|
BOŞALTIM SİSTEMİ NASILDIR?

Hayatta kalmanın normal sonucu olarak vücuttaki her hücre birtakım artık
madde üretir. Bu artıklar fazla su, tuzlar, karbondioksit ve üredir. Bu
zararlı ve işe yaramayan maddelerin vücuttan atılmasına boşaltım denir.
Organizmada boşaltımla görevli bütün organların veya yapıların meydana
getirdiği sisteme boşaltım sistemi denir. Boşaltım sistemi edilgin
değildir; aksine inceden inceye düzenlenmiştir.Boşaltım sisteminin en
önemli görevi, birtakım artık maddeleri atarak organizmadaki hücrelerin
yaşamasına uygun ve dengeli bir iç ortamın (HOMEOSTASİ) devamını
sağlamaktır. Bilindiği gibi tüm canlılar hareket ve çeşitli faaliyetleri
sonucu birtakım yan ürünler denilen, farklı ve hücre veya organizmada
durması olumsuz etkiler yaratacak maddeler ve bileşikler meydana
getirir. Bunların etkisi olmayacak bir yere atımı ise boşaltım
sisteminin işlevidir.
İlk başta boşaltım genel anlamıyla CO2, NH3, H2O, azotlu diğer maddeler,
madensel tuzların atımıdır. Boşaltım sadece böbrekler ile değildir;
rektum, anüs, burun delikleri, deri de görev alır. Direkt ve dolaylı
(kan dolaşımı yardımıyla, lenf sistemi yar., deniz suyu) boşaltım olarak
ayrılabilir. Direkt atıma örnek olarak sudaki bir hücreli canlı hücre
zarından boşaltımı gerçekleşir. Dolaylı atımda süzme ve atım işlemi ile
görevli birer organ daha yer alır.
Su, suda yaşayan canlılar tarafından sadece idrarla atılırken, karada
yaşayan canlılarda solunum, terleme, idrarla atılır. CO2, solunum ile,
madensel tuzlar idrar ve terle atılır. Azotlu atıklarsa zehirli
atıklardır; kimi canlılarca ayrıştırılarak atılırlar.
Ürik asit > Alantoin > Alantoik asit > Üre > Amonyak
Organizma sistemi yükseldikçe boşaltımda azotlu atıklar farklı şekilde
atılırlar. İnsanda, kuşlarda, sürüngenlerde, ikikanatlılardan başka
böceklerde ürik asit olarak; ikiçenetli yumuşakçalarda ve kabuklularda
amonyak olarak dışarı verilir. Evrimle birlikte enzimsel organların
azalması organizmayı, amonyağın kan içinde dolaşımına karşı gittikçe
daha iyi korunmaya yöneltmiştir.
Bütün bu konular arasında Diyaliz aleti bu işlevlerin yerine gelmediği
insanlar için geliştirilmiş, çağımızda yaygın bir cihaz olarak
kullanılmaktadır.
BOŞALTIM SİSTEMİNİN İŞLEVLERİ
Boşaltım sisteminin ana görevi vücutta meydana gelen artık maddelerin
kandan süzülerek vücuttan atılmasını sağlamak ve organizmadaki
hücrelerin yaşamasına uygun ve dengeli bir iç ortamın devamını
sağlamaktır. Bu artık maddeler fazla su, tuzlar, ürik asit, ve üredir.
Boşaltım sisteminin diğer bir işlevi ise kandaki yararlı madde kaybını
önlemektir. Bu işlem böbrekteki geri emme yoluyla gerçekleşir. Süzme
işlevi sırasında kandan ayrılan yararlı maddeler (glikoz, aminoasitler,
inorganik tuzlar) ve su geri emilerek tekrar kana verilir. Boşaltım
sisteminin son işlevi ise kanın bileşimi ile doku sıvısındaki su ve tuz
miktarını düzenlemektir.
BOŞALTIM SİSTEMİNİN DİĞER SİSTEMLERLE İLİŞKİSİ
Solunum sisteminde akciğerler, nefes alıp verme yoluyla karbondioksiti;
deri de terleme yoluyla biraz fazla suyu, tuzu ve üreyi dışarı atarak
boşaltımın bir bölümünü yaparlar.
Sindirim sistemindeki kalın bağırsaklar da sindirilememiş besinlerin
posalarının dışarıya atılmasını sağlar. Boşaltım sistemiyle doğrudan
ilişki içinde olan sistem dolaşım sistemidir. Boşaltım sistemi, dolaşım
sistemindeki dolaşım sıvısı kanın sürekli aynı dengede kalmasını sağlar.
Böylece vücudumuzun iç dengesi (HOMEOSTASİ) sağlanmış olur.
BOŞALTIM SİSTEMİNİ OLUŞTURAN ORGANLAR
Boşaltım sistemini oluşturan organların başında süzme ve geri emme
işlemini yapan böbrekler gelir. Böbreklere ek olarak, böbrekleri idrar
torbasına bağlayan artıkların geçtiği idrar kanalı (üreterler), artık
maddelerin biriktirildiği idrar kesesi ve bunların vücuttan dışarıya
atıldığı idrar yolu (üretra) boşaltım sistemindeki diğer organlardır.
Boşaltım sistemini oluşturan organların dışında boşaltım fonksiyonu olan
diğer yardımcı organlar akciğerler, deri ve kalın bağırsaklardır.
Boşaltım sisteminde artık maddelerin izlediği yol şöyledir: Böbrekler ->
İdrar kanalı -> İdrar kesesi -> İdrar yolu.
BÖBREKLER
Boşaltım sisteminin ana organı böbreklerdir. Fasulye tanesi şeklinde
10-15 cm uzunluğunda karın boşluğunun arka tarafında, bel hizasında ve
omurganın iki yanında yer alır. Böbreğin ana görevi vücutta bulunan
kimyasal maddeleri temizlemektir. Böbreklere birer atardamar, birer
toplardamar
olmak üzere iki damar bağlanır. Artık madde taşıyan kan böbreğe
atardamar yoluyla girer ve böbrekte süzüldükten sonra arındırılmış
olarak toplardamar yoluyla çıkar. Bir üçüncü damar da idrar kanalı (üreter)
böbreklerden aldığı artık ürünleri idrar kesesine taşır.
BÖBREĞİN YAPISI
Böbrek dıştan içe doğru kabuk (korteks) ve bunun altında yeralan bir öz
(medulla) bölgesinden meydana gelmiştir. Böbreğin tam ortasında, idrar
kanalına (üretere) bağlanan huni şeklinde bir havuzcuk (pelvis) bulunur.
Nefronlardan süzülen artık maddeler bu havuzcuğa boşalırlar. Böbreğin
kabuk bölgesinde üre ve atık ürünlerin süzülmesini sağlayan nefronlar
yeralır. Böbreğin işlevini sağlayan temel bölümü nefronlardır. Öz
bölgesinde ise nefronların uzantısı olan henle kanalı ve idrar toplama
kanalı bulunur.
NEFRONLAR
Böbreğin işlevini sağlayan ana bölümü böbreğin boşaltım birimi olan
nefronlardır. Her nefron bağımsız süzme ünitesine sahiptir. Nefron:
Malpigi cisimciği (glomerulus + bowman kapsülü) + henle kanalı (U
kanalı) + boşaltım kanalı (kıvrımlı boru) dan oluşmuştur. Her bir nefron
kendi kılcal kan damarlarına aahiptir. Buna ek olarak her nefron
kendi idrar toplama kanalına sahiptir. Malpigi cisimciğinin bir bölümünü
oluşturan glomerulus kılcal kan damarı yumağıdır. Diğer bölümünü
oluşturan bowman kapsülü ise boşaltım kanalının yarımay şeklindeki
kapalı ucudur. Boşaltım kanalı, böbreğin öz (medulla) bölgesine inerek
henle kanalını (U borusu) meydana getirir. Tekrar kabuk bölgesinde çok
kıvrımlı bir hal alır ve sonra idrar toplama kanalına bağlanır.
Nefronların en önemli kısımları böbreğin kabuk bölgesinde yer alır.

BÖBREKLERİN İŞLEVLERİ
Böbreklerin üç temel işlevi vardır.
1- Kanda bulunan artık kimyasal maddeleri süzerek kanı temizlemektir.
2- Süzme işlemi sırasında kandan ayrılan yararlı maddeleri (glukoz,
aminoasitler, inorganik tuzlar gibi) geri emme ile tekrar kana
kazandırmaktır.
3- Kanın bileşimi ile doku sıvısındaki su ve tuz miktarını
düzenlemektir.
SÜZME İŞLEVİ
Böbreğin ana görevlerinden birisi, metabolizma ile meydana gelen artık
maddeleri süzmektir. Süzme işlemi malpigi cisimciğinde, yani glomerulus
kılcalları ile bowman kapsülü arasında gerçekleşir. Kan nefrona
girdiğinde glomerulus olarak bilinen 50 kadar kılcaldamar ağına akar.
Glomerulus kılcallarındaki kan plazmasının bir kısmının, yüksek kan
basıncı nedeniyle bowman kapsülüne geçmesine süzme işlemi denir. Bowman
kapsülüne geçen sıvıda inorganik tuzlar, glukoz, üre ve su gibi maddeler
bulunur. Sıvının glomerulustan bowman kapsülüne geçme hızına, böbreğin
süzme hızı denir. Süzme hızı, sağlıklı bir insanda dakikada yaklaşık 125
ml,
günde 180 litredir. Bu hız kan basıncına bağlıdır. Bir insanda yaklaşık
4-6 litre kan olduğuna göre vücudumuzdaki kan plazması, bir günde
yaklaşık 30 defa böbreklerimizden geçmektedir.
GERİ EMME İŞLEVİ
Böbreğin işlevi kandaki süzme işlemi ile tamamlanmamaktır. Eğer süzme
işleminden sonra süzülen sıvı dışarı atılsaydı, vücut suyunun 4 katı
kadar su ve yararlı maddeler de kaybedilmiş olacaktı. Aynı zamanda
süzülen sıvının içersinde dokularımız için yararlı olan maddeler
(aminoasitler, inorganik tuzlar, glukoz ve doku sıvısı) de atılmış
olacaktı. Bunun engellenmesi için böbrekte "geri emme" gerçekleşir.
Bowman kapsülündeki süzüntü sıvı, nefronun kıvrımlı boşaltım
kanalcıklarına ve henle kanalına geçer. Bu kanallarda akan süzüntü
sıvısının büyük bir kısmı, glukoz, aminoasitler ve bazı inorganik tuzlar
geri emilir. Geri emilme olayı osmos ve aktif taşıma ile gerçekleşir.
Emilen sıvı, kanalcıkları saran kılcal kan damarlarına geri verilir ve
böylece kana karışırlar. Bowman kapsülüne geçen sıvının %99 undan
fazlası (125 ml'lik sıvının 124 ml'si geri emilir) tekrar kana döner.
Geri emilmeden kanalcıklara geçen süzüntü, bir miktar su, üre ve ürik
asit gibi artık maddelerin karışımı olan idrarı oluşturur. İdrar öz
bölgesindeki idrar toplama kanallarından havuzcuğa boşalır, oradan da
idrar kanalı ile idrar torbasına atılır. İdrar torbasında biriktirilen
idrar, zaman zaman idrar yoluyla dışarı atılır.
DÜZENLEYECİ İŞLEV
Böbrekler, kanın kimyacısı gibidirler. Kanın bileşimi ile doku
sıvısındaki (ak kan) su ve tuz miktarını düzenlemede görev yaparlar.
Böbrek bu düzenleme görevini yapmadığı zaman, hücrelere daha fazla su
girer veya hücrelerden aşırı derecede su çıkar. Yani vücudumuzun dengesi
bozulurdu. Böbreklerimiz, vücudumuzun dengesinin bozulmaması için
boşaltım sistemi ile atılan ve geri emilen sıvı ve maddeleri düzenleyici
bir özelliğe sahiptir. Böbreklerin bu işlevlerini yerine getirmesinde
antidiüretik denilen hipofiz hormonu çok önemli rol oynar. İçilen bir
bardak su, sindirim sistemi tarafından hemen kana geçirilir. Sonuç
olarak kandaki su oranı fazlalaşır. Eğer böbreklerimiz olmasaydı,
kandaki fazla su, basınçla hücre ve dokulara geçerek vücudumuzun
şişmesine neden olurdu. Kandaki su oranı artarsa, böbrekte geri emilme
ile kana geçen su miktarı azalır ve fazla su, idrar olarak dışarıya
atılır. Eğer kandaki su oranı az ise, geri emilme ile kana geçen su
miktarı artar, böylece kandaki su oranı dengede tutulmuş olur. Aynı
işlem tuz için de geçerlidir. Eğer kandaki tuz miktarı artarsa,
böbreklerden geri emilme yoluyla kana geçen tuz miktarı azalır ve fazla
tuz idrarla dışarıya atılır. Eğer kandaki tuz miktarı az ise, geri
emilme ile kana geçen tuz miktarı artar.
BİR HÜCRELİLERDE BOŞALTIM
Özellikle difüzyon, ozmos ve sonra kontraktil koful yoluyla boşaltım
yapılır. Öglena ve terliksi hayvanda kontraktil koful boşaltımı yer
alır. Bu koful, hücre içine hücrenin yaşadığı su ortamından gelen fazla
suyu atarak görev yapar. Yıldız şeklinde kanatları vardır. Etrafındaki
suyu topladıktan bir süre sonra dolan koful kasılarak peliküladan dışarı
atar ve eski boş haline tekrar döner.
BİTKİLERDE BOŞALTIM
Bitkilerde boşaltım yapraklar ve köklerde olur. Fakat bitkilerin
yaşadığı ortama göre de değişiklik gösterir. Kara bitkilerinde stomalar
fazla suyu atarlar, bazı kara bitkileriyse bu terleme işini su savağı
denilen yerden damlalar halinde minerallerle birlikte atarlar. CO2
stomalardan havaya bırakılır. Su bitkilerinde mantıksal olarak
düşünürsek hiçbir su ve boşaltım sorunu yaşanmaz. Difüzyon ve ozmosla
maddelerin atımı sağlanır. Bazı bitkilerse toprağa kökleriyle verdikleri
maddelerle atımı gerçekleştirirler.
Çöldeki bazı bitkiler çölün bol mineralleriyle oluşturdukları
bileşiklerle yapraklarında hidrokarbon türevleri çıkarırlar. Bu
hidrokarbon güneşte tepkimeye girerek bitkinin yanmasına neden olur
fakat bundan önce tadının acı olduğunu anlayan otçul hayvan bitkiyi
yemez. Bu boşaltım sistemi aynı zamanda savunma sistemidir. Bir diğer
boşaltım şekli ise maddeleri dışarı atmadan organizmayı ondan ayırarak
veya zararlı maddelere dönüşümü biriktirmedir.
OMURGASIZLARDA BOŞALTIM
Difüzyon ve ozmos da burada süngerler ve sölenterde geçerli bir boşaltım
türüdür. Diğerlerinde ise özel olarak alev hücreleri, malpigi ve
nefridyumlar yer alır.
Planarya difüzyon ve ozmosla boşaltımını yaparken özellikle alev
hücrelerinden oluşan yapılar kullanırlar. Alev hücrelerinin her biri bir
tüp içinde ve boşaltım kanalına bağlı olmakla geniş bir de uç kısımdan
oluşur. Bu uç kısımda tüpe uzanan siller vardır. Atım amacıyla bu siller
titreşirler. Dıştaki su içeri girerken, içteki maddeler dışarı çıkar.
Yer solucanı, midye, salyangoz vb. kabuklu hayvanların boşaltım organı
nefridyumlar etrafında sillerle her halkada bir çift nefridyum yer alır.
Huni gibi bulunan ucu halkadan halkaya bağlıdır. Huninin kanal olmasıyla
kıvrımlardan sonra bir halka ile dışarı açılır. Kılcal damarlar
kanalları çevrelemiştir. Böylece metabolizma artıkları ve her türlü
iyonlar kanaldan kanala geçer. Glikoz ve suyun bir kısmının geri
emilimini sağlanarak dışarı verilir. önemli husus ise CO2’nin difüzyonla
atılmasıdır. Deri buna yardımcı olur. Böceklerde CO2 trake solunumu ile
atılırken azotlu artıklar malpigi tüplerinin açık olan uçlarının
sindirim kanalının son kısmına bağlı olmasıyla önce kana sonra kapalı
olan malpigi tüplerine geçer. Sindirim kanalının sonunda biraz su
emilimi gerçekleşir. Ürik asite bir dönüşüm geçirmiş olarak azotlu
artıklar emilemeyen bir miktar su ile atılır.
OMURGALILARDA BOŞALTIM
Burada görev böbreklere düşer. Fakat canlının yapısına göre değişim
görülür. Pronefroz balık ve kurbağa embriyon evreleri ve köpek
balıklarının tüm evrelerinde görülür.
-> Pronefroz böbrek: Birimler nefridyumlardır; fakat
sayıca çok fazladır. Nefridyumlardan akan artıklar kirpikli huni denilen
pronefroz kanalına aktarılıp atılır. Bağırsağın son kısmına gelen
atıklar kloak denilen açık yoldan atılır.
-> Mezonefroz böbrek: Pronefrozun gelişme sonucu ortaya
çıkmıştır. Balık ve kurbağaların erginlerinde yer alır (Kuşların ve
memelilerin embriyonları). Gelişme sonucu Bowman kapsülü işlem görür ve
yine atıklar mezonefroz kanalı ile son bağırsağa açılır.
-> Metanefroz böbrek: Ergin kuş, sürüngen, memelilerin
nefron birimleri vardır.
DİĞER ORGANLAR
Boşaltım sisteminde diğer organlar ise, yandaki şekilde de görüldüğü
gibi idrar kanalı, idrar kesesi ve idrar yoludur.
İdrar kanalı, atar ve toplar damarlara ek olarak böbreklere bağlanan
üçüncü bir damardır. İdrar kanalı böbreklerden süzülen idrarı, idrar
kesesine taşır.
İdrar kesesi idrar kanalının böbrekten getirdiği idrarın, dışarı atılmak
üzere biriktirildiği yerdir.
İdrar yolu ise idrar kesesinde birikmiş olan idrarın dışarıya atılmasını
sağlayan bir bölümdür.
HASTALIKLAR
Üremi: Böbreklerin görevlerini yapamaması, atılması
gereken maddelerin kanda artmasına yol açar. Bu duruma üremi denir.
Nefrit: Nefronların iltihaplanması ile oluşan bir
hastalıktır.
Böbrek Taşları: İdrarda oksalat, ürat, fosfat gibi bazı
maddeler eriyik halde bulunurlar. İdrar yollarında iltihap, yara, bir
tıkanma varsa bu maddeler çökerek böbrek taşlarını oluştururlar.
Albumin Hastalığı: Böbreklerdeki idrar sözen kapsüllerin
bozulmasından ileri gelir.
Böbrek Düşüklüğü: Böbreğin anormal sarkıklığıdır. Yüzen
böbrek diye bir çeşidi vardır. Böbrek normal şeklinde olmadığından tam
kapasite çalışamaz.
Böbrek Yetmezliği: Akut ve kronik olmak üzere iki
çeşittir. Akut olan yetmezlik idrarın kendiliğinden çıkmasının tam ya da
tama yakın durması ile belli olur. Genelde ya bir taş ile tıkalılık ya
da kalbin az kan pompalamasıyla böbrekte hiçbir fiziki sorun yokken tam
olarak süzme yapamamasından dolayı gerçekleşir. Geçici süreyle diyaliz
makinesi kullanılabilir. Tam olarak söylenemez fakat iyileşme süresi 3-5
haftadır. Kronik olanındaysa böbrekler senelerce harap olmaktan, sonrası
hem kalsiyumun yeterli emilimi olmadığından kemik bozuklukları,
kalsiyum-fosfor metabolizması bozukluğu, dış ve iç salgı yetersizliği,
alyuvar üretimi için eritropoyetin bireşimi azalımı ve hem de anemi
takip eder. Tedavi böbrek nakli ve geçici süreyle diyaliz makinesi
kullanılır.
Böbrek Veremi: Yine akciğer veremindeki gibi Koch basili
ve onun neden olduğu tüberkül denilen lezyonlar böbrekte görülür. En sık
görülen verem türlerindendir. Tedavi antibiyotiklerle sağlanır. Tam
iyileşme elde edilir.
İdrar Torbası İltihaplanması: Genelde bir virüsün veya
bakterinin torbada etkinleşerek iltihaplanma yapmasıdır. Bunla birlikte
tedaviye gidilmemesi sonucu etrafındaki yapıları da tehdit eder duruma
gelir. Aynı zamanda boğazdaki bir iltihaplanma buraya kadar
ilerleyebilir. Tedavi tamamen mümkündür.
Böbrek İltihaplanması: Mesane iltihap kapmadan önce de
sonra da gelişebilir. Bu durum diğer böbrek rahatsızlıklarında sık
görülen titreme, üşüme ile tanınabilir. Enfeksiyon ilerlerse farklı bir
hastalığa çevirebilir. Tedavisi tamamen mevcuttur.
İdrar yolları iltihabı, idrar akıntısı ve tutamama, idrar yolları
yanması gibi rahatsızlıklar da yine sebebi bilinen fakat böbrekte oluşan
bir hastalığı takiben gelebilen diğer vakalardır.
|
> Anahtar Kelimeler:
Böbrek Nedir,
Böbreklerin Yapısı ve İşlevi Nedir,
Böbreklerin Görevleri Nedir,
İnsanlarda Boşaltım Nasıldır,
Nefron Nedir,
Nefronun Yapısı Nasıldır,
Süzülme Nedir,
Geri
Emilim Nedir,
İnsanda Boşaltım Sistemi Nasıldır,
Boşaltım Sisteminin
İşlevleri Nedir,
Boşaltım Sisteminin Diğer Sistemlerle İlişkisi
Nasıldır,
Boşaltım Sistemini Oluşturan Organlar Nedir,
Böbrekler
Nedir,
Böbreğin Yapısı Nedir,
Nefron Nedir,
Böbreklerin
İşlevleri Nedir,
Süzme İşlevi Nedir,
Geri Emme İşlevi Nedir,
Düzenleyici İşlev Nedir,
Boşaltım Sistemi Hastalıkları Nedir,
Üremi Nedir,
Nefrit Nedir,
Böbrek Taşları Nedir,
Albumin
Hastalığı Nedir,
Böbrek Düşüklüğü Nedir,
Böbrek Yetmezliği
Nedir,
Böbrek Veremi Nedir,
İdrar Torbası İltihaplanması Nedir,
Böbrek İltihaplanması Nedir,
Ürik Asit Nedir,
Alantoin Nedir,
Alantoik Asit Nedir,
Üre Nedir,
Amonyak Nedir,
Bir Hücrelilerde
Boşaltım Nasıldır,
Bitkilerde Boşaltım Nasıldır,
Omurgasızlarda
Boşaltım Nasıldır,
Omurgalılarda Boşaltım Nasıldır,
Pronefroz
Böbrek Nedir,
Mezonefroz Böbrek Nedir,
Metanefroz Böbrek Nedir... |
|