|
MADDE DÖNGÜLERİ

Ekosistemin cansız öğelerinden olan ve canlılar için hayati önem arz eden
maddeler dünyamızda devinimler yaparak bir döngü içerisinde hareket ederler.
Maddelerin ekosistem içerisindeki bu dolaşımına madde döngüleri
(çevrimler) denir. Bu maddeler su, oksijen, karbon, azot ve fosfor dur.
A. Su Döngüsü

Doğadaki su döngüsü denizler, karalar, göller, nehirler gibi cansız
ortamla canlılar arasında olur. Bu sırada kısa döngü ve uzun döngü olmak üzere
iki farklı döngü gerçekleşir. Kısa döngüde denizler, göller ve nehirlerdeki
sular buharlaşır. Oluşan buhar, yağmur ve kar olarak yeryüzüne geri döner. Uzun
döngüde, karalardaki buharlaşma ve canlıların solunum, terleme gibi olaylarla
verdikleri su buharı atmosfere karışır. Bunlar, tekrar yağmur, kar olarak
karalara ve denizlere döner. Bunun bir kısmı da yer altı sularını oluşturur .
Suyun döngüsündeki dengenin bozulması, insan yaşamını olumsuz yönde etkiler.
Su döngüsünü bozan başlıca etkenler;
* Atık suların, temizlenmeden su kaynaklarına verilmesi,
* Ormanların ve diğer yeşil alanların azaltılması,
* Yeraltı sularının fazla miktarda kullanılması,
* Hava kirliliği nedeniyle asit yağmurlarının oluşmasıdır.
B. Karbon Döngüsü

Karbon, canlıların yapısını oluşturan temel maddedir. Bunun kaynağı da
atmosferde ve sularda çözünmüş olan karbon dioksittir (C02). Fotosentez
olayında, havadaki C02 yeşil bitkiler tarafından alınınca, C02'in karbonu
fotosentez yapan canlılara geçer. Bitkilerden besinlerle hayvanlara aktarılır.
Bu arada besinlerin yıkılması sonucu oluşan C02 tekrar atmosfere döner. Ayrıca
bitki ve hayvanların ölüleri ve artıkları, ayrıştırıcılar tarafından
parçalanarak C02 oluşur. Oluşan bu C02 tekrar atmosfere geçer. Bu arada bitki ve
hayvan fosillerinin toprak altında uzun süre kalmasıyla oluşan kömür, petrol
gibi yakıtlar ve kurumuş bitki dokuları yanınca oluşan C02 de atmosfere karışır.
Böylece karbon, canlı ve cansız çevre arasında devirsel olarak kullanılır.
Fosil yakıtlarının fazlaca kullanılması ve yeşil alanların azalması sonucu
atmosferdeki C02 miktarı giderek artmaktadır. Atmosferde C02'in birikmesi,
karbon döngüsünü olumsuz yönde etkileyerek sera etkisi yaratır. Sera etkisi
sonucu, yeryüzünden atmosfere verilen ısı, C02 tarafından tutulur ve dağılması
önlenir. Bu olay yeryüzünün ısınarak buzulların erimesi ve sonuçta
okyanuslardaki suların yükselmesi gibi olumsuzluklar yaratmaktadır.
Karbon devrinin, dolayısıyla doğanın dengesinin bozulmaması için;
- Yeşil alanların korunup artırılması,
- Fosil yakıt kullanımını azaltacak önlemlerin alınması gerekir. Böylece doğanın
ve insanlığın geleceği korunabilir.
C. Oksijen Döngüsü

Oksijen döngüsü de C02 döngüsüne çok benzer. Doğadaki oksijenin bir kısmı
atmosferde serbest oksijen molekülleri (02) hâlinde, bir kısmı da organik
maddeler ve aynca C02, H20 gibi bileşiklerin yapısında bulunur. Fotosentez yapan
organizmalar, C02 ve H20 kullanılıp organik maddeleri üretirken ortama serbest
02 verirler. Canlıların yaptıkları oksijenli solunumda, dışarıdan 02 alınır.
Solunum sonunda dışarıya C02 ve H20 verilir. Bir yandan da yanabilen maddelerin
oksitlenmesiyle bu maddelerdeki ve havadan alınan 02 yine H20 ve C02 hâlinde
dışarı verilir.
Solunum ve yanma olayları sonucu oluşan CP2 ve H20, fotosentetik canlılar
tarafından yeniden alınır. Alınan C02 ve H20, organik maddeler ve 02 e
dönüştürülür. Böylece döngü sürüp gider .
D. Azot Döngüsü

Atmosferde bol miktarda (% 78) azot (N2) bulunmasına karşılık canlılar
bunu doğrudan alıp kullanamaz. Canlılar, azotu ancak azot bileşikleri (azotlu
maddeler) hâlinde alır. Bu amaçla hayvanlar amino asitlerden, bitkiler çözünmüş
azot tuzlarından azot gereksinimlerini karşılar.
Azot döngüsü, aşamalı olarak aşağıdaki gibi gerçekleşir.
* Ölen organizmaların yapısındaki azot bileşikleri toprağa karışır. Bir yandan
da hayvanların boşaltım arağı olan amonyak gibi azotlu maddeler de doğaya
verilir.
* Toprak ve sularda bulunan bakteriler bu azot bileşiklerini parçalar. Parçalama
sırasında çeşitli maddelerin yanında amonyak (NH3) ve serbest azot (N2) oluşarak
ortama karışır.
* Amonyak, kimyasal tepkimelerle amonyum tuzlarına dönüşür.
* Bazı özel bakteriler, amonyum tuzlarını nitrit (N02) ve nitratlara (N03)
dönüştürür. Baklagillerin köklerindeki gibi azot bağlayıcı bakterilerle algler,
havanın serbest azotunu nitrit ve nitratlara dönüştürür. Bu arada şimşek ve
yıldırım da havadaki azottan nitrat oluşumunu sağlar.
* Suda kolayca çözünen nitratlar, bitkilerin kökleriyle alınıp kullanılır.
Kullanılan azotla bitkilerin protein, nükleik asit gibi azotlu maddeleri
üretilir. Bunların bir kısmı bitkilerle beslenen hayvanların vücuduna geçer.
Azot oksitleri vb. gazların yapay olarak bol miktarda üretilip kullanılması,
ozon tabakasının incelmesine neden olur.
Yukarıda sıralandığı gibi canlılarla cansız çevre arasında azot döngüsü
gerçekleşir. Azotun asıl kaynağı olan atmosferdeki azotun azalmaması, azot
döngüsü ve doğal dengenin bozulmaması için;.
- Gübre üretiminde hava azotunun aşırı kullanılması engellenmeli,
- Fosil yakıtların aşırı kullanılması yerine güneşten, rüzgârdan enerji üreten
alternatif enerji kaynaklarının kullanılması sağlanmalıdır.
E. Fosfor Döngüsü

Su, kayaların üzerinde akarken zamanla kayaların üst kısmını aşındırır.
Bu arada kayalardan parçalar kopup suyla sürüklenir. Sularla sürüklenen
fosfatlar denizlerin dibinde birikir. Fosfatların çok azı, balıkların ve deniz
kuşlarının faaliyetleriyle tekrar karalara döner. Örneğin; deniz kuşları
karalara bıraktıkları fosfat bakımından zengin dışkılarıyla (gübre) fosforun
yeniden devreye girmesinde önemli rol oynar. Balıkların, insan ve hayvanlar
tarafından yenilmesiyle de fosforun denizlerden karalara geçmesi sağlanır.
Böylece fosfor karalardan denizlere, denizlerden tekrar karalara taşınarak döngü
gerçekleşir.
Tüm canlılar, DNA, RNA, ATP gibi molekülleri sentezlemek için fosfor
bileşenlerine gereksinim duyar. Fosforu, bitkiler suyla birlikte fosfat tuzlan
hâlinde alıp organik fosfatlara dönüştürür. Hayvanlar da fosforu içme suyuyla
yedikleri besinlerle inorganik ve organik fosfatlar olarak alır. Canlıların
artıklarıyla ölüleri ayrıştırılınca fosfor bileşikleri tekrar doğaya dönerek
fosfor döngüsü sağlanır.
Çürüme
Tüm canlılar büyümek ve diğer faaliyetlerini sürdürebilmek için çevreden gerekli
maddeleri alır. Alınan bu maddeler gerçekte tekrar çevreye geri verilmektedir.
Örneğin; üre,CO2 gibi atık maddeler boşaltımla dışarı verilir.Canlıların
vücutlarındaki diğer maddeler ise canlının ölüp çürümesiyle doğal ortama
karışır. Mikroorganizmalar, örneğin bakteri ve mantarlar ölü bitki ve hayvanları
parçalar. Bu canlılara çürükçül canlılar veya saprofit canlılar denir. Çürüme
uygun sıcaklıkta nemli ortamlarda çok hızla gerçekleşir. Oksijenin bol olduğu
ortamlarda birçok mikroorganizma daha aktiftir.
Çürükçül bakteriler yaşamın devamlılığı için oldukça önemlidir. Ölmüş
canlılardan aldıkları nitrat ve diğer mineralleri toprağa verir. Böylece toprak
mineral bakımından zenginleşir ve bitkilerin gelişmeleri daha kolay olur.
Dolayısıyla hayvanların besin elde etmeleri de kolaylaşır. Lağım insan atıkları
da mikroorganizmalar parçalar. Mikroorganizmalar bitki artıklarını parçalayarak
gübre oluşturur. Gübre toprağın verimini artırmak için kullanılır.
|
> Anahtar Kelimeler:
Madde Döngüleri Nedir,
Su Döngüsü Nedir,
Su Döngüsünü Bozan Başlıca Etkenler Nelerdir,
Karbon Döngüsü Nedir,
Oksijen Döngüsü Nedir,
Azot Döngüsü Nedir,
Fosfor Döngüsü Nedir,
Madde Döngüleri Nedir,
Su Döngüsü Nedir,
Su Döngüsünü Bozan Başlıca Etkenler Nelerdir,
Karbon Döngüsü Nedir,
Oksijen Döngüsü Nedir,
Azot Döngüsü Nedir,
Fosfor Döngüsü Nedir,
Madde Döngüleri Nedir,
Su Döngüsü Nedir,
Su Döngüsünü Bozan Başlıca Etkenler Nelerdir,
Karbon Döngüsü Nedir,
Oksijen Döngüsü Nedir,
Azot Döngüsü Nedir,
Fosfor Döngüsü Nedir... |
|