|
ATATÜRK'ÜN BİR OKUL ZİYARETİ VE...

Atatürk'ün en büyük zevklerinden biri okulları ziyaret edip,
öğrencilerle konuşmaktı. Bu sayede verilen eğitimi inceleme, Cumhuriyeti
emanet edeceği gençlerin düşüncelerini öğrenme fırsatı bulurdu.
Öğrenciler arasındayken adeta gençliğini yaşar, kendini yenilenmiş
hissederdi.
1933 yılının Haziran ayında Ankara Erkek Lisesi'ne ziyareti de bunlardan
biriydi. Ankara Erkek Lisesi, Numune Hastanesi'nin karşısındaki tepenin
üzerinde şimdiki Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi'nin arkasındaki
Ankara'ya hakim olan tarihi bir binadaydı. Okulun tatile girmesi için
artık gün sayılıyordu. Lise son sınıf öğrencileri bakalorya denilen
bitirme sınavlarının heyecanı içindeydiler.
O sıcak Haziran gününde Atatürk yanına Milli Eğitim Bakanı Reşit Galip
Bey'i, Nuri Conker'i, Ali Kılıç'ı, Başyaverini ve Afet İnan'ı alarak
öğleye doğru Ankara Erkek Lisesi'ne gitti.
Aslında bu tarihi binaya ilk gidişi değildi. Yıllar öncesini anımsadı.
27 Aralık 1919'da Sivas'tan Ankara'ya ilk geldiği zaman gaz lambalarının
aydınlığında halka burada seslenmişti. O yüzden bu binayı çok seviyordu.
Bir süre Milli Eğitim Bakanlığı da çalışmalarını bu binada sürdürmüştü.
Herkes büyük bir heyecanla Çankaya'dan gelen misafirleri karşıladı.
Atatürk, tarih sınavının yapıldığı salona girmek istedi. Tarih öğretmeni
Samih Nafiz Tansu'ydu. Sınavda tarih öğretmeninin yanı sıra çeşitli
yerlerden gelmiş mümeyyizlerde bulunuyordu.
Heyet sınav salonunda yerini aldı ve sınav başladı. Olay sıradan bir
sınav olmaktan çıkmıştı. Artık sınavı yapacak olan hocaları değil,
ülkenin tarihini yeniden yazan bir ''Önder'' di. Öğrenciler ellerinde
hazırladıkları tezlerle sınav salonundan tek tek içeriye girmeye
başladılar. Atatürk tezlere bakıyor sonra da öğrencilere sorular
soruyordu.
O gün sınava giren öğrencilerden birinin adı Aydın'dı. Tezini verdikten
sonra Atatürk sordu, Aydın yanıtladı. Harita üzerinde açıklamalarda
bulundu. Atatürk aldığı yanıtlardan son derece memnundu. Tarih önemli
bir konuydu O'nun için. Cumhuriyet gençlerinin de tarihi iyi özümsemesi
ve tahlil etmesi gerektiğine inanıyordu. Şimdi karşısında bu inancı
gerçekleştirmiş bir lise öğrencisi duruyordu. Soruları bitince Aydın'la
konuşmaya başladı:
- Sen ne olmak istiyorsun?
- Su mühendisi Paşam.
- Herkes su mühendisi olabilir, seni tarihçi yapalım ne dersin?
- Ailece böyle karar verdik, bunu değiştirmek için anne ve babamın
rızasını almak lazımdır Paşam.
- Aferin; bravo Aydın, pekiyi. O halde onlarla görüş, benim teklifimi de
söyle, sonra gel Milli Eğitim Bakanı Reşit Galip Bey'e kararını bildir.
Aydın heyecanla dışarıya çıktıktan sonra Atatürk, Milli Eğitim Bakanı'na
döndü ve ''Bravo bu çocuğa, bu daha şimdiden öğretmen olmuştur, insan
onu güvenerek bir orta okula öğretmen olarak gönderebilir, bu çocuğu
takip edelim'' dedi. Bunun üzerine Milli Eğ tim Bakanı Aydın'ın bir
takdirnameyle ödüllendireceğini söyledi. Atatürk itiraz etti;
''Takdirnameden ne çıkar, daha başka bir şey yapmalı, tahsile
göndermeli, Amerika'ya gönderip çocuğun çalışmasına bir değer katalım''
dedi.
Atatürk çok keyiflenmişti, o gün geç saatlere kadar Ankara Erkek
Lisesi'nde kaldı.
Akşam Dışişleri'nin Ankara Palas'ta Balosu vardı. Saat ilerleyince bu
balo hatırlatıldı Atatürk'e. Atatürk okulda öğrenci ve öğretmenlerle
kalmayı tercih etti. O gün 50'ye yakın öğrencinin sınavına girdi. Tarih
öğretmeni Samih Bey'e de teşekkür etti.
Cevaplarıyla Atatürk'ü sevindiren ve Türkiye'nin geleceği açısından
umutlandıran Aydın, Atatürk'ün arzusuyla yüksek öğrenimini tamamlamak
için Amerika'ya gönderildi. 1942 yılında Amerika'da Harvard
Üniversitesi'nde doktorasını tamamladı. Sonra Türkiye'ye döndü. Bilim
Tarihi dalında Dünya'da ilk doktora derecesini alan Aydın Sayılı o gün
Atatürk'ün sorularına eksiksiz cevap veren Ankara Erkek Lisesi öğrencisi
Aydın'dan başkası değildi. Ordinaryüs Prof Dr. Aydın Sayılı Cumhuriyetin
yetiştirdiği bir bilim adamı olarak, hep Cumhuriyet için yaşadı.
|
> Anahtar Kelimeler:
İstiklal Marşı,
Atatürk'ün Gençliğe Hitabesi,
Atatürk'ün
Türkiye Öğretmenler Birliği Kongresi Üyeleri Onuruna Verilen
Yemekteki Konuşması,
Değişik Yönleriyle Atatürk,
Fikir Hayatı,
Askerlik Hayatı,
Siyasi Hayatı,
Eserleri,
Atatürk'ün
Karşılaştığı Güçlükler,
Atatürk'ün Kişisel Özellikleri,
Vatanseverliği,
İdealistliği,
Hakikati Arama Gücü,
Yaratıcı
Zihniyeti,
İleri Görüşlülüğü,
Mantıklılığı,
Çok Cepheliliği,
Yöneticiliği,
Gurura ve Ümitsizliğe Yer Vermemesi,
Atatürk'ün
Öğretmenlik Mesleği İle İlgili Sözleri,
Mustafa Kemal Atatürk'ün
Anıları,
Atatürk'ün Son Cumhuriyet Bayramı,
Yoksul Kelimesini
Beğenmedim,
''Kumandanın Atı Kaçmaz, Kovalar!'',
Müsaade
Buyurursanız Bendeniz de Masadan Kalkayım Efendim,
''Atatürk'ün
Bir Eri Takdir Etmesi'',
Yeni Okullar,
Bundan Ötesi Eğitim
Meselesi,
Bir Okul Ziyareti ve...,
Atatürk İçin Ne Dediler...,
Atatürk Kronolojisi,
Onuncu Yıl Nutku,
Atatürk'ün Kendi Sesinden
10. Yıl Nutku,
Onuncu Yıl Marşı... |
|