|
MICHAEL FARADAY
(1791-1867)

Faraday , Humpry Davy' nin asistanıydı; Davy’nin ölümünden sonra da onun
yerine Kraliyet Enstitüsü’nün laboratuvar şefi oldu. Davy, elektrolizle
bir çok elementi bileşiklerinden ayırmayı başarmıştı. Faraday, "Davy'
nin en büyük buluşu olarak anılır". O, fizik ve kimya bilimine
elektrolizle ilgili olarak düzenli çalışmalar yaptı.
J.Bernal, onu “19. yüzyılın en büyük fizikçisi ve büyük bir olasılıkla
tüm fizik tarihi boyunca gelmiş geçmiş en büyük deneysel fizikçi” olarak
niteler.
Einstein, onu Galile ve Newton ile kıyaslar. Faraday,yoksul bir ailenin
çocuğu olarak dünyaya geldi. Hemen hiç öğrenim olanağı bulamadığı halde,
dünyanın en seçkin deneysel araştırmacılarından biri oldu. Çocukluğunu
bir kitapçıda çıraklık(ciltçilik) yaparak geçirdi. Kitaplar arasında
bilime ilişkin olanlara özel bir ilgi gösterir, bunları giderek artan
bir ölçüde okuyarak kendini yetiştirmeye çalıştı.Faraday'ın bilim
yaşamına katılması rastlantı sonucunda oldu: Bir gün Sir Humphry
Davy'nin Kraliyet Enstitüsündeki konferansına gitti. Davy'nin dikkatini
çekti ve onun laboratuar asistanı oldu.
İlk çalışmalarını analitik kimya alanında gerçekleştiren Faraday,
1820'de Oersted’in elektromanyetizma ilkesini bulmasından sonra bu
konuyla ilgilenmeye başlamıştı. Bir yıl süren deneylerin sonunda içinden
elektrik akımı geçen bir temlin tek bir manyetik kutup çevresinde
serbestçe dönmeye bırakılması durumunda akımın sürdügü müddetçe bu
hareketin de süreceğini kanıtlayan Faraday böylece elektrik motorunun
temelinde yatan ilkeyi, yani elektrik kuvvetinin mekanik kuvvete
dörnüştürülmesi ilkesini bulmuştu.
Bu buluş elektriği o sıralarda başlangıç aşamasında olan
mekanik-endüstriyel devrimin belli başlı öğelerinden biri yapacaktı.
Bunu izleyen yıllar içinde manyetizmi elektriğie dönüştürme
girişimlerini başlattı. 1831'de bir elektrik devresinin ve buna eşlik
eden elekromanyetik alanın oluşturulması ya da bozulmasıyla elekrik
akımlarının ortaya çıkabileceğini, yani elektromanyetik indiküsiyon
ilkesini bulduğunu açıkladı. Bundan birkaç hafta sonra manyetizmin
elektriğie dönüştürülmesi için gerekli olan koşulları da saptadı ve bir
mıknatısı bir bobinin içinde sürekli oynatarak telin içinde bir akım
oluşturmayı başardı Bugün elektir gücü endüstirisinin temelinde yatan bu
buluşla birlikte ilk elektrik üreteci(jeneratör) yapılmış oluyordu (MÇÖF
s: 326)
Faraday'ın en önemli buluşu, "elektromanyetik indüksiyon" denen olaydı.
Oersted'in 1820'deki bir akımın magnetik etkisiyle ilgili buluşu
biliyordu. O, aynı ilişkiye ters öyönden baktı, mıknatısla elektrik
akımı üretme düşüncesi üzerinde durdu.On yıl süren deneylerden sonra
1831'de sonuca ulaştı.ama keşfettiği olayı açıklığa kavuşturmak için
araştırmalarını bir süre daha sürdürdü.Faraday buluşunu basit bir
deneyle şöyle kanıtlamıştı: Silindir biçimindeki bir karton üzerine
bakır teli bir bobin şeklinde sardı.Tellerin uçlarını üretilen akımı
ölçmek için bir galvanometreye bağladı. Bobin içine mıknatıssı
yaklaştırıp uzaklaştırdığında galvanometreden akım geçtiğini gördü.Bir
mıknatısın hareketi ile elektrik enerjisinin üretilmesi, mekanik
enerjinin elektrik enerjisine dönüştürtebileceğini gösterdi. Faraday'ın
katıksız bilim tutkusuyla sürdürdüğü deneylerden uygulama değeri büyük
ve modern endüstrinin temelini oluşturan mekanik elektrik üretimi ve
dinamo sistemi doğmuştur.Öte yandan elektrik enerjisinin mekanik işe
dönüştürülebilmesiyle de elektrik motorlarının ve tren, tramvay, asansör
ve benzeri elektrikli taşıt araçlarının yapımı olanaklı olmuştur.
Faraday, buluşunu başka bir gözlemden yararlanarak açıklamaya çalıştı:
Üstünde demir tozları bulunan bir kâğıdı bir mıknatıs üzerinde
tuttuğumuzda, tozların şekilde görüldüğü gibi çizgiler oluşturduğunu
görürüz.
Faraday, bu çizgilere “manyetik kuvvet çizgileri” adını verir. Ona göre
b çizgiler, mıknatısın çevresindeki manyetik alanı temsil etmekte,
yönleri de manyetik alanın yönünü göstermektedir. Faraday, mıknatısın
hareketi ile bobinde akımın meydana gelmesini, bobinin oluşturduğu
devrenin, mıknatısı çevreleyen manyetik kuvvet çizgilerini kesmesine
bağlıyordu. Başka bir deyişle, mıknatısın bobin içindeki hareketiyle
elektirk akımının meydana gelişi, manyetik kuvvet çizgilerinin iletken
devreyi bir tür taramasından ileri geliyordu.
Faraday’ın bu açıklaması matematiksel olarak daha kesin bir biçimde
ifade edilebilirdi. Ne var ki, o bir matematikçi değildi. Kuramın
matematiksel ifadesi James Clerk Maxwell’in elinde gerçeklişti.
Faraday’ın deney sonuçları üzerinde çalışan Maxwell “Faraday’ın Kuvvet
Çizgileri” başlığını taşıyan bir çalışmasında (1856), onun fikirlerinin
matematiksel terimlerle nasıl ifade edilebileceğini gösterdi.
Maxwell’in daha sonra geliştirdiği elektro-manyetik teori de geniş
ölçüde Faraday’ın ulaştığı sonuçlara dayanır. Bu kurama göre, tüm uzay
ışık dalgalarının geçişini sağlayan bir ortamla doludur. Işık
dalgalarının geçişi, bu ortamdan bir enerjinin geçişi deektir. Enerji,
ortamın bir bölümünden bir başka bölümüne geçerken değişik olarak
kinetik ve potansiyel enerji biçimleri alır. Şöyle ki, manyetik alandaki
bir değişiklik “esir” denen ortamda elektriğin yer değişimine yol açar
ve bu potansiyel enerji sağlar. Yer değişiminin yeniden eski haline
gelmesi bir manyetik alan yaratır, bu da kinetik enerji sağlar. Bu alan
tekrar elektrik yer değişimine yol açar, .. ve bu döngüsel hareket sürüp
gider. Böylece meydana gelen “elektromanyetik” dalga birbiriyle değişen
manyetik ve elektrik alanlarından ibarettir.Elektrik ve manyetiğin temel
yasalarını matematiksel denklemlerle anlatan Maxwell, elektromanyetik
dalgaların hızının ışık hızına denk olduğunu göstermekle, aynı zamanda,
ışığın elektromanyetik nitelikte olabileceği düşüncesine yol açar ve o
zamana dek ayrı olan optik, elektrik ve mıknatıs bilimlerinin birleşme
olanını getirir.
Maxwell’in teorik düzeyde matematiksel olarak ulaştığı bu sonucu 1887'de
Alman bilim adamı Hertz deneysel olarak kanıtladı. Hertz’in elektrik
kaynaklarından elde ettiği dalgalar Maxwell teorisinde öngörülen
dalgayla aynı olduktan başka, ışık dalgalarının da tüm özelliklerini
taşıyordu. Bunlar, gerçekten şimdi radyo dalgası denilen dalga uzunluğu
çok kısa dalgalardı. İşte modern radyo-yayın tekniği dediğimiz son
derece ileri bir düzeye erişmiş olan karmaşık endüstrinin temeli
Faraday, Maxwell ve Hertz’in bilimsel çalışmalarında yatmaktadır.
Hertz daha da ileri giderek, Maxwell’in elektromanyetik yasalarının
elektrikle mıknatıs arasında bir simetri içerdiğini gösterir. Elektrik
kuvvet alanında bir değişiklik manyetik kuvvetlerin ortaya çıkmasına,
manyetik kuvvet alanında bir değişiklik elektriksel kuvvetlerin ortaya
çıkmasına yol açar. Üstelik, değişikliği yeni kuvvetlere bağlayan
matematiksel yasalar her iki halde de özdeştir. Hertz’in bu buluşu,
elektrik ve mıknatıs kavramlarının aydınlık kazanmasında çok yararlı
olmuştur. 1897'de elektronun bulunmasıyla modern elektrik teorisinin
esaslarının kurulması tamamlanmış oldu.
|
> Anahtar Kelimeler:
Michael Faraday Hayatı,
Michael Faraday Yaşamı,
Michael Faraday Biyografisi,
Michael Faraday Felsefesi Nedir,
Michael Faraday Nerde Doğmuştur,
Michael Faraday Nerde Ölmüştür,
Michael Faraday Ne Zaman Doğmuştur,
Michael Faraday Ne Zaman Ölmüştür,
Michael Faraday Gençliği ve Eğitimi Nasıldır,
Michael Faraday Yolculukları ve Çalışmaları Nedir,
Michael Faraday Başardıkları Nedir,
Michael Faraday Hastalığı ve Ölümü Nasıldır,
Michael Faraday Özel Yaşamı Nasıldır,
Michael Faraday İthaflar ve Atıflar Nedir,
Michael Faraday Basılı Eserleri Nelerdir,
Michael Faraday Yazışmaları Nelerdir,
Michael Faraday Aldığı Ödüller Nelerdir,
Michael Faraday Çalışmaları Nedir,
Michael Faraday Bilimsel Eserleri Nelerdir,
Michael Faraday Felsefesi Nedir,
Michael Faraday Eğitimi ve İlk Çalışmaları Nelerdir,
Michael Faraday Ödülleri Nelerdir,
Michael Faraday Alanları Nelerdir... |
|