|
BEBEKLİK DÖNEMİNDEKİ GELİŞİM

A) BEDENSEL GELİŞİM
Bebeklerin doğumdaki büyüklükleri ve doğumdan sonraki büyüme hızları,
onların genel gelişimleri hakkında bize bilgi verir. Ortalama olarak
erkek bebekler kızlara göre bütün beden oranları bakımından biraz daha
büyüktürler. Bebeğin beden oranlarında görülen değişmeler özellikle
birinci yılın ikinci yarısında hızlanır. Doğumdan itibaren
incelendiğinde başın en hızlı gelişen organ olduğu görülür. Örneğin,
doğumda başın bedene oranı 1/4 iken, bu oranın erişkinlikte 1/8’e
düştüğü görülür.
Doğumdan 1 yaşına kadar gövde en hızlı büyüyen alanı oluştururken,
bacaklardaki hızlı büyümenin 1 yaşla ergenlik arasında gerçekleştiği
görülür. Bedence büyümenin hızı, sosyo-ekonomik koşullarla ve
beslenmeyle yakından ilişkilidir. (Ortalama boy ve kilo artışı
çizelgeden izlenebilir.)
Doğumda ortalama ağırlık minimum 2268 gr., ortalama 3402 gr., maksimum
6350 gr.’dır.
İlk 3 ay içinde bebeklerin ortalama olarak haftada 170 gr. Almaları
beklenir. Bazı çocukların gelişmelerinde büyüme ritmi açısından
farklılaştıkları, beklenen ortalamanın altında bir gelişim seyri
izledikleri görülür. Başlangıçta küçük çocuk izlenimi veren bu bebekler
çocukluk döneminin herhangi bir evresinde hızlı bir büyüme grafiği
göstererek akranlarına yetişir.
İSKELET GELİŞİMİ
Yeni doğan 48-50 cm boyundadır. 1-3 yaş arasında boyda ortalama 20,5
cm., ağırlıkta 4,7 kg.’lık bir artış gözlenir. Bundan sonra büyüme
yavaşlar.
Yeni doğan iskelet yapısı önceleri yumuşak kıkırdaktan oluşmaktadır.
Zamanla kıkırdakta kalsiyum fosfat ve diğer minerallerin depolanmasıyla
kemik materyali haline dönüşür.
İskeletin görevi, hareketi dengeli hale getirmek, iç organları korumak
ve vücudu dik tutmaktır. Doğuşta bebekte 270 tane kemik vardır. Bunlar
incedir, bükülebilir ve birbirine gevşek bir biçimde bağlıdır.
Ergenlikte kemiklerin sayısı 350’ye çıkar. Erişkinlikte ise bazı
kemikler birleşir ve kemik sayısı 206’ya düşer.
KAS GELİŞİMİ
Yeni doğan kız olsun erkek olsun beden büyüklüğüyle orantılı olarak kas
liflerine sahiptir. Baş ve boyuna yakın olan kasların daha aşağıdaki kol
ve bacak kaslarına oranla daha önce geliştiği gözlenir. Erkek bebeklerin
kas doku oranı, kız bebeklerinkinden daha fazladır. Cinsiyet
farklılığından kaynaklanan bu üstünlüğü erkekler tüm yaşlarında
ellerinde bulundururlar.
TEMEL FİZYOLOJİK GEREKSİNMELER
a) Beslenme Gereksinimi: Açlık ve susuzluk gereksinmeleri önem
bakımından ayırt edilemez. Yeni doğanın günde 7-8 kez emzirilmesi
gerekmektedir. Bunu takip eden haftalarda 5-6’ya indiği görülür. Ama
alınan besin miktarında azalma olmaz.
Bu konuda Türk-İslam düşünür İbn-i Sina (980-1037) bundan yüzyıllarca
önce şu görüşleri ileri sürmüştür:
“Çocuğun emzirilmesi ve beslenmesine gelince mümkün olduğu kadar ana
sütüyle beslenmelidir. Çünkü ana sütü, çocuğun ana rahmindeyken aldığı
gıdaya en çok benzer olanıdır. Ve deneyle sabit olmuştur ki çocuğun
sancılarının giderilmesinde son derece faydalıdır.”
Bu tavsiye “Analar çocuklarını tam 2 yıl emzirsinler” diye Kuran-ı
Kerim’e de uygun düşmektedir.
b) Uyku Gereksinimi: İnsan yaşamının en az bilinen ve en gizemli aynı
belki de uykudur. Çocuğun temel fizyolojik gereksinmelerinin başında
gelen uyku, çocuğun etkin katkısı gerektirir.
Çocuğa gerekli uykunun süresi bazı öğelere bağlıdır. Bunlardan en
önemlisi çocuğun yaşıdır. Küçük çocukların uykuya daha çok gereksinimi
vardır. Yeni doğan bebekler günde ortalama 16-18 saat uyuyarak
zamanlarının %80’ini uykuda geçirirken 1 yaş bebeklerinde bu süre %50’ye
düşmektedir. İlk 3-4 hafta boyunca bebekler ortalama olarak günde 7-8
kez kısa dönemler halinde uyurlar. 6. haftadan itibaren bu kısa
uykuların yerini günde 2-4 kez yinelenen uzun uyku periyotlarının aldığı
görülür. 28. haftadan itibaren bebeklerin büyük bir çoğunlukla tüm gece
boyunca uyudukları, buna ek olarak 1 yaşına kadar gündüzleri de 2-3 kez
kısa sürelerle uyku süresi 2-5 yaş için 13-15 saat, 6-8 yaş için 12
saat, 8-10 yaş için 11 saat ve 10 yaşından ergenlik dönemine kadar 10-11
saattir.
ISI VE BEDEN TEMİZLİĞİ
Çocuğun sağlıklı gelişiminde İbn-i Sina ısı ve beden temizliğine de önem
vererek şöyle der: “Dikkat edilmesi gereken noktalardan biri de yeni
doğmuş çocuğun ılık bir evde uyutulmasıdır.”
Yine İbn-i Sina’ya göre çocuğun yıkanacağı en iyi vakit en uzun
uykusundan (yani gece uykusundan) sonradır.

B) BİLİŞSEL GELİŞİM
DUYSAL-MOTOR DÖNEM
Piaget, çocuğu dünya hakkındaki bilgisi şekillendikçe birbirine bağlı
zihinsel gelişim evrelerinden geçtiğini savunur.
Çocuk duysal-motor evre içindeyken zekanın görüntüsü hareketleridir. Bu
dönemin başında çocuk kendini diğer objelerden ayırdedemez ve
davranışları refleks örüntülerle kısıtlanmıştır.
1 yaş çocuğu battaniye üzerindeki oyuncağa ulaşabilmek için battaniyeyi
kendisine çeker. Burada çocuk battaniyeyi oyuncağa ulaşmak için
kullanmıştır.
Duyusal-motor öğrenmedeki düzenli gelişim sırası, ilk olarak duyuların
kullanılmasıyla başlar. Bunun ardından 6. aydan itibaren motor
yetenekler, daha sonra, yani ikinci yılda ise bu birincil yeteneklerin
koordinasyonu başlar. Sembolleri kullanabilme yeteneği ile birlikte yeni
şema türleri gelişir. Bu temsili şemadır. Burada önemli olan mevcut
duyusal-motor şemalardan hareketle bir şeyi bir başkasıyla temsil
edebilme yeteneğidir.
Duyusal-motor dönemi iki ayrı evrede alınabilir:
1) Refleks-egzersizler dönemi
2) Döner tepkiler dönemi
C) MOTOR GELİŞİM
Yeni doğan ağzına verilen emzik ya da parmağı emer, yanağına ya da
ağzına dokunulduğunda yönünü değiştirebilir. Ağlar, öksürür, avucuna
konan objeyi yakalayabilir, çığlık atar.
3-4 aya kadar baş, el ve kol hareketleri egemendir. Asimetrik olarak
yatabilir. Bunların bu aylar sonunda kaybolması gerekir.
Çocuğun oturması, emeklemesi ve ayakta durabilmesinde biyolojik
değişimlerin yani olgunlaşmanın önemi büyüktür.
MOTOR BECERİLERİN GELİŞİMİ
Çocuklardaki ilk iki yıl üzerinde yaptığı yoğun çalışmalar sonucu Mary
Shirley motor becerilerinin kazanılmasında bazı ortalama değerlere
varmıştır. Shirley’e göre çocukta aylar itibariyle motor beceriler şu
gelişim gösterir:
0 aylık: Fötal davranışlar
1 aylık: Çenesini kaldırabilir
2 aylık: Göğsünü kaldırabilir
3 aylık: Objeye ulaşabilir ve onu kaybedebilir
4 aylık: Destekle oturabilir
5 aylık: Kucakta oturabilir ve objeyi yakalar
6 aylık: Bebek iskemlesine oturabilir ve asılı olan objeyi yakalayabilir
7 aylık: Tek başına oturabilir
8 aylık: Yardımla ayağa kalkabilir
9 aylık: Eşyaya tutunmak suretiyle ayakta durabilir
10 aylık: Emekleyebilir
11 aylık: Elinden tutulduğunda yürüyebilir
12 aylık: Ayağa kalkmak için eşyayı tutabilir
13 aylık: Merdivenleri tırmanabilir.
14 aylık: Tek başına ayakta durabilir.
15 aylık: Tek başına yürüyebilir.

D) DİL GELİŞİMİ
AĞLAMA: Bebekler daha birkaç haftalıktan itibaren sesli uyarımları
algılamaya ve onlara tepkide bulunmaya başlarlar. Konuşmayı öğrenmek
uzun ve karmaşık bir olgudur. Çocuk 12-15 aylıkken ilk sözcüğünü
söyleyebilir.
İlk iletişimler ise ağlamayla olur. Bunun nedenleri ilk doğumda kana
oksijen sağlama bağırma ve ağlamayla başlar. İlk 2 haftada uyku
gereksiniminden kaynaklanır. 7 haftalıktan küçük çocuklarda açlık ağlama
için en önemli sebeplerden bir diğeri iken gürültü ve ışık da sebepler
arasındadır.
Daha üç aylık bile olmadan çocuk, ağlamanın ilgi toplamak için bir
yöntem olduğunu öğrenir. 4 aylık çocuk yetişkinin onunla oynamayı
reddettiği zaman, 5 aylık çocuk yetişkin odada olduğu halde onunla
ilgilenmediği zaman, 9 aylık çocuk yetişkin başka bebeği tercih ettiği
zaman ağlar. Daha ileri aylardaki çocuk aç, yorgun olduğu, korktuğu ya
da faaliyeti kesildiği zaman ağlar.
CIVILDAMA: İkinci ayın sonundan itibaren ilk zamanlara oranla ilk
zamanlara oranla daha az ağlamaya rastlanırken, bebekler kumru gibi ses
çıkarmaya başlar. Bunlar genellikle bebeğin rahat ve hoşnut olduğu zaman
çıkardığı seslerdir. Bu sesler dilin temel taşlarıdır.
HECELEME: 5 ve 6. aylarda kumru gibi ses çıkarma tek heceli anlamsız
sözcüklere dönüşür. Heceleme yaşı 3-12 ay arasındadır. Çocuk artık
isteklerini bu anlamsız hecelerle dile getirir. Ve bazen bu çıkardığı
sesler hoşuna gider ve kendi kendine güler.
KONUŞMA: Dudak ve dişlerin koordinasyonu ile meydana gelen seslerin
çıkması için ön dişlerin çıkması beklenmelidir. Yani organizma
olgunlaşmalıdır. Bunun yanı sıra çocuk bazı sözcüklerin belli anlamları
olduğunu bilmedikçe sözcükleri gerçek anlamlarıyla birleştiremez. Çocuk
1 yaşındayken yetişkinin belli kişi ve nesneler için kullandığı
sözcükleri hatırında tutmaya başlar. Tüm anlamlar önce belli bir obje,
kişi ya da duruma bağlıyken öğrenilir. Örneğin çocuk babasına “baba”
diye hitap etmeyi öğrenince tüm erkeklere baba diyebilir.
Çocuk belli şeyleri öğrendiğinde kısa hecelerle anlatabilir. Örneğin
gezme yerine “at-ta” demesi. Yetişkinler de eğer bu kısa heceleri
kullanmaya başlarsa gerçek objelerin yerini alması daha uzun sürebilir.
Ayrıca çocuk başka motor faaliyetle uğraştığından, örneğin yürümek gibi,
konuşmayı ikinci plana atabilir. Ancak yürümeyi öğrendikten sonra artık
konuşmayla meşgul olur
E) DUYGUSAL GELİŞİM
BEBEKLİKTE İLK HEYECANLAR
Gülme ve Gülümseme: Hazzın en açık seçik belirtilerinden biri olan
gülümseme ikinci ay dolaylarında görülür. Bebekler başka gülümseyen bir
yüz gördüklerinde, annelerinin sıcaklığını hissettiğinde
ilgilenildiklerinde gülümserler.
Korku: En yaygın heyecan biçimlerinden biri olan korku, canlıların
görünen ya da görünmeyen tehlikeler karşısında, bir başka deyişle iyi
kavranılmayan, farklı bir olaya karşı gösterdikleri doğal bir tepkidir.
Aşırı olmadığı takdirde korku her çocukta görülen normal bir heyecan
türüdür. Korkuda canlı varlığın korkuyu başlatan uyarım kaynağından
kaçışı söz konusudur. Bebeklik döneminde korkuyu başlatan başlıca
etkenler yüksek ses, fiziksel desteğin kaybolması, hayvan, karanlık oda,
yüksek yer, yalnız kalma, acı duyma, ani yer değiştirme ya da yabancı
kişi, yer ve objelerle karşılaşma olarak sıralanabilir.
Öfke: Öfke çok sık rastlanan bir heyecan türüdür. Özellikle çocukluk
döneminde öfkeyi oluşturacak uyaranlar çoktur. Bunlardan bazıları:
• Oturakta oturmaya zorunlu kılmak
• Oynamakta olduğu oyuncağı elinden almak
• Yüzünün yıkanması
• Odada yalnız bırakılmak
• Başarıyla sonuçlanmayan bir işle uğraşmak
• Diğer çocuk ve yetişkinlerle oynamada başarılı olmamak
• Giydirilmek
• Giysilerini çıkarmak
• Yıkanmak
• Burnunun silinmesi
F) SOSYAL GELİŞİM
Sosyal gelişme bebeğin 3 ay dolaylarında insanla objeler arasındaki
farkı görerek değişik tepkiler göstermesiyle başlar. Bebekler 3. ayda
insan sesi duyduklarında başların çevirirler, gülümsemeye gülümsemeyle
karşılık verirler. Bu ayın başından itibaren sosyal davranış egemen
olur. Bebek artık başkalarıyla birlikteyken mutlu, yalnız başına kaldığı
zaman mutsuz ve huzursuz olmaya başlar. 4-5 aylıkken diğer bebekleri
fark etmeyi, gülümseme ve azarlamaya değişik tepki vermeyi öğrenirler.
8-9 aylık olduğunda çocuk başkalarında gözlediği ses ve hareketleri
taklit eder. 10-12 aylar arasında aynada kendi görüntüsüyle oynar ve onu
öper. Fakat yaşamın 12. ayının sonrasındaki hızlı gelişim çocuğu birçok
yönden bağımsız hale getirir. Artık çocuk kendini kanıtlama çabası içine
girer. Özellikle ikinci yılın yarısından itibaren taklit, utanma,
otoritenin kabulü, rekabet ve ilgi çekme arzusu başlar. 2-3 yaş çocuğu
yetişkinlerle birlikte basit faaliyetlerde bulunabilir. Böylece pasif
eleman olmaktan kurtulup bağımsızlaşır.
|
> Anahtar Kelimeler:
Bebeklik Dönemindeki Gelişim Nedir,
Bedensel Gelişim Nedir,
İskelet Gelişimi Nedir,
Kas Gelişimi Nedir,
Temel Fizyolojik
Gereksinmeler Nedir,
Beslenme Gereksinimi Nedir,
Uyku
Gereksinimi Nedir,
Isı ve Beden Temizliği Nedir,
Bilişsel
Gelişim Nedir,
Duysal-Motor Dönem Nedir,
Refleks-Egzersizler
Dönemi Nedir,
Döner Tepkiler Nedir,
Motor Gelişim Nedir,
Motor
Becerilerin Gelişimi Nedir,
Dil Gelişimi Nedir,
Ağlama Cıvıldama
Heceleme Konuşma Nedir,
Duygusal Gelişim Nedir,
Bebeklikte İlk
Heyecanlar Nedir,
Gülme ve Gülümseme Nedir,
Korku Öfke Nedir,
Sosyal Gelişim Nedir... |
|