyete (Korku ve titreme)
Grand mal konvülzyonlar (epileptik nöbetler-alkolü bıraktıktan sonra 2
gün içinde görülür)
Deliryum Tremens
Uzun süre fazla miktarda alkol alan kişilerde alkolü kestikten 2-3 gün
sonra ortaya çıkabilen, ölüm riski taşıyan bir tablodur. Bilinç ve
konsantrasyon bozukluğu, görsel halüsinasyonlar (gerçekte var olmayan
şeylerin görülmesi), bulunduğu zamanı ve yeri karıştırma ile kendini
belli eder, hızlı başlayıp dalgalı bir seyir gösterir.
Alkolizm deyince bir çok insanın zihninde, parklarda ispirto şişesine
sarılıp sızan ağır alkol bağımlıları canlanır.Oysa alkolizm, bireyin
beden ve ruh sağlığını, aile, sosyal ve iş uyumunu bozacak derecede sık
ve fazla alkol alma ve alkol alma isteğini durduramama seklinde ortaya
çıkan bir bozukluktur
TEST
ALKOLİK MİSİNİZ ?
Hastalıkların çoğunun teşhisi kolaylaştırabilecek belirtileri vardır.
Ancak alkolizm, belirtileri kişiden kişiye değişiklik gösterdiği için
kolay sınıflanamaz. Bu güçlükle başa çıkmak için Mayo Kliniği, Kendi
Kendine Uygulanabilen Alkolizm Testini geliştirmiştir. Bu test 37
sorudan oluşmaktadır. 1972'den beri uygulanan bu testin hastaneye
yatırılması gereken alkoliklerin %95'ini ortaya çıkardığı görülmüştür.
Bu test alkolikleri rencide etmek için değil, içki içmenin yol açtığı
davranış problemlerini, tıbbi belirtileri ve sonuçlan belirlemek için
hazırlanmıştır.
Aşağıda bu testten bazı soru örnekleri verilmiştir.
1-Ara sıra içki içermişiniz?
2-Kendinizi normal bir içki içici olarak mı görüyorsunuz(ortalamanın
üstünde içmemek)?
3-İçki içtiğiniz akşamın ertesinde, sabah uyandığınızda gecenin bir
bölümünü hatırlamadığınız oldu mu?
4-Yakınlarınız içki içmeniz konusunda şikayet eder veya kaygılanır mı?
5-Bir iki kadehten sonra içmeye son verebiliyor musunuz?
6-İçki içmek yüzünden kendinizi hiç suçlu hissettiniz mi?
7-Arkadaşlarınız ya da akrabalarınız sizin alkolü kararında kullanan
biri olduğunuzu mu düşünüyor?
8-İstediğinizde içmeyi bırakabilir misiniz?
9-İçkiliyken hiç kavgaya karıştınız mı ?
10- İçkiden sonra sabah kalkma sorunları yaşıyor musunuz ?
CEVAPLAR
Aşağıdaki yanıtlar alkolizm riski taşıdığınızı düşündürmektedir:
l-Evet 2-Hayır 3-Evet 4-Evet 5-Hayır 6-Evet 7-Hayır 8-Hayır 9-Evet
10-Evet
Koyu Kahve Ayılmayı Sağlar mı ?
Kahve, alkolün baskılayıcı etkisini ortadan kaldırabilecek, uyarıcı bir
madde olan kafein içerir. Eğer alkol nedeniyle zehirlenme veya diğer
fiziksel belirtiler ortaya çıkmışsa kafein uyuşukluk halini azaltıp,
ayılmakta yardımcı olabilir. Ancak kahve ne karaciğerin alkolü parçalama
hızını arttırabilir ne de kandaki alkol seviyesini düşürebilir. Kahvenin
yarattığı rahatlama kişinin ayıldığına inanmasına yol açar, gerçekte ise
bu bir yanılgıdır. Alkol hakkındaki bu tür iddiaların sonucu ortadadır:
alkole bağlı trafik kazaları nedeniyle ortaya çıkan binlerce ölü ve
yaralı.
|
> Anahtar Kelimeler:
Alkolizm Nedir,
Alkolik Misiniz,
Kimler Alkoliktir,
Ne Kadar
İçki İçmek Normaldir,
Alkolizmin Tanımı ve Sebepleri Nedir,
Neden İçki İçilir,
Bir Alkoliğin Özellikleri Nedir,
Alkolün
Vücuda Etkileri Nedir,
Dayanıklılık ve Bağımlılık Nedir,
Alkolizmin Fiziksel Zararları Nedir,
Alkolizm Kaynaklı Fiziksel
Bulgular Nedir,
Alkolizmin Kardiovaskular Sisteme Zararları
Nedir,
Alkolizmin Sinir Sistemine Etkileri Nedir,
Alkolizmin Gastrointestinal (=Mide-Bağırsak) Sisteme Etkileri Nedir,
Alkol
Yoksunluğu Belirtileri Nedir,
Deliryum Tremens Nedir,
Test
Alkolik Misiniz,
Koyu Kahve Ayılmayı Sağlar mı... |
|