|
EMPEDOKLES
(M. Ö. 494 - 434)

Empedokles Sicilya Adasının güney kıyılarında bulunan Akragas (ya da
Agrigentum) şehrinden. Ailesinin şehrin siyasi hayatında pek sözü
geçermiş; kendisi de bir aralık başta bulunmuş, krallık bile önerilmiş
kendisine, ama kabul etmemiş, demokrasiyi öğütlemiş. Fizikçi, hekim,
hatip, mucizeler gösteren ve arındıran rahip olarak Güney İtalya
kentlerinde dolaşmış.Ölümü de efsaneleştirilmiştir: Kendisini Etna
Yanardağına atmış olduğu söylenir – belki de onu Tanrılaştırmak için
yapılan çabalardan biri bu – siyasi sürgün olarak Peloponnes’te ölmüş
olması ihtimali daha büyük. “Peri physeos” (Doğa üzerine) ve “ Katharmoi”
(Arınmalar) adlı iki eseri vardır.
Empedokles’in öğretisinin çıkış noktası, bir yandan Parmenides’in
savıdır: Meydana gelme ile yok olma diye bir şey yoktur aslında. Ama
öbür yandan da Empedokles duyuların bize gösterdiği bir olguyu, meydana
gelme ile yok olmanın görünüşünü, bu olayları açıklamaya çalışır. Ona
göre, insanların meydana gelme dedikleri şeyi temel maddelerin bir
karışması, yok olma dedikleri de bu karışmanın dağılmasıdır. Çok büyük
parçalardan kurulmuş olan temel maddelerin kendileri, (bunlara
Empedokles, Rizomata panton= her şeyin kökenleri diyor) meydana
gelmemişlerdir, yok olmazlar, değişmezler, bunlar Parmenides’in bengi
varlığı gibidir.
Doğa bilgisinin gelişmesinde çok önemli bir yeri olan öğe (element)
kavramını ilk olarak ortaya koyan Empedokles olmuştur denilebilir.Öğe,
burada, kendi içinde bir cinsten, niteliği bakımından değişmeyen, artık
bölünemeyen, yalnız çeşitli hareket durumlarına geçebilen madde
demektir. Bu anlayışla da, Parmenides’in “Varlık” kavramı işe yara bir
hale getirilmiş oluyordu.Bu öğeler de, Empedokles’e göre, dört tane
imişler: Toprak, su, ateş, hava.
Empedokles’e göre, bu dört öğe, evren yapısının ancak gereçleridir.
Evren bu gereçlerden kurulmuştur. Dört öğenin kendileri, tıpkı
Parmenides’in “Varlık”ı gibi değişmez tözler olduklarından, bunların
kendisinde bir hareket nedeni bulunamaz; yani bunlar kendiliklerinden
birbirleriyle karışamazlar, kendiliklerinden bir karışmayı bozamazlar.
Onun için doğa açıklamasında, bu dört öğenin yanı sıra bir de hareketin
bir nedeni, hareket ettirici bir güç de gerek. Empedokles’e göre , dört
ana – öğeyi birbiriyle karıştıran, bunların karışımlarını yeniden çözen
neden de sevgi ile nefrettir. Empedokles’in bu anlayışında, madde ile
kuvvet (oluşu sağlayan neden), ilk olarak, iki ayrı ilke olmuşlardır.
Aynı zamanda bir hekim olan Empedokles, canlıların dünyasına da yakın
bir ilgi göstermiştir. Ona göre, bitkiler ilk organizmalardır ve
hayvanlar gibi canlıdırlar.
Empedokles’in insan üzerinde de ilgi çekici gözlemleri var: Kan, insan
hayatının ana-taşıyıcısı ve düşünmenin merkezidir. Kanda öğeler, en
olgun bir biçimde birbiriyle karışmışlardır. İnsanın bütün yetenekleri,
bu karışımın olgunluğuna bağlıdır. Bir doğa bilgini olarak duyuların
gösterdikleri üzerinde önemle duran Empedokles’in sensualist bilgi
öğretisine göre, biz evreni biliyoruz, çünkü biz de onunla aynı özdeniz,
biz kendimiz de dört öğeden kurulmuş olduğumuzdan, aynı öğelerden
kurulmuş olan bir varlığı biliriz.
Yunan filozofudur. Agrigento'da doğan Empedokles siyaset adamı, kanun
yapıcısı, şair, hekim ve müneccim idi. Empedokles, Aristoteles'e göre
retoriğin yaratıcısıdır. Pergamonlu Galenos onu Roma tıbbının öncüleri
arasında saymıştır. Söylendiğine göre Gorgias onun öğrencisi idi. Bugün
elimizde Peri Phiseos (Tabiat Üzerine) adlı şiirinden 450 mısra,
Katharmoi'dan (Arınmalar) 120 mısra bulunmaktadır.
Herakleitos'tan, Parmenides'ten ve Pythagoras'dan yararlanmakla birlikte
eklektik bir filozof olan Empedokles'in kendine özgü olan dört unsur
teorisi modern kimya çağına kadar süre geldi. Bu teoriye göre var olan
her şeyi yaratıp meydana getiren dört unsur, su, hava, ateş ve
toprak'tır. Bu bileşim süreklidir. Empedokles, hem Parmenides'e hem de
Herakleitos'a hak verir. Ona göre hiç bir şeyin başlamadığını ve
bitmediğini söyleyen Parmenides haklıdır; çünkü unsurlar, sürekli olarak
aynı kalır. Her şeyin sürekli olarak değiştiğini öne süren Herakleitos
da haklıdır; çünkü, unsurların meydana getirdiği bileşimler, bir an
birbirleri ile özdeş değildir.
Empedokles'e göre unsurlara iki ilke hakimdir; onları birleştiren sevgi,
ayıran da nefrettir. Biyoloji alanında Empedokles'de, evrim ve doğal
ayıklanma kavramlarını bulmak mümkündür. Empedokles aynı zamanda
değişimcilik teorisinin de, uzaktan bir öncüsü sayılabilir.
Empedokles , Sicilya adasının güney kıyılarında Akragas (ya da
Agrigentum) şehrinin sözü geçen ailelerinden birine mensup bir filozof
ve bilim adamıdır.
Doğa filozoflarından biri olan Empedokles, kendinden önceki doğa
filozoflarının temel töz (arkhe) olarak belirlediği, su, ateş ve havaya,
toprağı da ekleyerek, hepsini bir arada kullanan ilk düşünür olmuştur.
Empedokles'e göre bu dört temel eleman, sevgi ve uyuşmazlık (iticilik)
gücü ile birleşip ayrılırlar. Bir başka deyişle sevgi ve uyuşmazlık da,
maddeyi meydana getiren asal tözlerdendir ve değişimleri açıklamak için
kullanılmışlardır.
Havanın ayrı bir töz olduğunu deneysel olarak kanıtlamış, merkez kaç
kuvvetini kısmî olarak izah etmiştir. Nefes almanın mekaniği ile güneş
tutulmasının mekaniği hakkındaki savları, ayın yansıyan ışıkla
parıldadığını, bitkilerde cinsiyetin olduğunu ve Dünya'nın küre
biçiminde olduğunu ileri sürmesi ile ışığın bir yerden bir yere gitmesi
için zaman geçmesi gerektiği konusundaki sözleri bilim adamı yönünü
gösterir. Kanın, insan hayatının ana taşıyıcısı ve düşünmenin merkezi
olduğunu söyler. Empedokles'e göre; temel öğeler kanda, en olgun biçimde
bir araya gelmişlerdir. İnsanın tüm yetenekleri ise bu karışımın
olgunluğuna bağlıdır.
Dini açıdan Pisagor'cudur. "Orpheic" öğretiden de etkilenmiş ve Tanrı
olduğunu iddia edip, bunu kanıtlamak amacıyla Etna dağı kraterine
atlayarak ölmüştür.
Sokrates öncesi doğa felsefesinin son dönem filozoflarındandır. Evrende
gerçekte yalnızca toprak, su, hava ve ateş gibi dört öğenin var
olduğunu, bu öğelerin ezeli ve ebedi olduğunu savunan Empedokles'e göre,
geri kalan herşey, evrendeki tüm diğer varlıklar, bu dört öğenin değişen
oranlardaki birleşmesinden meydana gelir.
Empedokles'in yeniliği, bu dört öğenin dışında olup, onların
hareketlerinden sorumlu olan aşk ve nefret gibi iki güç öne sürmüş
olmasıdır. Aşk ve nefreti fiziki çekme ve itme etkileri uygulayan doğal
güçler olarak öne sürmüş olan filozofa göre, nefret, etkisiyle her
öğenin kendisini, diğer öğelerden ayırmaya çalıştığı; aşk ise, bileşik
yaratıklar meydana getirmek için, bir öğeyi diğer öğeyle karıştıran
güçtür.
|
> Anahtar Kelimeler:
Empedokles Hayatı,
Empedokles Yaşamı,
Empedokles
Biyografisi,
Empedokles Felsefesi Nedir,
Empedokles Nerde
Doğmuştur,
Empedokles Nerde Ölmüştür,
Empedokles Ne Zaman
Doğmuştur,
Empedokles Ne Zaman Ölmüştür,
Empedokles Gençliği ve
Eğitimi Nasıldır,
Empedokles Yolculukları ve Çalışmaları Nedir,
Empedokles Başardıkları Nedir,
Empedokles Hastalığı ve Ölümü
Nasıldır,
Empedokles Özel Yaşamı Nasıldır,
Empedokles İthaflar
ve Atıflar Nedir,
Empedokles Basılı Eserleri Nelerdir,
Empedokles Yazışmaları Nelerdir,
Empedokles Aldığı Ödüller
Nelerdir,
Empedokles Çalışmaları Nedir,
Empedokles Bilimsel
Eserleri Nelerdir,
Empedokles Felsefesi Nedir,
Empedokles
Eğitimi ve İlk Çalışmaları Nelerdir,
Empedokles Ödülleri
Nelerdir,
Empedokles Alanları Nelerdir... |
|