|
BESLENME

Beslenme denilince canlı bitki ve hayvanların gereksinim duydukları
enerjiyi ve dokuların onarımında, sağlığını sürdürmelerinde
kullanacakları kimyasal maddeleri sağlamak üzere dışarıdan bazı
maddeleri almaları, onları fiziksel ve kimyasal olaylardan geçirerek
çözümlemeleri anlaşılır.Sağlıklı nesillerin yetişmesinde birinci şart,
yeterli ve dengeli beslenmektir. Eğer vücudun enerji ihtiyacı tam olarak
karşılanamıyorsa ‘Yetersiz Beslenme’ ; protein,vitamin,mineral madde
ihtiyacı tam olarak karşılanamıyor ya da ihtiyacın üzerinde alınarak
vücut şişmanlıyorsa ‘Dengesiz Beslenme’ olarak ifade edilmektedir.Süt
insan bünyesi için gerekli tüm besin öğelerini diğer bir ifade ile
protein , yağ, karbonhidrat, bütün vitaminler ve mineral maddeleri
bileşiminde yeterli ve dengeli bir şekilde bulundurması nedeniyle Temel
bir gıda maddesidir.Yeni doğan yavrunun belirli bir dönemde yaşaması
ve gelişmesi için gereksinim duyduğu tüm besin elementleri içermesi
nedeniyle Besleyici bir gıda maddesidir. Özellikle bünyesinde bulunan
protein , mineral madde ve vitaminlerden dolayı da ‘ Koruyucu bir gıda’
olarak kabul edilir. BESLENME, insanın; büyüme,
gelişme, sağlıklı ve üretken olarak uzun süre sağlığını koruyabilmesi ve
yaşamını sürdürebilmesi için gerekli olan besin öğelerini yeterli
miktarlarda alıp vücudunda kullanmasıdır. Beslenme, insan ihtiyaçlarının
başında gelir. İklim koşulları uygun olduğu zaman konutsuz ve giysisiz
yaşanabilir, fakat beslenme den yaşam olanaksızdır.
Bu güne kadar sürdürülen bilimsel çalışmalar;
1-Beslenmede esas olan besin öğelerinin türleri, miktarları, özellikleri
ve vücut çalışmasındaki işlevlerini,
2-Besinlerin bileşimi, fiziksel ve kimyasal özellikleri, üretimden
tüketime kadar uygulanan işlemlerin besin kalitesine etkilerini,
3-Değişik yaş, cinsiyet, çalışma ve özel durumda olan bireyler ve
gruplar için uygun beslenme planlarının yapılmasını inceler.
Kısaca beslenme; besinlerin üretiminden hücrede kullanımına değin geçen
tüm evrelerde insan-besin ilintisini inceleyen tıp ve sosyal bilimler ve
fiziksel bilimlerle ilintilidir.
Kanserden vitaminlerle korunun
Günlük diyette alınan vitamin, mineral ve besin maddeleri vücudu
kanserden koruyacak özellikler taşıyor.
Son yapılan araştırmalara, göre, günlük diyette alınan vitamin, mineral
ve besin maddeleri vücudu kanserden koruyacak özellik taşıyor. Ancak bu
yararlı besin maddelerini yeterince tüketmemek kanser riskini artırıyor.
Beslenmenin sağlık ve iş verimine etkisi
Bireyin, ailenin ve toplumun birinci amacı, sağlıklı ve üretken
olmaktır. Sağlıklı ve üretken olmanın simgesi ise; bedenen, aklen, ruhen
ve sosyal yönden iyi gelişmiş bir vücut yapısı ve bu yapının bozulmadan
uzun süre işlemesidir. İnsan sağlığı; beslenme, kalıtım, iklim ve çevre
koşulları gibi bir çok etmenin etkisi altındadır. Bu etmenlerin başında
beslenme gelir. Yapılan araştırmalarda, yetersiz beslenen toplumlarda
çocuk ölüm hızının yeterli beslenen toplumlardan 10 kat daha yüksek
olduğu görülmüştür. Yine yetersiz diyetle beslenen toplumlardaki
çocukların büyüme hızı yeterli beslenenlerden daha yavaştır. Yetersiz
beslenme, yalnız fiziksel büyümeyi değil zeka gelişimini de olumsuz
yönde etkilemektedir. Yapılan araştırmalar, diyetin yetersizliği ile
vücut yapısı arasında doğru orantılı ilişki olduğunu ortaya koymuştur.
Örneğin savaş yıllarında yetersiz beslenme nedeni ile daha önce 138 cm
olan 12 yaş grubu çocuklarda boy uzunluğu 136 cm'ye inmiştir. Japonya'da
1950 yılından sonra okullarda çocuklara iyi kalite ek besin verilmiş ve
diyetteki bu değişmeye paralel olarak büyüme hızlanmış, 1960 yılında
aynı yaştaki çocukların boy ölçüsü 142 cm'ye ulaşmıştır. Yine bu ülkede;
beslenme biliminden yararlanılarak raşitizm, pellegra, skorbüt, basit
guatr gibi hastalıklar hemen hemen yok edilmiştir. Bunun yanında
gelişmiş ülkelerde; yetişkinlikte ölüm nedenlerinin başına geçen
kalp-damar, kanser ve benzeri kronik hastalıklarda yanlış ve dengesiz
beslenmenin 1. derecede risk etmeni olduğu anlaşılmıştır. Yine bazı
toplumlarda enfeksiyon hastalıklarının sık ve ağır seyretmesinde,
körlük, topallık gibi sakatlıklarda beslenmenin önemli etmen olduğu
açıklanmıştır.
Beslenme, işçinin üretim hızını etkileyen etmenlerin başında
gelmektedir. Üretim için gerekli enerji sağlanamadığı zaman işçi
çalışmalarını sınırlamakta ve daha az madde üretmektedir.
Ayrıca yetersiz ve dengesiz beslenme vücut direncini azaltarak işçinin
daha sık hastalanmasına ve iş kazalarının artmasına yol açmaktadır. Bu
durum, üretim hızının azalmasına karşın, sağlık harcamalarının artması
ile sonuçlanmaktadır. Beslenme ile iş verimi arasındaki ilişki ile
ilgili yapılan araştırmada beslenme durumu düzeltilmiş işçilerin
düzeltilmemiş olanlara oranla bir kaç kat daha fazla üretim yaptıkları
bulunmuştur. Beslenme zeka gelişimini de etkilemektedir. Yapılan
araştırmalarda 3. yaşa kadar olan hızlı beyin gelişimi döneminde
yetersiz ve dengesiz beslenen çocuklar arasında zeka geriliği
gösterenlerin oranı yeterli ve dengeli beslenen gruplardan daha daha
yüksek bulunmuştur. Ülkemizde yetersiz ve dengesiz beslenme; özellikle
büyüme çağındaki çocukların, gebe ve emzikli kadınların, ağır işlerde
çalışan işçilerin önemli sorunlarındandır. Yapılan araştırmalarda
ailelerin %20-45 inin yetersiz beslendikleri görülmüştür. Yetersiz ve
dengesiz beslenme sonucu ülkemizde bebek ve çocuk ölüm hızı çok
yüksektir. Canlı doğan çocukların %6 sı 5 yaşına gelmeden ölmektedir. 5
yaş altı çocuklar dan boyu standardın altında olanların oranı %20,
ağırlığı standardın altında olanların oranı %10 dur. Bu da her 5
çocuktan birinde kronik beslenme yetersizliği olduğunu göstermektedir.
Gebe kadınlar arasında anemili olanların oranı bazı yörelerde %70,
çocuklar arasında %50 dır. Çocuklarda raşitizm, kadınlarda osteomalasia
yetersiz ve dengesiz beslenme sonucu oluşan hastalıklardır. Yine A
vitamini yetersizliğine bağlı göz ve deri bozuklukları; bazı B
vitaminleri yetersizliklerine bağlı deri bozuklukları; demir, bazı B
vitaminleri ve C vitamini yetersizliğine bağlı anemiler toplumumuzda
görülen dengesiz beslenme hastalıklarıdır.
Yetersiz ve dengesiz beslenme vücut direncini azalttığından hastalıklara
yakalanma olasılığı artmakta ve hastalıklar ağır seyretmektedir.
Kronik ishaller çoğunlukla yetersiz ve dengesiz beslenme ile birlikte
görülmektedir. Kızamık, boğmaca, difteri gibi çocuk hastalıkları ile
solunum yolları hastalıkları yetersiz ve dengesiz beslenen gruplarda sık
görülmekte, ağır seyretmekte ve bir kısmı da ölümle sonuçlanmaktadır.
Toplumun yetişkin kesiminde ölüm nedenlerinin başına geçen kalp-damar,
kanser, sindirim sistemi hastalıkları ve şeker hastalığının oluşumunda
ve ağır seyretmesinde önemli etmenlerden biri hatalı ve dengesiz
beslenmedir.
Sağlıklı beslenme ömrü uzatıyor
Yemek ilaç değildir. Tam bir beslenme zorunludur. Bol çeşitli, sağlıklı
bir beslenmenin etkisi mucizevidir.
Meyve, sebze, işlenmemiş tahıl, az yağlı süt ürünleri ve sınırlı
miktarda et ve tavuktan oluşan bir rejim, sağlığın anahtarı. Yapılan bir
araştırmada; meyve, sebze, işlenmemiş tahıl, az yağlı süt ürünleri ve
sınırlı miktarda et ve tavuktan oluşan bir rejimin yaşam süresini yüzde
30 oranında uzattığını ortaya koymuştur. Sağlıklı yaşam için önerilen
yiyeceklerle beslenen bireylerde ölüm riskinin azaldığı, bilimsel
araştırmalarla kanıtlanmıştır. Amerikalı bilim adamları kanser, kalp
hastalıkları, inme ve beyin kanamaları ile ilgili sorunların, yiyecekler
ile ilgisine değinerek; meyve, sebze, hububatlar, düşük yağlı hayvansal
besinler ve yağsız et yemenin sağlıklı beslenmenin anahtarı olduğunu ve
ömrü yüzde 30 uzattığını kaydetmişlerdir. Beslenme sisteminde yapılacak
bir kaç değişiklikle sağlığın düzelmesi ve ömrün uzaması mümkün
olabilmektedir. Uzmanlar; sağlıklı bir kalp için sağlıklı beslenme
öneriyor. Tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de ölüm nedenleri arasında
ilk sırayı alan kalp hastalıklarına yol açan nedenler arasında yüksek
tansiyon, damar sertliği, şeker hastalığı geliyor. Aşırı kiloların
giderilmesi, sigaradan ve sigara içilen ortamdan uzak durulması, aşırı
gerginlikten ve stresten uzak kalınması, yüksek dozda alkol ve tuz
alımının kısıtlanması kalp sağlığını tehdit eden hastalıklara karşı
büyük önem taşıyan genel önlemler arasındadır. Sağlıklı beslenme
ölüm riskini azaltır. Sağlıklı beslenmenin yanı sıra sigara içmeme,
egzersiz yapma ve bol oksijen alma, risk oranını daha da aşağıya
çekerler. Yaşam kalitesini arttırmanın ve ömrü uzatmanın yolu, bilimsel
olarak geçerliliği kanıtlanmış adımları atmak ve bu davranışları hayat
biçimi haline getirmekten geçiyor. Dahası bu önlemler daha genç
görünmeyi da sağlıyor.
En uzun ve sağlıklı yaşayanlar Japonlar
Dünya Sağlık Örgüt WHO’nun araştırmasına göre, Japonlar tam 74.5 yıl
sağlıklı bir yaşam süre biliyor. Uzun ve sağlıklı yaşam sürme konusunda
Avustralya 73.2 yılla ikinci sırada yer alırken, onu Fransa, İsveç,
İspanya ve İtalya izliyor. ABD ise 70 yıl ortalama ömürle 24. sırada yer
alıyor. Japonların uzun yaşamalarının başlıca nedeni, geleneksel yağsız
beslenmeleri gösteriliyor. Sağlığını iyi koruyanlarda kalp hastalıkları
ve kanser vakaları düşmektedir. Japonların sağlıklı ve uzun bir yaşam
sürdüğünü, sağlık üzerine dünyada en çok harcamayı yapan ABD’lilerin ise
bir çok Afrikalıdan daha kötü yaşam şartları altında ki yoksul
yurttaşlarından ötürü Japonya’dan çok geride kaldığını bildirdi.
Hesaplamalarda, en düşük ortalama ömür, AIDS faktörü yüzünden Sahra
Afrikası'nda belirlendi. Sahra Afrikası'nda ortalama ömrün 26 yaşın
altında olduğu, dünyada en düşük yaşam ortalamasına, Sierra Leonede
rastlanıldığı bildirildi. WHO, 1999’da bütün dünyadaki ortalama insan
ömrünün 64.5 yıl olarak belirlendiğini, bunun, 20 yıl öncesine göre 6
yıl daha fazla olduğunu bildirdi. Japonya’da az yağlı yemeklerin ve
akciğer hastalıklarının az görülmesi, bu ülkenin listede bir numara
olmasında başlıca etmen. Sağlık uzmanları, zeytinyağı temelli
beslenmenin, ortalama yaşam oranın da önemli olduğunu da vurguluyor.
Japon, Avusturalyalı, Fransız, İsveçli, Monakolu, İspanyol, İtalyan ve
Yunanlılarda yaşam ortalaması uzundur. Bunda zeytin yağı temelli ve
sağlıklı beslenme geleneğiyle çevre faktörlerinin etkisinin de bulunduğu
kaydediliyor. Avustralya’da; sigaranın azaltılması, AIDS’e karşı
sürdürülen kampanyalar ve azalan trafik kazaları iyi gidişatı
desteklemektedir. ABD’de durumun hiç de iç açıcı olmadığı, buna rağmen
ABD’li zenginlerin dünyanın en sağlıklı insanları olduğu da bir
gerçektir. Endüstriyel ülkelerde kadınlar; aktif yaşamları, az sigara
içmeleri ve sağlık konusunda bilinçlenmeleri ile erkeklerden daha çok
yaşıyorlar.
Hedef daha kaliteli ve uzun ömür
Doğru beslenme, düzenli egzersiz ve zararlı alışkanlıklardan uzak
durmak, basit gibi görünen ama çok geçerli önlemler. Yaşam kalitesini
arttırmanın ve ömrü uzatmanın yolu, bilimsel olarak geçerliliği
kanıtlanmış adımları atmak ve bu davranışları hayat biçimi haline
getirmekten geçiyor. Dahası bu önlemler daha genç görünmeyi de sağlıyor.
İnsanların daha genç görünmek istedikleri bir gerçek. “Yaşlanmayı
durduran” yöntemlerin de çoğu dış görünüş üzerine kurulu. Yaşam süresini
ve kalitesini asıl belirleyen iç faktörlere herhangi bir müdahale söz
konusu değil. Örneğin kemik erimesini engelleyen kalsiyum ve D vitamini
,hareketli bir yaşam sürmek için şart olmasına rağmen, dış görünüşe bir
katkıları olmadığı için insanların çoğu tarafından yeterince
önemsenmiyor.
Amerikan Kanser Araştırmaları Derneği, kırmızı et tüketimini
sınırlandırmanın ve et, balık ve tavuk pişirirken yüksek ısıdan
kaçınmanın kanseri engelleyebileceğini belirtiyor. Görünüşünüz hiç
değişmeyecek olsa bile, kolon ve mide kanserlerinden korunmanın
hayatınıza kalite ve birkaç yıl daha ekleyeceği açık. Diğer yandan,
güneşten doğru olarak korunmak ve tütün kullanmamak gibi, hem sağlığa
hem de fiziksel görünüşe etki eden yaşlanma karşıtı teknikler de var. Bu
önlemlerin sonuçları gözle görülüyor, yüzünüzde daha az kırışıklık
oluşuyor ve daha canlı bir görünüme kavuşuyorsunuz, aynı zamanda kanser
riskinizi de önemli ölçüde azaltmış oluyorsunuz.
Sağlıklı yaşamak için hareket edin
Sözgelimi düzenli egzersiz ve sigara kullanmamak, uzun ve
sağlıklı bir yaşamın altın anahtarları. Sigara, hareketsizlik ve fazla
kilonun ileri yaşta güçsüzlüğe neden olduğunu gösteriyor. Düzenli
yapılan egzersiz kalp krizine ve pek çok kanser türüne karşı kalkan
oluşturduğu gibi daha çekici ve genç bir görünüm de kazandırıyor.
Çalışmalar, üç çeşit egzersize ihtiyaç duyduğumuzu göstermekte:
Esneklik için streching,
Kalp sağlığı, kilo kontrolü ve kanserden korunmak için aerobik,
Her tür fiziksel etkinlikte yetkin olmak için kuvvet antrenmanları.
Kilo kontrolü görünüşü etkilemekten öte, yaşlanmaya karşı yürütülen
savaşta pek çok faydaya sahip.
Kalp sağlığı ve kanseri önlemede büyük önemi olan kilo kontrolünün
akıllıca uygulanması gerekiyor.
Toplumdaki beslenme sorunlarının nedenleri
1-Besin üretimi, dağıtımı ve teknolojisinde yetersizlik ve
düzensizlikler.
2-Satın alma gücünün yetersizliği ve dengesizliği.
3-Kültürel etmenler ve eğitim yetersizliği.
4-Aile kalabalığı.
5-Çevre koşullarının sağlık kurallarına uygun olmayışı.
Yetersiz beslenme sorunlarının başında toplumdaki insanlara yetecek
kadar besinin bulunmayışı gelir.
Besin yetersizliğinin nedenleri arasında
1-Toplumun nüfusunun toprağına oranla çok olması,
2-Tarım ve hayvancılık üretiminde verimin düşüklüğü,
3- Üretilen besinlerin dağılımındaki düzensizlikler ve çok bulunan zaman
ve yerdeki besinlerin az bulunan zaman ve yerlerde kullanılmasında esas
olan teknolojinin yetersizliği, başta gelir.
Sağlık koşullarının iyileşmesine karşın doğum oranının azaltılamaması,
dünya nüfusunun hızla artmasına yol açmaktadır. Nüfus ve toprak eşitsiz
bir dağılım göstermektedir. Dünya nüfusunun yarısı uzak doğuda
yaşamasına karşılık bunların payına toprağın 1/4 ü düşmektedir. Kaldı ki
bu bölgede insanların geçim kaynağı hemen hemen toprağa bağlıdır.
Buralarda çoğalan nüfusu besleyecek besin bulma olanağı her geçen gün
azalmaktadır. Ülkemizde özellikle hayvansal yiyeceklerin üretimi
yetersizdir. Kasaplık hayvan sayısı çok olmasına karşın, bir hayvandan
sağlanan et ve süt miktarı çok yetersizdir. Bunun nedenleri, meraların
azaltılmış olması, hayvancılıkta teknik bilgilerin yetersizliği, hayvan
hastalıklarının önlenememesi ve hayvan yeminin fiyatının yüksek
olmasıdır. Özellikle iyi kaliteli besinlerin tüketim düzeyi gelir düzeyi
ile yakından ilintilidir. Halk çoğunluğunun gelir düzeyi düşüktür.
Kaliteli besinlerin fiyatı ise her geçen gün biraz daha yükselmekte ve
üretici olmayanlar yeterli gelirleri olmadığından kaliteli besinleri
satın alamamaktadırlar. Ailede birey sayısı arttıkça bireye düşen gelir
daha da azalmaktadır. Ailede birey sayısı genellikle 5 tir. Çoğu
ailelerde tek kişi ailenin geçiminden sorumludur. Ülkemizde gelir
dağılımı dengesizliği önemli sorundur. En yüksek gelirli %20 aile,
ulusal gelirin %56 sına sahipken, en düşük gelirli %20 aileye ulusal
gelirin ancak %4 ü düşmektedir. Tüm ailelerin %60 ı asgari ücretin
altında gelire sahiptir. Asgari ücret düzeyinde gelire sahip ailelerin
net gelirlerinin tümü 5 kişiyi yeterli ve dengeli beslenmeye
yetmemektedir. Gelir dağılımındaki dengesizlik gittikçe artmaktadır.
Özellikle çocuklardaki yetersiz beslenme sorunlarının nedenlerinin
başında, ailelerin beslenme bilgisinden yoksun oluşları gelir. Evlerinde
yeteri kadar değişik türde değişik türde besin bulunmasına karşın,
bunları beslenme ilkelerine uygun olarak kullanamayan aileler çoktur.
Değişik besinlerin vücut çalışmasındaki değerleri bilinemediğinden bir
türden çok alınarak israf yapılmakta, diğeri ise satın alınamamaktadır.
Değişik türdeki besinlerden gereği gibi seçmek beslenme bilgisini
gerektirir.
Yetersiz beslenme sigara kadar zararlı
Besin ve egzersiz eksikliğinin, pek çok kanser türü üzerinde en az
sigara kadar etkili olduğu açıklanmıştır. Beslenme uzmanlarının çoğu
kolon, mide ve yemek borusu kanserlerinin, sağlıklı bir beslenme ve
egzersiz programıyla en fazla korunabilen kanser türleri arasında
olduğunu savunuyor. Bilim adamları yetersiz beslenmenin sağlığımız
üzerindeki olumsuz etkilerine dikkat çekti. Uzmanlar; insanların,
sigaranın kanser riskini arttırdığının bilincinde olduklarını, ancak
yaşam tarzının kanser üzerine etkisinin göz ardı edildiğini ifade
ediyorlar.
ABD’deki kanser vakalarının;
1/3 ünün sigarayla,
1/3 ünün dengesiz beslenme ve egzersiz eksikliğiyle,
1/3 ünün de genetik faktörlerle ilişkili olduğu ifade edilmektedir.
Yine, kanser vakalarının % 30 ila %40’ının diyetle bağıntılı olduğu
açıklanmaktadır.
Araştırmacılar; dengeli bir diyet ile kolon kanserlerinin % 70-75’inin,
göğüs kanserin de % 33-50 sinin engellenmesinin mümkün olduğunu
kaydediyorlar.
Sağlıklı yaşama 4 adım
Yapılan araştırmalar, insanları dengeli bir beslenmeye yönelterek kanser
risklerini azaltmaya teşvik ediyor. Uzmanlara göre sağlığa giden yol,
dört adımdan geçiyor:
1-Bol bol meyve, sebze, işlenmemiş tahıl ve yeşillik yemek.
2-Her tür besinde mümkün olduğunca az yağ kullanmak.
3-Aşırı kilolardan sağlıklı bir diyet ve egzersiz ile kurtulmak.
4-Alkolü sınırlandırmak, hatta hiç kullanmamak. Ayrıca;
Sigara kullanmamak kanser riskini çok daha azaltıyor. Sigara içenler,
içmeyenlere oranla iki kat daha fazla kalp krizi riski taşıyorlar. Aynı
şekilde, düzenli egzersiz ve dengeli sebze ağırlıklı bir diyet de kanser
riskini düşürdüğü gibi, kalp krizi tehlikesini azaltıyor. Doymuş yağı ve
sodyumu kısıtlamak ve bol miktarda meyve-sebze tüketmek, kalp krizine
neden olan kolesterol ve yüksek tansiyonun önüne geçiyor. Sağlıksız
beslenme ve fiziksel aktiviteden kaçma kansere yol açmada; sigarayla suç
ortaklığı yapıyor.
İnsan vücudunun yapısı, çalışması ve beslenme
İnsan vücudu; besinlerimizin bileşiminde bulunan su, protein, lipit,
mineraller ve diğer öğelerden oluşmuştur. Yetişkin insan vücudunda
ortalama;
% 59 SU,
% 18 PROTEİN,
% 18 LİPİT,
% 4,3 MİNERALLER,
% 0,7 KARBONHİDRATLAR, VİTAMİNLER, NÜKLEİK ASİTLER, HORMONLAR gibi
öğeler vardır.
Bu öğeler hücreler şeklinde örgütlenmiştir. Bir yetişkinin vücudu
milyarlarca hücrelerden oluşmuştur. Her hücrede bu öğelerden bulunur.
İnsan vücudu;
AKTİF KÜTLE,
YAĞ KÜTLESİ,
HÜCRE DIŞI SIVI,
BAĞ DOKULARI, olmak üzere 4 bölümden oluşmuştur.
Yetişkin 70 kg lık bir erkekte bunların miktarları: 26-10-17-17 kg
şeklindedir. Kadında yağ kütlesinin oranı daha yüksektir. Hücre
genellikle zar, çekirdek ve stoplazmadan oluşmuştur. Zar hücreyi dış
ortamdan ayırır. Hücre zarı seçici geçirgenliğe sahiptir. Hücre zarından
su, oksijen ve karbondioksidin girişi ve çıkışı serbesttir. Diğer
öğelerin hücreye girişi ve hücreden çıkışı ise özel taşıma süreçlerini
gerektirir. Sitoplazma, hücrenin fabrikasıdır. Sitoplazmanın mitokondri
bölgesinde besin öğelerinden enerji üretilir. Ribozomda ise hücrenin
yaşamı için esas olan protein yapılır. Ribozomun esas yapısı ribonükleik
asittir(RNA). Çekirdek, hücrenin yönetim merkezidir. Hücre
çekirdeğindeki kromozomlar üzerinde genler vardır. Bu genler ailedeki
karakterleri taşırlar ve bunun yeni hücreye geçişini sağlarlar. Genlerin
esas yapısı deoksiribonükleik asittir(DNA). DNA, hücrenin özelliğini
belirler dolayısıyla hücrenin yaşamı ve çalışmasında esas olan
proteinlerin yapımını denetler. Böylece hücrenin bölünüp çoğalması
sağlanır.
Hücreler bir araya gelerek belirli bir görev alırlar. Bu belirli görev
yapan hücre topluluğuna doku denir. Dokuların birleşmesi ile de belirli
görev yapan organlar oluşur. 4 çeşit doku vardır:
1-Epitel doku,
2-Bağlantı dokusu,
3-Kas dokusu,
4-Sinir dokusu.
Görülüyor ki bir çift hücrenin anne karnında çoğalarak ve şekillenerek
insan yavrusu durumuna gelmesi ve doğduktan sonra yeni hücreler
eklenerek büyüyüp gelişmesi besinlerimizdeki protein, yağ, karbonhidrat
ve minerallerin bir çok değişimlerden sonra vücut şeklinde toplanması
ile olanaklıdır.
Besinlerdeki öğelerin enerjiye veya vücut hücresi şekline dönüşmesi bir
çok kimyasal tepkimeleri gerektirir. Bu kimyasal tepkimeler ise nükleik
asitlerin yardımı ve denetimi ile yapılan proteinlerin, besinlerimizdeki
vitaminlerin ve minerallerin aracılığı ile oluşur. Kimyasal değişmeleri
kolaylaştıran proteinlere "ENZİMLER" denir. Bu işi yapan lara da
"HORMONLAR" denir. Hücre içinde besin öğelerinin kimyasal değişimine
"METABOLİZMA" denir.
Metabolizma 2 türlüdür:
1-Yıkım (Katabolizma): Besin öğelerinin parçalanarak serbest
enerjinin oluşmasıdır.
2-Yapım (Anabolizma): Bazı yapı taşı öğeler tekrar
birleşerek vücudun yapısında bulunan protein, yağ, karbonhidrat ve
nükleik asitleri yaparlar. Hücreye besin öğeleri yetersiz gelirse
yetersizlik durumuna göre büyüme yavaşlar ve durur.
Yaşam için gerekli besinler ve besin öğeleri
Beslenme hiç bir zaman sadece karın doyurmak anlamına gelmez.
Besinlerimiz çok çeşitlidir. Her çeşit besinin bileşiminde değişik
miktarlarda "besin öğesi" dediğimiz kimya sal moleküller bulunur.
Besinler yendikten sonra sindirim aygıtında besin öğelerine parçalanır
ve vücutta öyle kullanılırlar. Bugüne değin beslenme bilimi üzerindeki
araştırmalar, insanın büyüme, gelişme ve sağlıklı olarak yaşamını
sürdürmesi için 50 den fazla türde besin öğesine ihtiyacı olduğunu
göstermiştir. İnsanların ihtiyacı olan bu besin öğelerini 6 grupta
toplarız:
Proteinler, Yağlar, Karbonhidratlar, Mineraller, Vitaminler, su.
İlk 5 grubun her birinde ayrı özellikte ve vücut çalışmasında ayrı
işlevi olan değişik türde besin öğeleri vardır. Bu besin öğelerinden
herhangi biri veya bir kaçı sağlanamayınca vücut çalışmasındaki
aksamalar sonucu büyüme, gelişme geriliği ve sağlık bozuklukları
görülmektedir. Bu bozukluklar dolaylı olarak bireyin sosyal ve ekonomik
yaşamını da etkilemektedir. Bu bakımdan beslenmede amaç; bireyin yaşı,
cinsiyeti ve içinde bulunduğu fizyolojik duruma göre ihtiyacı olan bütün
besin öğelerini yeter miktarlarda sağlayabilmesidir. Biz buna "Yeterli
ve dengeli beslenme" diyoruz. Yeterli beslenme; genellikle vücudun
yaşamı ve çalışmasını sürdürebilmesi için gerekli enerjinin sağlanması
anlamına gelir. Dengeli beslenme ise; enerji yanında bütün besin
öğelerinin ihtiyaç kadar sağlanmasıdır. Bazı besinlerimiz (örneğin yağ,
şeker, nişasta) alındıklarında enerji ihtiyacının karşılanmasına karşın;
protein, vitamin ve minerallerin yetersizlikleri ile yine büyüme,
gelişme ve sağlık durumu bozulabilir.
Gereğinden çok besin alarak vücut yağ kütlesinin istenenin çok üstüne
çıkarılması da sağlık bozukluklarına neden olduğundan dengesiz
beslenmedir.
Proteinler; enerji sağlamaları yanında hücrelerin esas öğesi
olduklarından büyüme, gelişme, yıpranan hücrelerin yenilenmesi içinde
gereklidirler. Proteinler; besin öğelerinin vücutta kullanılmasında
görev alan enzimlerin ve bazı hormonların da yapısını oluştururlar.
Minerallerin bazıları vücudun yapıtaşıdır. Bazıları da vitaminlerle
birlikte besin öğelerinin yıkım ve yapımındaki kimyasal değişmelerde
düzenleyici olarak görev alırlar. Su; besinlerin vücuda alınmasını,
sindirimin kolaylaşmasını, hücrelere taşınmasını ve hücrelerde
metabolizma sonucu oluşan zararlı öğelerin dışarı atılmasını sağlar.
Ayrıca su, vücut ısısının denetimi içinde gereklidir.
|
Yiyecek |
Enerji |
Protein |
|
Ispanak |
26 |
3.2 |
|
patates |
76 |
2.1 |
|
Mantar |
28 |
2.7 |
|
patlıcan |
25 |
1.2 |
|
kabak |
19 |
1.1 |
|
havuç |
42 |
1.1 |
|
Taze
fasulye |
32 |
1.9 |
|
İç bezelye |
84 |
6.3 |
|
Kuru soğan |
32 |
1.5 |
|
Taze soğan |
36 |
1.5 |
|
Siyah zeytin |
207 |
1.8 |
|
Yeşil zeytin |
144 |
1.5 |
|
Yağlı inek
sütü |
61 |
3.3 |
|
Yağsız inek
sütü |
35 |
3.4 |
|
Yağlı yoğurt |
61 |
3.5 |
|
Yağsız yoğurt |
56 |
5.7 |
|
Yumurta(2adet) |
140 |
12.0 |
|
Yağlı beyaz
peynir |
289 |
22.5 |
|
Yasız
beyaz peynir |
99 |
19.0 |
|
Kaşar peyniri |
404 |
27.0 |
|
Orta yağlı
dana eti |
190 |
19.1 |
SPORCU BESLENMESİ
Belirli bir sporun yapılması durumunda değişik oranda enerji
harcanmaktadır. Bu uğraşılar sonucunda fazladan kalori ise zayıflama
olacaktır.
|
Spor dalı |
Kalori (kal=kilo kalori) |
|
Futbol |
300-700
kal/saat |
|
Kürek |
250-600
kal/saat |
|
Yüzme |
300-700
kal/saat |
|
Tenis |
300-550
kal/saat |
|
Bisiklet |
400-500
kal/saat |
|
Binicilik |
60-250
kal/saat |
|
Kayak |
450-900
kal/saat |
|
Atletizm |
300 500
kal/saat |
|
Güreş |
400-700
kal/saat |
|
> Anahtar Kelimeler:
Beslenme Nedir,
Yeterli Beslenme Nedir,
Yetersiz Beslenme
Nedir,
Dengeli Beslenme Nedir,
Dengesiz Beslenme Nedir,
Kanserden Vitaminle Korunun,
Beslenmenin Sağlık ve İş Verimine
Etkisi Nedir,
Sağlıklı Beslenme Ömrü Uzatıyor,
En Uzun ve
Sağlıklı Yaşayanlar Japonlar,
Hedef Daha Kaliteli ve Uzun Ömür,
Sağlıklı Yaşamak İçin Hareket Edin,
Yetersiz Beslenme Sigara
Kadar Zararlı,
Sağlıklı Yaşama 4 Adım Nedir,
Sporcu Beslenmesi
Nedir... |
|