Biyoloji, Canlı Bilimi
Ana Sayfa Biyoloji Nedir? Hücre Bilgisi Prokaryotlar Eukaryotlar Ders Notları
ve
Sağlık Bilgileri
Hastalıklar
ve
Tedavileri
Bebek
ve
Çocuk Sağlığı
Biyoloji Sözlüğü Bilim Adamları Sağlıklı Yaşam Cinsel Sağlık BiyoResim Kendini Dene! Arama İletişim

Özlü sözler:

 

BİYOLOJİ İÇİN NELER DENMİŞ?


Canlıları inceleyen bilim dalı.

ÖSS'de bu daldan 12 soru gelir genelde...

Hayatın ve yaşamın rastlantısal olamayacak kadar mükemmel inceliklerle yaratıldığını en güzel şekilde anlatan bilim dalı.

Seçilmiş en sıkıcı bölüm.

Latince bir sürü kelime dahil morfolojisini, sistematiğini ezberlemekle yetinmeyip hayvan bitki börtü böcük dinlemeden her şeyi ezberledikten sonra aklında bir tanesi bile kalmayan ama üniversitelerde okutulan ders. Tabi ki bizim bölümümüzle ilgili yararlı bir çok şeyi de öğreniyoruz. Bu inkar edilemez gerçek. Ama diğerleri saçma değil mi dedirten bölüm.

Eskiden ÖYS varken en zor sorular bu dersten gelir, sözel bir ders olmasına rağmen full yapılamazdı.

Lisede bile pek sevilmeyen sözde sayısal ama içeriğinde sözel ve ezber konuları ile dolu olan sözde pozitif bilimin adı.

"Mikro" versiyonundan sıkça faydalandığım bilim dalı.

%90'ını kız öğrencilerin oluşturduğu bir fen fakültesi bölümü.

Uzaktan zevkli gibi gibi görünen, işin içine girdikçe dallanıp budaklanan, 4 senede bitirene helal olsun dedirten bir bilim dalı.

Duyduğumda ilk aklıma gelen şeyin endoplazmik retikulum olduğu derstir.

Öğrenirken sözel bir ders gibi gelen ama araştırma yaparken analitik zeka ve gözlem yeteneği gerektiren bilim dalı.

Sözel bir ders olmasına karşın neden sayısal bölüm dersidir anlam verebilmiş değilim. Ama çok kolay bir derstir. İyi bir hocadan dinlenilirse, sadece ama sadece kulak dolgunluğuyla hem lisede hem de ÖSS'de ortalamanın üstünde olursunuz. Bir de çalışılırsa tavan yaparsınız.

Allah'ın bütün canlıları incelememiz için bize bahşettiği bilim dalı aynı zamanda bu bilim dalının temeli evrim teorisine dayanmaktadır.

Mantığını çözdüğünüz zaman rahatlıkla sınavdan full çıkarabilinecek ders.

Canı ders çalışmak istemeyen sayısal bölüm öğrencileri arasında yapılan ankette en fuzuli bölüm sorusuna verilen cevabın adı.

Eğer işi bilen tarafından öğretilirse sizi içine çeken ve hayran bırakan bir bilim dalı. Ama devlet okullarındaki bazı hocalar yüzünden çoğu öğrenci sivrisinek vızıltısını bu derse tercih eder.

Lise 1 de görülen bir derstir. İnsanın seçtiği bölüm fen ise lise son sınıfa kadar görülür.

Türkçesi bir yere kadar çekilebilir ama Almanca Biyoloji dünya üzerinde gösterilebilecek en lanet derstir. Uzak durulmalıdır.

Tüm canlıları ve canlılığı inceleyen bilim dalıdır. Cahil ve sonradan görmeler genelde bir ticaret ülkesi olan Türkiye'de tüccarlığı seçerek (doktorluk,mühendislik gibi) bu gerçek bilim dalını kendi zekaları yettiği kadarıyla küçük görmeye çalışırlar. Fakat yurtdışına baktıklarında apışıverirler. Biyolojinin bitki veya üremeden ibaret olduğunu sananlar ise ortaokul vizyonlarından bir adım ileri gidememişlerdir. Oysa ki biyoloji omni bir bilimdir. Var olan her şeyi içine alır. Asıl olan arabanız, müzik setiniz, eviniz değil, asıl olan hayattır. Ve biyoloji hayata ve tüm canlılara aynı saygıyı duyar. Tıp biyolojinin bir alt disiplinidir aslında (yaa ne acı değil mi?). Biyolojinin ilgi alanındaki canlılardan sadece birini inceler (homo sapiens). Her yönüyle sözel bir bilim değildir. Sözel ve sayısalın bir hibrididir.

Fen bilimlerinden çok sözele benzer. Ezber ister.

Fen bilimlerinin ortaya çıkmasını sağlamıştır, müspet bilimleri de içine alır. Öğrenilen kavram ve terimler şekli ve görsel olmadığı için çabuk unutulabilir. Ezber istemez, ilgi ve merak ister. Uzmanlaşmak çok zaman alır keza kümülatif bir bilgidir ama müspet bilimlerdeki ispatlanma ve görelenme olasılığı deney ve gözleme dayandığı için çok da emek ister.

Hiçbir dersin sonuna kadar uyanık kalamadığım tek ders. Derste işlenenlerin farkına ancak sene sonunda varabildiğim ve okuldaki herkesin rahat rahat dinlendiği ders.

Ortaçağ islâm Dünyası'ndaki biyoloji araştırmalarını, bitkibilim ve hayvanbilim çerçevesinde değerlendirilecek olunursa, bu alanların daha çok Aristoteles ve Dioscorides gibi Yunan bilginleri tarafından derlenmiş olan bilgi birikimine dayandırılmış olduğunu söylenebilir. Ancak, bu birikime Müslüman araştırmacıların yaşamış oldukları çevreden edindikleri bilgilerle kişisel gözlemleri de eklemek gerekir. Erken tarihli biyoloji yapıtları, genellikle ansiklopedik bir nitelik taşır. Bunlarda, bitkilerle ve hayvanlarla ilgili yüzeysel gözlemlerin yanı sıra, hikayelere ve hadislere de yer verilmiştir. incelenen bitkiler, daha çok tıbbî bitkilerdir. Hayvanlara ilişkin açıklamaların ise, özellikle at, deve ve koyun gibi gündelik yaşantıyı doğrudan doğruya etkileyen canlılar üzerinde yoğunlaştığı görülmektedir. Bitkibilimle ilgilenenler genellikle doktorlardır; bunlar tedavi sırasında daha çok bitkilerden yapılan ilaçlar kullanılmaktadır. Hayvan türlerinden ve onların yararlarından ve zararlarından söz eden hayvanbilim ise, Aristoteles tarafından kurulmuş ve Ortaçağ islâm Dünyası'nda özellikle Câhiz ile Demirî'nin yapıtları sayesinde tanınmıştır. Ancak Müslüman hayvanbilimcilerin, Yunanlıların bilimsel birikiminden yeterince yararlandıklarını ve hayvanbilimi, mesela bir coğrafya veya bir tıp ölçüsünde geliştirdiklerini söylemek olanaklı değildir. İslâm ülkelerinin zengin bir hayvan örtüsü ile kaplı olduğu, Aristoteles'in Hayvanların Tarihi'nin daha 8. yüzyılın sonlarında Arapça'ya tercüme edildiği ve islâm Hukuku'nun hayvanlara büyük bir ilgi gösterdiği hesaba katıldığında, Müslüman düşünür ve bilginlerin hayvanbilim alanındaki bilimsel kayıtsızlıklarını anlamak oldukça güçtür.

Geliştirilen mikroskop aracılığı ile Malpighi, Leewenhook ve Swammerdan gibi bilim adamları, değişik canlı yapılar üzerinde araştırmalar yapmış ve böylece Hücre Kuramı'nın kurulmasını sağlamışlardır. Ayrıca, Willis, Hooke ve Mayow yapmış oldukları çalışmalar sırasında canlı ve cansız yapıların çok küçük parçacıklardan oluştuğunu ve temel yapılarının benzer olması dolayısıyla işlevlerinin de birbirine benzemesi gerektiğini düşünmüşlerdir.

Doğa bilimlerinden botanik ve zooloji alanlarındaki çalışmalar gelişmiş ve özellikle Darwin'in dedesi Erasmus Darwin ve Lamarck'ın yapmış olduğu araştırmalar sonucunda, yeni bitki ve hayvan türlerinin oluşumunu açıklamaya yönelik Evrim Kuramı'nın temelleri atılmıştır.

Hücrenin yapısı ve işlevlerine ilişkin çalışmalar biyolojiyi büyük ölçüde etkilemiştir. Bunun yanı sıra genetik alanında çok önemli adımlar atılmış ve özellikle son dönemde yapılan araştırmalarla klonlama yöntemine götüren yol açılmıştır. Ayrıca kimyaya dayanan hormon çalışmaları, tarım alanındaki verimi arttırmış ve canlıların kökeni ve evrimiyle ilgili araştırmalar, yeni bilimsel bulgularla güç kazanmıştır.

Kelimelerin çoğunun Latince olmasından ezberlenmesi zor olan derstir.

Kaynak


Fenciler bile zorlanırken bu dersi hiç görmeyen TM'cilere sorulmaması gereken dal.

Şimdiye kadar mantıklı hocasını görmedim.

Zevksiz bir ders, okunması zor bir bölüm.

Bu ders hep benim uykumu getirirdi, hatta millet bana yatmadan önce okusana iğrenç esprisini bile yapardı, biyolojinin sıkıcılığı bence terimlerin çok fazla olmasından kaynaklanıyor, eğer altyapınız iyi değilse ilerledikçe kaçınılmaz olarak batağa saplanırsınız...

Dershanede hocasının bile bana "sakın ha kızım yazma, sonra pişman olursun" dediği, ama vazgeçiremediği, sonra da okuduğuma hiç pişman olmadığım bilim.

En uçtaki derslerden. Ya sevilir ya da nefret edilir. Bilim dalları arasında uğraşması en zevkli olanı, ve ansiklopedilerin kocaman ve ciltlerce olmasını sağlayan her şeyini öğrenmek istediğim uğraş.

Türkiye'de bazı üniversiteler dışında laboratuarsız verilen, ve bu yüzden de hiç kimsenin bir şey anlamadığı, ve yine bu yüzden ezber olduğu sanılan, kendisine haksizlik edilen bilim dalı...

İnsanı "beyni çıkarılmış bir kurbağanın bacağına asit damlatıldığında n'olur?" tarzı sorularla muhatap bırakan, psikopatça ama zevkli ders. Birçok abuk terim barındırdığından kendine nick seçmek isteyenlerin yöneldiği bir bilim dalıdır.

Bir çok alt bölüme ayrılan ve çalışmayla beraber engin bir bellek gerektiren bilim dalı. Hücre biyolojisi bence oldukça güzel bir alt dalıyken botanik bana çok sıkıcı gelmiştir hep.

En zevkli fen dalı.

Hayatın anlamı. En azından anlamı çözmeye en yakın olan şey. Hayatım.

Latincenin işgalindeki bilim dalı. alt kollarının bazıları zooloji (hayvan bilimi), botanik (bitki bilimi), sitoloji (hücre bilimi), histoloji (doku bilimi), ekoloji (çevre bilimi), moleküler biyoloji ve genetik, biyoteknolojidir.

Her alt dal kendi içinde de parçalanarak tamamını öğrenemeyeceğinizi ispatlarcasına genişler. Örneğin botanik alt dal olarak algoloji veya mikoloji(mantar bilimi) gibi birçok kola ayrılır.

Lisedeyken kolay geldiği için pek önemsemediğim, üniversitede okumaya başladıktan sonra fikrimi 180 derece değiştiren bolum ve ders. kazandığımda üzüntüden ağlamıştım, simdi okuduğum için şükrediyorum. ayrıca en zevkli, konusu en geniş olan fen bölümü.

Tanıdığım herkesin tiksindiği, benimse hep en sevdiğim ders olan güzide bilim dalı.

Lisede en sevdiğim ders. Üniversitede okumak istediğim tek bölüm. Öğretmenleri genellikle aşırı titizdir.

Kaynak


Lisede sağlam çektiğimiz fen dersi.

Zooloji ve botanik olmak üzere 2 dalda incelenen canlı bilimi.

ÖSS'de Türkiye ortalaması en düşük olan derstir.

Türkiye'deki üniversitelerin fen fakültesinde okutulan bölüm.

ÖSS'ye hazırlanma sürecinde çoğu öğrencinin kitabının kapağını bile açmadığı bir derstir. Bana göre bir biyoloji sorusu, bir geometri sorusundan daha fazla puan getirir!

Alt dalları arasında entomoloji (böcek bilimi), ornitoloji (kuş bilimi), ihtiyoloji (balık bilimi) gibi binlerce branş olan çok çok geniş bilimdir, güzeldir. Bambaşka dünyaların kapılarını açan bilimdir

Nedense bu dalda tanıdığım tüm öğretmenlerin çok zayıf, narin olduğu ders.

Gençliğimi yiyip bitiren bölüm.

Latince bio=canlı ve logos=bilim kelimelerinden ortaya çıkmış terimdir.

Laboratuarda anlatılan derslerini iple çektiğim derstir .

Çok zor denilmesine rağmen kilit konular iyi anlaşıldığında gayet kolay olan ders. Aslında bu ders diğer fen dersleri arasında üvey evlat gibidir. Çünkü ne fizik kimya gibi sayısaldır, ne de Türkçe ve sosyal bilimler gibi sözeldir.

Üniversitede iki kez almak zorunda kaldığım, ezberle ezberle bitmeyen ders.

Kaynak


Canlıların yapı ve davranışlarını inceleyen bilim dalı... Yunanca Bio=canlı, logos=bilim manasına gelir...

Üniversitede biyoloji okuyanların 4. sınıfta seçtiği 7 farklı kümeden herhangi birinde bir sene boyunca uzmanlaşmayı sağlayan bölümün dalları şöyledir, Biyolojik Oseanografi Kümesi, Çevre Biyolojisi Kümesi, Hücre ve Doku Biyolojisi Kümesi, Moleküler Biyoloji ve Genetik Kümesi, Radyobiyoloji Kümesi, Mikrobiyoloji Kümesi, Biyoteknoloji Kümesi.

Tüm canlıların birbirleriyle ve çevre ile etkileşimlerini,bu etkileşimlerin sebep ve sonuçlarını araştıran, açıklayan "omni" bir bilim dalı.

Lisede en zorlanılan derstir ama bir o kadar da zevklidir konuları...

Kaynak


Bitki ve hayvanların doğma, gelişme, üreme gibi yaşayış evrelerini inceleyen bilim

Tıp'ı kazanamayanların okuduğu bölüm. Ayrıca benim uzmanlık alanım, mesleğim, işim, aşkım, her şeyim.

ÖSS sınavında en çok zorlanılan ama buna karşın çok genel soruların sorulduğu bölüm.

Sayısal dersler arasında olmasına karşılık daha çok ezber ve tekrara dayanan bir ders.

Ömrümü çürüten, gençliğimi yiyip bitme noktasına getirmiş fen dalı. ÖSS'ye giren kimseye tavsiye olunmaz. Çiçekli bitkiler morfolojisi ve sistematiği gibi abidik gubidik isimleri olan derslerle,öğrenci ismi bu kadar uzunsa kesin iyi bir bölüm olmalı gibi ruh haline bürünür.

ÖSS'de en az yapılan fen dalıdır kendileri... Fen dersi olmasına karşın daha çok ezbere dayanır... Rakiplerine fark atmak isteyen bir sayısal öğrencisinin tamamen yapması gereken bölümdür ki bu o kadar da zor değildir...

Kaynak


Bir temel bilim. Canlıyı ve ekosistemi inceler.

Lisede pek çok öğrencinin nefret ettiği bir derstir. Zevki alındıktan sonra gerisi gelir, insanın içinde devamlı merak uyandırır.

Olmasaydı ÖSS sayısalda full çektim diyebilecektim.

ÖSS'de en az net çıkarılan derslerden biridir. Pek zor olmamasına rağmen öğrenciler bu dersi sevmezler.

Lise hayatim boyunca en sevdiğim ders olmakta olup, Türkiye'de geleceği olmadığından dolayı şu anda moleküler biyoloji ve genetik bölümünde olmadığım ders de sayılabilir.

Lisede en sevdiğim derslerden biriydi hatta bir ara genetik seçmeyi de düşünmedim değil. Fakat Türkiye şar

Üniversitede, en zor dersi omurgasız hayvanlar sistematiği olan bölümdür.

En nefret ettiğim ders. Sadece ezbere dayalı. Ezber yeteneğiniz varsa oluyor yoksa ı-ıh

Kaynak


Bitki ve hayvanların doğma, gelişme, üreme gibi yaşayış evrelerini inceleyen bilim.

Pamukta taze fasulye yetiştiriciliği öğretilen ders.

ÖSS'de 12 soru çıkan, ÖSS kitapçığının en arkasında bulunan, genelde sayısal öğrencilerinin haricinde kimsenin bakmadığı ÖSS'de kullanılan bir bilim dalı.

Canlıları inceleyen bilim. Günümüzde yaşayan canlıların yanı sıra sadece fosilleri bulunan eski çağlarda yaşamış canlıları da inceler.

En kapsamlı bilim dalıdır. Biyoloji biliminin; 216 alt bölümü olmakla beraber bu bölümlere gün geçtikçe yenileri eklenmektedir. Biyoloji'nin esas amacı canlılar arasındaki farklılıkları araştırmaktır.
Türkiye'de biyoloji bölümleri 4 yıllıktır. (hazırlık varsa bilemem) ve bu 4 yıl içinde 5 ana alem(regnum) incelenmektedir.

Canlıların evrimi, yeryüzünde dağılımı, anatomisi ve fizyolojisi ile ilgili olarak bütün canlıların üzerinde araştırma yapan bilim dalı.

En zor alt bilim dalı mikolojidir.

Sayısal alanın sosyali olan, matematiksel işlemin çok az olduğu branş.

Öğrencilerinin dersleri kısaltma konusundaki başarısına kimselerin yetişemediği bölüm;
-yarın sınav var
*ne sınavı?
-hayvan!
*peki

Fen bilimleri dersleri arasında en zevkli dalı olan ders; biyoloji

Kaynak


Canlıları inceleyen bilim dalı; tüm loji'lerin buluşma noktası.

Şu yüce alemde var olan
Ne çok canlıyız,
Bir sürü konu yazmışız,
Çalışıp çalışıp anlamamışız..
Dörtlüğüne layık olmasa da kendisine itham ettiğimdir, bu saatten sonra aramız düzelse de kar etmeyen beni kaybeden, geçmişimde net kaybettiren, tüm biyolojili ders programları dönemimce de kahreden daldır derstir, candır, hayattır.

Hayatiyet ilmi... Hayata makro düzeyde ekoloji ile mikro düzeyde ise moleküler biyoloji ile bakanların buluşma noktasıdır.

Kaynak


Lise hayatım boyunca işkenceli olarak geçtiğim, sevmeye çalıştığım bölümüm.

An itibariyle sevmesem de geleceğime dair umutlarımı köreltse de okumaya devam ettiğim bölüm. Ayrıca bölümü okumak isteyenlere uyarı; çabuk tiksinen, hayvanlara dokunamayan biriyseniz uzak durun.

Derslerin ezbere dayandığı, insanların bazen sıkıldığı ama çoğu zaman güldüğü , kankalarla dolu olan bir bölüm ya da bir ders.

Böcük möcük kesip biçme hayalleriyle okuduğum bölüm.


Büyük hayallerle geldiğim ama mezun olunca , hiçbir şey olacağımı ; sadece biyolog olacağımı öğrendiğim bölümüm...

Canlıları ve canlılığın her türünü inceleyen bilim dalı. 1.5 senemi doldurduğum sevdiğim bölümüm. İlginç hocalarımız, arkadaşlarımız var ama güzel be seviyorum. Meslektaşlara da başarılar diliyorum buradan. Bir gün biyoloji öğrencileri buluşması yapabiliriz.

Birinci senemi geçirdiğim bölüm. Dersleri hayallerimi suya düşürmekle birlikte, hayvan kesip biçme isteğiyle okula hevesle gidip gelenleri hayal kırıklığına uğratan, an itibariyle bitkiden başka bir şey görmediğimiz, bulundurduğu kız mevcudu nedeniyle hemşireliği aratmayan fen fakültesine bağlı lisans programı.

Dirim bilimi.

Kaynak


Her sayısal öğrencisinin kabusudur.

Önceden sözel bölümde okutulan ve daha sonra sayısal bölüme geçirilen ders.

Sınavlarda başarı oranı en düşük derslerdendir.

En fazla hatunun bulunduğu bölümlerden biridir.

Konsantre olunamadığında kişisine, herhangi bir sınavda acayip patlayan ders. Misal, ÖSS'de genel olarak 'hade bi girem bari, pazarım da boşa gitmesin' diye düşünen insanlarla aynı salondaysanız ve gürültüde konsantre probleminiz varsa ve de sayısalcıysanız Türkçe paragraf ve biyoloji size patlayacaktır, geçmiş olsun.

Bilimlerin kraliçesi diye tabir edilir.

Kaynak


Lanet bir ders.

İnsanı inceler,

Lanet bir bölüm.

Zevkli bir ders, mitokondri, golgi aygıtı gibi otantik isimler öğreniyorsunuz. Bilimsel demeliydik değil mi?

Kabaca şöyle tanımlanabilir; canlıları, canlıların birbirleriyle ve çevreleriyle ilişkilerini inceleyen bilim dalı.

Genelde güzel kızların okuduğu, üniversitedeki en popüler mekanlardan birinin adı.

Bir türlü çözmeyi başaramadığım ama konu itibarıyla güzel olan ders.

Çok çalıştıktan sonra sınavdan düşük aldığım tek ders

Öğrenmesi güzel olan, ancak ezberi her ezber dersi gibi nefret ettiren bilim dalı.

O kadar çalışmama rağmen bir türlü başarılı olamadığım ders.

Beni endoplazmik retikulum kelimesini söylemek zorunda bırakan ve sayısal bölümde olmasına rağmen bu kadar gereksiz sözel olan rezalet ders.

Dışarıdan bakıldığında ne kadar kafa karıştırıcı görünse de dibine daldığında, birbiriyle olan muhteşem bağlarını idrak ettiğinde, olayının sadece ezber değil, ezberin sadece araç olduğu anlaşıldığında güzelliği görülen, ağzı üç santim açık bırakan bölümdür.

Öğretmen: Heteratrop nedir çocuğum?
Öğrenci: Allah'ın işine karışılmaz hocam

Öğretmen: Bitki güneş enerjisini alır ve onu oksijen haline getirir.
Öğrenci: Bak rabbimin işine, peki hocam buda mı tesadüf?

Profesör: Söyle bakalım doktor Faruk nedir?
Ben: Östrojen
Profesör: Yok o değil o hormon, ben bezlerden soruyorum
Yanımdaki kız: Östrojen ya
Ben: Östrojen
Profesör: Evladım daha o konuya gelmedik, ben size östrojeni göstermedim
Ben: Tamam
Profesör: Ben sunu soruyorum bak (şöyle yapar böyle olur uzunca anlatır hoca...)
Ben: Östrojen
Profesör: Yar saçların lüle lüle, Faruk sana güle güle.

Kaynak


Botanik, zooloji gibi alt dallara ayrılan, canlıları inceleyen bilim dalı.

Gördüğüm bir yıl içinde anladığım kadarıyla Latincenin büyük yer tuttuğu ayrıntı ve ezbere dayalı bilim...

Hayatın gizemleri, tarihteki tüm insanları etkilediğinden; insanın fiziksel yapısı, bitkiler ve hayvanlar hakkındaki araştırmalar tüm toplumların tarihlerinde yer bulur. bu kadar ilginin bir kısmı, insanların hayata hükmetme ve doğal kaynakları kullanma isteğinden gelmektedir. soruların peşinden koşmak, insanlara, organizmaların yapıları hakkında bilgi kazandırdı ve de yaşam standartları, zamanla yükseldi. İlginin bir diğer kısmı ise, doğayı kontrol etme isteğinden çok, onu anlama isteğinden gelmektedir. bu araştırmaların ilerletilmesi, bizim dünya hakkındaki düşüncelerimizi değiştirmiştir.

Biyolojinin; botanik, zooloji ve tıp gibi birçok dalı eskidir. ancak, bunları tek bir kategori altında toplayan "biyoloji", ancak 19. yüzyılda ortaya çıkmıştır. bu bilimin gelişmesiyle, bilim adamları, bütün yaşayan varlıkların, ortak bazı özellikler taşıdıklarını anlamışlardır. bu nedenle de varlıkların bir bütün içersinde incelenmesinin yararlarını kavramışlardır. biyoloji, günümüzde, en önemli bilim dallarından biridir: tüm dünyadaki biyoloji ve tıp dergilerde, yıllık bir milyon makaleden fazla yayımlanmaktadır. Aynı zamanda, biyoloji, tüm dünyadaki okullarda öğretilen ana derslerden biridir.

Biyoloji, bu kadar fazla konuyu kendi kapsamı altında topladığı için birçok dallara bölünmüştür. organizma türüne göre bu bilim dalını bölen yöntem; bitkileri inceleyen botanik, hayvanları inceleyen zooloji ve son olarak da mikroorganizmaları inceleyen mikrobiyolojiyi ana dallar olarak alır. bazı bölme yöntemleri ise, incelenen organizmaların derecesine göre bu ayrımı yapmaktadır: bu sistem; hayatın temel kimyasını inceleyen moleküler biyolojiyi, hayatın temel yapı taşları olan hücreleri inceleyen hücre biyolojisini, organizmaların iç organlarını inceleyen fizyolojiyi ve organizmaların ilişkilerini inceleyen ekolojiyi, biyolojinin ana dalları olarak kabul eder.

Biyolojinin tarihi şöyle gelişmiştir: Biyolojinin tek bir bilim dalı olarak ortaya çıkması 19. yüzyılda olmuşsa da, biyolojik bilimlerinden, tıp gelenekleri ve doğa tarihiyle ilgili olanlarının izi Greklere kadar sürülebilir. Rönesans ve keşif çağı'nda, deneyciliğin tekrar revaçta olması, bilinen organizmaların sayısının da hızla artmasıyla, biyolojik düşünceyi geliştirdi; vesalius, fizyolojideki dikkatli gözlemin artmasını başlattı ve carolus linnaeus, georges-louis leclerc, comte de buffon gibi adamlar hayatın çeşitliliğini anlamak, fosil kayıtlarında bulunmak ve organizma davranışlarını incelemek adına kavramsal çalışmalar başlattı. mekanik felsefenin güçlenmesiyle doğa teolojisinin önem kazanması da doğa tarihinin gelişmesi açısından bir etkide bulunmuş olabilir.

18. yüzyılda, biyolojinin çoğu dalı - botanik, zooloji ve jeoloji - profesyonelleşmeye başladı ve bu bilimsel anlamda bir dal olmaları yolundaki adımları hızlandırdı. ancak yine de 1800'lerin sonuna kadar bu işlem tamamlanmadı. antoine lavoisier ve diğer fizikçiler, fiziksel ve kimyasal teorilerle hayvansal ve hayvansal olmayan âlemleri birleştirmeye başladı. 19. yüzyıla doğru gidildikçe, alexander von humboldt gibi kâşif-doğacılar, organizmaların aralarındaki ilişkileri ve bu ilişkilerin bulundukları ortama göre nasıl farklılık gösterdiklerini inceleyerek Biyocoğrafya, ekoloji ve etoloji gibi bilim dallarını başlattı. çoğu doğacılar, organizmaların değişmediği fikrini reddetmeye başlayıp soy tükenmesi ve türlerin değişebilmesi gibi fikirlere sıcak bakmaya başladı. embriyoloji ve paleontoloji gibi yeni alanlarla bu tarz tutumlar birleşince charles darwin'in doğal seleksiyon yoluyla meydana gelen evrim teorisi ortaya çıktı. 19. yüzyılın sonu; hayatın kaynağı ve hastalıklara mikroorganizmaların neden olması konularında tartışmalar, sitoloji, bakteriyoloji ve fizyolojik kimya gibi alanlara şahitlik yaptı. ancak yine de kalıtım konusu tamamıyla bir gizemdi.

20. yüzyılın başında, gregor mendel'in çalışmaları, thomas hunt morgan ve öğrencileri tarafından genetiğin hızla gelişmesini sağladı. 1930'lara gelindiğinde nüfus genetiği ve doğal seleksiyonun birleşimi, modern evrim sentezinin ve evrim biyolojisinin ortaya çıkmasını sağladı. özellikle de james d. watson'la francis crick'in dna'yı 1953'te keşfetmesinin ardından birçok dal gelişti. genetik kodun kırılmasının ve merkezi dogmanın (central dogma) kurulmasının ardından, biyoloji; ekoloji, etoloji, [[sistematik] paleontoloji, evrimsel biyoloji, gelişim biyolojisi ve diğer organizmalarla ilgili dalları kapsayan organizma biyolojisi ile hücre biyolojisi, biyofizik, biyokimya, nörobiyoloji, immünoloji ve birçok benzer dalı kapsayan moleküler biyoloji olarak ikiye ayrıldı. 21. yüzyılın başına gelindiğinde bu kadar ayrı parçanın oluşturduğu karışıklık ve anlaşmazlık geçmeye başladı. organizmal biyologlar moleküler teknik ve fikirlere, moleküler biyologlar da genler ve doğal çevre arasındaki fikirlerle genetik kalıtımla ilgili fikirlere önem vermeye başladı.

Biyoloji, bilgiye ulaşmak için bilimsel metodu kullanır. bilimsel teoriler, bilimsel gözlemlere dayanır ve bu teoriler, yeni araştırmalarla bazen geliştirilirler. bilimsel teoriler aynı zamanda, daha gözlenmemiş bir fenomenin tahmin edilebilmesi için de kullanılabilirler. biyolojik sistemler, bazen sistematik olarak modellenirler; ancak yine de - diğer bilim dallarında da olduğu gibi - teoriler sadece matematik kullanarak açıklanmazlar.

Biyolojik bilimler, birkaç temel ilkenin altında toplanılabilirler: evrensellik, evrim, çeşitlilik, devamlılık, genetik, homeostasis, ve etkileşimler.

Kaynak


İnanılmaz eğlencelidir... Çoğu doktor biyoloji dersinde ilk defa koyun kalbiyle uğraştıkları günün mesleklerini seçmelerine sebep olduğunu söyler... Bende de aynı durum vardır.. Aynı zamanda insanın din olgusuna da yakınlaşmasına sebep olur bunun nedeni de mükemmeliyettir...

Bölümü bitirildiğinde morg görevlisi, otopsici olunabilinir. Dalga geçenlere de işiniz düşerse beklerim denilir.

Kaynak


Canlılarla içli dışlı olan bölüm. Kendi altında dallara ayrılır. Mikrobiyoloji, ekoloji, viroloji, immunoloji... gibi.

Kaynak


Üniversitede bölüm okuyanların en çok bitirince ne olacaksın sorusuna maruz kaldıkları, ilk yıl solucan, balık, kurbağa ve fare kesip inceledikleri aslında çok zevkli fakat sevilmeden okunmayan bir bilimdir.

Kaynak


ÖSS'de Biyoloji Korkulacak Bir Ders mi?

Yeni ÖSS Sisteminde Biyoloji'nin Yeri

2000li Yılların Bilimi: Biyoteknoloji

21. Yüzyılda Yeni Bir Konu: Klonlama

Biyoloji Dersinde Başarılı Olmak Zor mu?

Bilimsel Bir Proje Nasıl Hazırlanır?

> Anahtar Kelimeler: Sözlük Nedir, Biyoloji İçin Neler Denmiş, Biyoloji Nedir, Biyoloji Dersi Nedir, Biyoloji Dersi Muhabbetleri Nasıldır, uludagsozluk Nedir, sozluk.sourtimes Nedir, bilgisozluk Nedir, privatesozluk Nedir, zamane-sozluk Nedir, netsozluk Nedir, birebir Nedir, deusozluk Nedir, iusozluk Nedir, eksisozluk Nedir, fenersozluk Nedir, izmirsozluk Nedir, aaalsozluk Nedir, mrmrsozluk Nedir, sdu-sozluk Nedir...

Önceki Sayfa

Biyolog Esra YILDIRIM
CanliBilimi.Com Yöneticisi

Ana Sayfanız Yapın l Sık Kullanılanlara Ekleyin
Tüm Hakları Saklıdır 2008 © www.canlibilimi.com

Biyoloji | Felsefe | Korku | Mankenler | Süper Resimler

Yasal Uyarı | Biyoloji Nedir? | Hücre Bilgisi | Prokaryotlar | Eukaryotlar | Ders Notları ve Sağlık Bilgileri | Hastalıklar ve Tedavileri | Bebek ve Çocuk Sağlığı | Biyoloji Sözlüğü | Bilim Adamları | Sağlıklı Yaşam | Cinsel Sağlık | BiyoResim | Kendini Dene! | Haberler ve Yazılar | Ders Videoları | BiyoKafe | Tez Bankası | Başöğretmen Atatürk | ÖSS'de Çıkmış Biyoloji Soruları | Biyoloji Hakkında Genel Bilgiler

Felsefeye Giriş - Felsefe Dersleri - Felsefe Akımları - Felsefe Tarihi - Filozoflar Tarihi - Okuma Odası - Felsefe Sözlüğü - Sosyoloji - Psikoloji - Arkeoloji - Antropoloji - Cinsellik - ÖSYM - MEB - ÖSS Biyoloji Dersleri - Tez Bankası - Başöğretmen Atatürk - Atatürk Müzeleri - Atatürk'ün En Sevdiği Şarkılar - Kene - Kırım Kongo Kanamalı Ateşi - KKKA Nedir? - Bebek ve Çocuk Sağlığı - TC Kimlik Numarası - Vergi Numarası - SSK - Bağ-Kur - Emekli Sandığı - Telefon Rehberi - Üniversiteler - Yükseköğretim Kurulu - ÖSYS Sonuçları - KPSS Sonuçları - ALS Sonuçları - DGS Sonuçları - ÜDS Sonuçları - KPDS Sonuçları - ALES Sonuçları - Diğer Sınav Sonuçları - Universiade 2011 - Önemli Telefonlar - Alan Kodları - Ülke Kodları - Atatürk Üniversitesi  -  Fen - Edebiyat Fakültesi - Biyoloji Bölümü