|
BİYOLOJİK SAVAŞLAR

İnsanoğlunun üretme, şaheserler meydan getirme yeteneği olduğu gibi, belki
bundan daha fazla tahrip yeteneği var. Çünkü tahrip yapmaktan çok daha kolaydır.
Bilimsel çalışmalar geometrik hızla ilerlemekte ve başarılarla insanoğlunun başı
dönmektedir. Yapılan keşiflerin pek çoğu doğru amaçlarla kullanıldığında
insanoğluna hizmet verirken, bilimsel güç yanlış ellere geçtiğinde, yanlış
amaçlarla kullanıldığında tahribata neden olmaktadır. İçinde yaşadığı ekosistemi
etkileyerek onaran veya tahrip eden tek canlı insandır.
Virüsler, bakteriler, yosunlar ve mantarların büyük çoğunluğu faydalıdır. Ama
bazı türleri çeşitli hastalıklara neden olabilmekte ve hatta bu hastalıklar
ölümcül olabilmekte, salgın durumlarda kitlesel ölümlere de neden
olabilmektedirler. Bu organizmaların hastalık yapma gücü (virulans) artırılarak
biyolojik silah olarak da kullanılabilmektedirler. Biyolojik savaş canlılarda
hasara neden olmak veya öldürmek amacıyla, biyolojik maddelerin kullanılması
demektir.
Biyolojik savaş yeni bir durum değildir. Tarihte ilk kez Kafka limanında
Cenevizlilere karşı biyolojik savaş kullanılmıştır. Tatarlar, Ceneviz kalesini
kuşatmışlar ve veba etkeni taşıyan pireleri barındıran ölü fareleri
mancınıklarla kale üzerinden şehre atmışlardır. Bu sayede Cenevizliler salgın
hasatlıklara yenik düşerek teslim olmuşlardır.
İngilizler çiçek hasatlığı etkeni olan virüslerin bulaşmış olduğu battaniyeleri,
Amerika'da yerlilere (kızılderililere) hediye ederek pek çok yerlinin çiçek
hastalığından ölümüne neden olmuşlardır.
Japonlar 1932 yılında Çin'in bazı bölgelerine şarbon, kolera, şigella,
salmonella ve veba hastalığı etkenini bulaştırmış ve on binin üzerinde insanın
ölümüne neden olmuşlardı.
Biyolojik silahlar suikastlarda da kullanılmıştır.
Biyolojik silahlar; üretim kolaylığı, sadece organizmaya zarar vermesi, kısa
sürede ve kolayca yayılması gibi sebeplerle bir çok ülkenin dikkatini çekmiş ve
bu konuda araştırmalar yapmışlar ve yarışma içerisine girmişlerdir. Ancak 1972
yılında Cenevre'de yapılan uluslar arası toplantıda biyolojik silahların
geliştirilmemesi, kullanılmaması, stoklanmaması ve temin edilmemesi üzerinde
anlaşmaya varılmıştır. Buna rağmen bazı ülkelerin veya grupların bu çalışmaları
devam ettirdiklerini daha sonraki bazı olaylar göstermiştir.
Biyolojik silahlar insanoğlu için bir yıkım olabilir. Çünkü mikroorganizmaların
bazıları genetik yapısını değiştirerek virulansını artırabilmek ve kontrolden
çıkabilmektedir. AIDS, sars gibi bazı hastalık etkenlerinin de bu tür
çalışmaların ürünü oldukları şüphesi vardır.
Mikroorganizmaların pek çoğundan insanoğluna hizmet edecekleri yönde yararlanmak
mümkünken, bu yönde yapılan çalışmalar insanın tahrip gücünün de yüksek olduğunu
göstermektedir. Biyolojik silahlar bir çok masum insanın ölümüne neden olmuştur.
Biyolojik silahların üretiminin tamamen durdurulması ve bu konuda geçerliliği
daha fazla olan anlaşmaların ve çalışmaların yapılması gerekmektedir. Bu amaçla
özellikle ülke dışından alınan ilaç ve gıda maddelerinin çok iyi analiz edilmesi
gerekir.
Hikmet Tozkoparan
Özel Samanyolu Lisesi
Biyoloji Öğretmeni
|
> Anahtar Kelimeler:
Biyolojik Savaşlar Haberi,
Biyolojik Savaşlar Yazısı,
Biyolojik Savaşlar Videosu,
Biyolojik Savaşlar Vidyosu,
Biyolojik Savaşlar İzle,
Biyolojik Savaşlar Seyret,
Biyolojik Savaşlar Oku,
Biyolojik Savaşlar Haberi,
Biyolojik Savaşlar Yazısı,
Biyolojik Savaşlar Videosu,
Biyolojik Savaşlar Vidyosu,
Biyolojik Savaşlar İzle,
Biyolojik Savaşlar Seyret,
Biyolojik Savaşlar Oku,
Biyolojik Savaşlar Haberi,
Biyolojik Savaşlar Yazısı,
Biyolojik Savaşlar Videosu,
Biyolojik Savaşlar Vidyosu,
Biyolojik Savaşlar İzle,
Biyolojik Savaşlar Seyret,
Biyolojik Savaşlar Oku... |
|