|
CİNSEL BÖLGENİN TEMİZLİĞİ

Ergenlik dönemiyle birlikte kızlar ve erkeklerde üreme organlarında bazı
değişiklikler olmaya başlar. Erkeklerin üreme organlarında olan değişiklik
büyüme ve gelişme tarzında olur. Ayrıca bu dönemde erkek üreme organlarının
etrafında kıllanma başlamıştır. Önce kısa ve ince olan tüyler daha sonra
kalınlaşmaya, sertleşmeye ve kıvrılmaya başlar. Erkeklerde cinsel organ
etrafında olan kıllanmanın ardından koltuk altlarında, göğüste, yüzde bıyık ve
sakal tarzında kıllanma da başlar. Kızlarda da dış üreme organlarında ve koltuk
altlarında kıllanma başlar. Erkeklerdeki gibi önce kısa ve ince olan tüyler,
daha sonra kalınlaşmaya, sertleşmeye ve kıvrılmaya başlarlar. Bu dönemden
itibaren vücut temizliğinde banyo yapma dışında üreme organ temizliğine özel
olarak önem vermek gerekmektedir. Kıllı deride ter bezleri çok daha fazla
sayıdadır. Bu nedenle terleme ve terleme sonrasında koku çok daha rahatsız edici
olabilir. Bunun yanı sıra terlemeden dolayı kirlenme ve cildimizde mikropların
yerleşmesi çok daha kolay olmaktadır. Mikroorganizmaların bu bölgelere
yerleşmesi ile kaşıntı, kızarıklık, şişme, ağrı ve o bölgede ısı artışı gibi
iltihabın belirtileri görülmeye başlar.
1. Adet Döneminde Temizlik ve Bakım Nasıl Yapılmalıdır?
Kızlar yaklaşık on iki, on üç yaşlarına geldiklerinde, bir gün çamaşırlarında
kan lekesi görürler. Genç kız bu kan lekesinin ne olduğunu bilmiyorsa
korkabilir, endişelenerek telaşlanabilir. Bazen bilgisi olsa da utanabilir,
çekinebilir. Hemen hemen bütün genç kızlar bu duygulardan bir kaçını beraber
yaşarlar. Bu nedenle ergenlik belirtileri başlayan kız çocuklarına bu konuda
önceden bilgi verilmelidir. Adet kanaması yaklaşık ayda bir defa vajinadan gelen
bir kanamadır. Normalde 21-35 günde bir adet görme olabilir. Kanama süresi ise
3-7 gün arasında değişir. Adetin başlaması sırasında hafif bir karın ve kasık
ağrısı, uyku hali, yorgunluk, halsizlik ve sinirlilik olabilir. İlk gün ağrı
biraz daha fazla, kanama ise koyu renklidir. Daha sonra miktar giderek artar.
Bir kaç gün içinde kanama azalır ve renginin açıldığı dikkat çeker.
Adet döneminde kadın üreme organlarından rahmin iç duvarını kaplayan ince doku
atılmakta olup, bu doku mikropların çok sevdiği bir ortam özelliğini
taşımaktadır. Bu nedenle ayakta ya da başkaları tarafından kullanılmayan temiz
bir taburede oturarak yıkanma önerilir.
Eğer sık olarak banyo yapma olanağı yoksa, adet döneminde dış üreme organlarının
özel olarak temizlenmesi gerekmektedir, çünkü adet sırasında rahimden gelen kan
kullanılan pet ile dış üreme organları arasında birikmektedir. Dış üreme
organları derisi üzerinde biriken bu kan artıkları yine mikropların yerleşmesi
ve üremesi için oldukça uygun bir ortam oluşturmaktadır. Cilt üzerinde doğal
olarak bulunan mikroorganizmalar vardır. Cilt temizliğine dikkat edilmediği
zaman bu mikroplar cildimize zarar verecek şekilde üremeye başlar. Bunun yanı
sıra bu bölgede idrar yolu çıkışı bulunmaktadır ve bağırsakların çıkışına da
yakındır. Bağırsaklardan atılan dışkı içinde çok sayıda mikrop vardır, tuvalet
sonrası temizlik, dışkının ön tarafa bulaşmasını önlemek için önden arkaya doğru
yapılır. Aksi halde (arkadan öne doğru) mikroplar kolaylıkla bu bölgeye
bulaşabilir. Dış üreme organlarına gelen bu mikroplar yalnızca burada
yerleşmekle kalmaz, bu bölgeden içeriye doğru rahatlıkla giderek iç üreme
organlarında ve idrar yollarında da iltihap oluşmasına neden olabilirler.
Adet döneminde dış üreme organlarının temizliğinin yanı sıra kullanılan pedlerin
temizliğine de dikkat edilmesi gerekmektedir. Çamaşır içine konan kanı emmesi
istenen malzemenin temiz olması gerekmektedir. Adet döneminde kullanılması için
üretilen özel pedler bulunmaktadır. Pedler temiz olarak üretilmekte ve kullanım
kolaylığı da bulunmaktadır. Külot içine yerleştirilen pette bulunan koruyucu
tabaka emilen adet kanının çamaşıra geçmesini önlemektedir. Pedler bir defa
kullanılmalı, kanama durumuna göre sık sık değiştirilmelidir (bir ped asla altı
saatten uzun kullanılmamalıdır). Gece kullanımına veya kanamanın fazla olduğu
durumlara yönelik özel pedler üretilmektedir. Pedlere mikrop bulaşmaması için
kullanmadan önce açıkta taşınmamalı, özellikle dış üreme organlarına temas
edecek yüzü asla kirletilmemelidir. Sadece taşıma değil, kullanım öncesi el
temizliği de önemlidir. Ellerin önceden sabunlu su ile yıkanmış olması ve pedin
dış üreme organlarına temas edecek yüzünün olabildiğince ellenmemesine gayret
edilmelidir. Pedler kullanım sonrası küçük torbalara konmalı ya da önerildiği
şekilde katlanarak çöp kutusuna atılmalıdır. Pedler suda erimeyen malzemeden
olduğu için tuvalete atılmamalı ve kapatılmadan açıkta bırakılmamalıdır.
Ülkemizde adet döneminde bez kullanımı da oldukça yaygındır. Bezlerin
kullanımında da uyulması gereken bazı kurallar vardır. Bezin adet dönemi için
sıvı emici özelliği olan pamuklu kumaşlardan, kenarlarının bastırılarak özel
olarak hazırlanması gerekmektedir. Adet kanı ile kirlenen bezin üzerindeki kanın
yıkanması, çamaşır suyunda bekletilerek mikroorganizmalardan temizlenmesi, iyice
durulanması, kuruduktan sonra da ütülenerek yine mikroorganizmaların yok
edilmesi gerekmektedir. Ayrıca temiz bir şekilde saklanması ve taşınması da önem
taşımaktadır. Bezlerin değiştirilme sıklığı da pedler gibidir, ancak bezin
sıvıyı içinde tutup dışarıya vermeme özelliği olmadığı için çamaşırı kirletmesi
daha kolay olabilir.
Bazı kişiler de adet döneminde pamuk kullanmaktadır. Pamuğun kolaylıkla
ayrılabilme özelliği kullanım zorluğuna neden olabilir. Pamuk kullanımı
özellikle isteniyorsa, o zaman pamuğun temiz bir gazlı bez ile sarılarak
kullanılması yerinde olur. Değiştirme sıklığı, saklanması ve uygulanması
sırasındaki öneriler bez ile aynıdır.
Ülkemizde tampon kullanımı da yaygınlaşmaya başlamıştır. Tampon vajina içine
yerleştirilen ve vajinadan dışarıya doğru sarkan bir ipi olan, adet kanını
emecek şekilde özel olarak hazırlanmış bir malzemedir. Üç değişik büyüklükte
hazırlanmışlardır. Bu materyalin üretiminde pamuk kullanılmakta, ancak özel
işlemlerden geçirilerek parçacıkların vajina içinde ayrılmaması sağlanmaktadır.
Tampon temiz bir şekilde üretilmekte, kullanıma kadar üzeri kapalı kalmaktadır.
Kullanım öncesinde yine ellerin mutlaka temiz olması gerekmektedir. Kullanım
kılavuzunda anlatıldığı gibi, tampon üzerindeki ambalaj gösterilen yerden
açılmalı, hiçbir yere konmadan hemen uygulanmalıdır. Uygulamayı kolaylaştırmak
amacıyla bazı tamponlarda yardımcı bir araç bulunur. Tamponlar vajina içine
doğrudan yerleştirildiği için uygulama sırasında temizliğe özellikle önem
verilmelidir. Tamponun vajinada altı saatten fazla kalmamasına özen göstermek
gerekir. Tamponun daha uzun süre kalması halinde vücutta bulunan mikropların,
üzerinde üreyerek kana karışması “toksik şok” olarak bilinen istenmeyen bir
duruma neden olabilir. İlk belirtileri ateş ve kan basıncının düşmesi olan,
hastanede yatarak tedavi gerektiren toksik şok, ölüme neden olabilir.
2. Tuvalet Sonrası Beden Temizliği
Sağlıklı bir insanda idrar mikrop içermez, ancak dışkının her milimetre küpünde
milyonlarca bakteri bulunur. Bunlar bağırsaklarımızdan atılmış olmasına rağmen,
herhangi bir yolla tekrar vücudumuzun iç ortamına bulaştıklarında hastalığa
neden olurlar. Bu nedenle özellikle dışkılama sonrası temizliğin özenle
yapılması çok önemlidir. Dışkılama sonrası temizlik, daha önce de belirtildiği
gibi idrar çıkışı açıklığına ve kadınlarda vajina girişine mikrop bulaştırmamak
için mutlaka önden arkaya doğru yapılmalıdır. Burada dikkat edilmesi gereken
diğer noktaysa, dışkılama sonrası temizlik yapılırken ellere mikrop
bulaştırılmamasıdır. Dışkılama sonrası temizlikte doğrudan eller kullanıldığında
kirlilik öyle artmaktadır ki etkili yıkama ile dahi eller tam olarak
temizlenmemektedir. Bu nedenle dışkılama sonrasında ilk temizliğin, gözle
görünür bir kirlilik kalmayıncaya kadar yinelenerek her seferinde kuru temiz
tuvalet kağıdıyla, daha sonra yine el değdirilmeden fışkıran suyla ya da
ıslatılmış kağıtla yapılması ve bölgenin tuvalet kağıdı ile kurulanarak
temizliğin bitirilmesi en uygunudur. Bu işlem bittiğinde eller mutlaka aşağıda
el temizliğinde anlatılan şekilde etkili bir biçimde yıkanmalıdır. Özellikle
ellerde istenmeyen bir bulaşmanın olduğu durumlarda kullanılan musluk, sifon ya
da kapı kolu ve benzeri bir yüzeye dokunmak gerekiyorsa, buralara doğrudan temas
yerine tuvalet kağıdı kullanarak dokunmak, tuvalet kağıdının ruloda kalan
bölümünü kirletmemek, hem daha sonra kendimizi hem de birlikte ortamı
paylaştığımız insanları, dışkı ile bulaştırmamak açısından önemlidir.
|