|
BESİN ZEHİRLENMESİ

Yiyecek ve içeceklerin saklanması, hazırlanma ve sunulma aşamalarında
uygun sağlık koşullarının olmaması, besin zehirlenmelerinin önemli bir
sorun haline gelmesine yol açıyor. Süt ve süt ürünleri, kremalı
yiyecekler, tavuk mamülleri, mayonezli, yumurtalı yiyecekler, pişirilip
uygun koşullarda saklanmayan etler, deniz ürünleri, bozulma riski en
yüksek gıdalar arasında yer alıyor.
Akdeniz diyetinin vazgeçilmez unsurları olan meyve ve sebze ağırlıklı
beslenmenin en sağlıklı beslenme biçimi olduğunda uzmanlar
birleşiyorlar. Fakat Türkiye'de sebze ve meyve açısından bolluk ve
çeşitliliğe rağmen besinlerin saklanması, pişirilmesi de büyük önem
taşıyor.
Besinlerin hazırlanması sırasında temizlik kurallarına gereken özenin
gösterilmemesi, besin zehirlenmelerine yol açabiliyor. Besin
zehirlenmeleri kontamine yiyecek ve içeceklerle oluşuyor. Besinler ve
içecekler infeksiyona yol açan mikroorganizmalarla veya toksit
maddelerle bulaştıklarında zehirlenmeye neden oluyorlar. Bunların
yanı sıra nadiren yenilmemesi gereken bir bitki veya hayvanın yenmesi de
besin zehirlenmesi tablosunu ortaya çıkarabiliyor.
Besin zehirlenmeleri az gelişmiş ülkelerde daha sık gözleniyor. Bunda
yetersiz çevre koşulları, toplumun düşük eğitim düzeyi de önemli rol
oynuyor. İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Şadiye Yücel Kutbay ( Acıbadem Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı ), "Gelişmiş
ülkelerde de besin zehirlenmesi görülüyor. Bunda ise artan yaşlı nüfus,
bağışıklığı baskılanmış hasta sayısındaki yükseliş, çok büyük ölçeklere
varan besi hayvancılığı ve tavukçuluk nedeniyle potansiyel
rezervuarların artması etkili oluyor. Ev dışında daha çok yemek yenmesi
de zehirlenmelere neden olan faktörler arasında yer alıyor" diye
konuşuyor.
Yiyecek ve içeceklerin saklanması, hazırlanması ve sunulması
aşamalarında uygun sağlık koşullarının olmamasının besin
zehirlenmelerinin önemli bir sorun haline gelmesine yol açtığına işaret
eden Dr. Şadiye Yücel Kutbay, sözlerini şöyle sürdürüyor:"Kişisel
hijyene dikkat edilmemesi, suların kirli olması, lağım sularının uygun
şekilde izolasyonunun yapılmaması, dezenfeksiyonun yetersiz olması,
taşıyıcıların tedavi edilmemesi, besin zehirlenmelerine neden oluyor.
Besin zehirlenmelerinin belirtileri tabloya yol açan bakterinin
özelliğine göre değişiyor. Ancak pek çoğunda, bulantı, kusma, ateş,
karın ağrısı, kanlı-mukuslu olabilen ishal, özellikle kolera gibi
şiddetli ishal ile seyreden tablolarda su kaybı belirtileri ile
oluşuyor. Süt ve süt ürünleri, kremalı yiyecekleri, tavuk mamülleri
diğer kümes hayvanlarının etleri ile hazırlanan yiyecekler, mayonezli,
yumurtalı yiyecekler, pişirilip uygun koşullarda saklanmayan etler,
deniz ürünleri, bozulma riski yüksek yiyeceklerdir."
Neler yapılmalı?
Besinlerin henüz çiğ olduğu dönemde hijyen kurallarına sıkı bir biçimde
uyulması enfeksiyon önlenmesinde alınacak en etkili önlem olarak kabul
ediliyor. Bunların yanısıra canlı hayvanların hastalıklardan korunması,
hasta ya da taşıyıcı hayvanların yok edilmesi, insanlar için toksik
düzeylere ulaşabilen ilaçların hayvanlara verilmemesi, kesim
işlemlerinin yapıldığı yerlerin de temiz olması gerekiyor.
Dr. Şadiye Yücel Kutbay, uygun besinlerin tam bir pastörizasyondan
geçirilmesini öneriyor. Pişmiş besinlerin yeteri kadar soğuk olan
dolaplarda saklanmadan tekrar tekrar ısıtılarak yenmesinin de, kalabalık
kitlelerin besin zehirlenmesindeki en önemli neden olduğunu vurgulayan
Dr. Kutbay, "Salmonellesis kaynağı olabilen yumurtalar, 3 hafta içinde
tüketilmeli, satış yerlerinde 20 derecede, evlerde 8 derecenin altında
saklanmalıdır. 10 dakika süreyle besin maddelerinin kaynatılması, (50-55
derece) parazitleri ve bakteriyel patojenlerin çoğunu öldürür" diye
konuşuyor.
Tedavi nasıl yapılıyor?
Besin zehirlenmelerinin tedavisinde sıvı ve elektrolit kayıplarının
yerine konması temel prensip olarak kabul ediliyor. Ağızdan
dehidratasyon tedavisi ile kaybedilen sıvının yerine konulmaya
çalışıldığını belirten Dr. Şadiye Yücel Kutbay, şöyle devam
ediyor:"Şayet bulantı, kusma, şiddetli ise sıvı kaybı bulguları mevcut
ise parenteral sıvı tedavi uygulanır. İshal tablosunda ağızdan beslenme
kesilmemelidir. Spazmotik ilaçların ishal tedavisinde yeri yoktur.
Özellikle invaziv bakterilerin neden olduğu tablolarda barsak
hareketlerini azaltarak infeksiyonun yayılmasına yol açabilir. Klinik
bulgular ile düşünülen bakteriyel enfeksiyona uygun antibiyotik
tedavisine başlanır. Başlangıçta yapılan dışkı kültürleri ile tabloya
yol açan bakteri tanısının konulması mümkün olabilir. Her besin
zehirlenmesinde antibiyotik etkili değildir. Besin zehirlenmelerin seyri
iyi bir destekleyici tedavi ve uygun antibiyotiklerle oldukça iyidir ve
genellikle komplikasyona yol açmazlar."
|
> Anahtar Kelimeler:
Besin Zehirlenmesi Nedir,
Neler Yapılmalıdır,
Tedavi Nasıl
Yapılıyor,
Besin Zehirlenmesi Nedir,
Neler Yapılmalıdır,
Tedavi Nasıl
Yapılıyor,
Besin Zehirlenmesi Nedir,
Neler Yapılmalıdır,
Tedavi Nasıl
Yapılıyor,
Besin Zehirlenmesi Nedir,
Neler Yapılmalıdır,
Tedavi Nasıl
Yapılıyor,
Besin Zehirlenmesi Nedir,
Neler Yapılmalıdır,
Tedavi Nasıl
Yapılıyor,
Besin Zehirlenmesi Nedir,
Neler Yapılmalıdır,
Tedavi Nasıl
Yapılıyor... |
|