|
ATATÜRK'ÜN İLERİ GÖRÜŞLÜLÜĞÜ

İleri görüşlülük Atatürk'ün en önemli özelliklerinden biridir. Onun
büyük bir devlet adamı olma yönünü oluşturan özelliklerinden birisi de
bu yönüdür. Tarih bilgisinin siyasette önemli bir yeri olduğuna inanan
Atatürk, çok okur ve okuduklarından gerekli dersleri çıkarırdı. Bugünü
anlayabilmek ve yarını tahmin edebilmek için dünü bilmek gerektiğine
inanan Atatürk, tarih bilgisinin ve dehasının verdiği kavrama ve doğru
karar verme gücü sonucunda başarıya ulaşmıştır.
Türk milletinin felaket uçurumuna yuvarlanışını uzak görüşü ile çok
önceden sezen ve değerlendiren Atatürk ''Yolunda yürüyen bir yolcunun,
ufku görmesi kafi değildir. Muhakkak ufkun ötesini de görmesi
lazımdır.'' sözüyle geleceğe bakış açısını ortaya koymuştur. Çanakkale
Savaşları sırasında düşmanın amacını ve asıl çıkarma bölgelerini,
harekatın başlamasından önce teşhis etmesi ve gerekli tedbirleri teklif
etmesi de onun ileri görüşlülüğünü ortaya koymuştur. Ancak bu
tekliflerinin, üst komutanlık tarafından dikkate alınmaması, savaşın
uzamasına ve çok sayıda insanın ölümüne sebep olmuştur.
Atatürk durumu çok iyi değerlendirebilen ve olacakları tahmin edebilen
bir liderdir. I. Dünya Savaşı'nın sonlarına doğru Osmanlı Devleti'nin
bir mütarekeye gideceğini, barışa kadar bunalımlı anlar geçireceğini,
ordunun dağılacağını, düşmanla milletin karşı karşıya kalacağını ve
şimdiden gerekli tedbirlerin alınmasının gerektiğini söylemesi ve
uygulamaya geçmesi, onun sezi ve kavrayış gücünün, uzak görüşlülüğünün
derecesini açıkça gösterir.
Atatürk'ün ileri görüşlülüğüne iyi bir örnek de II. Dünya Savaşı ile
ilgili tahminleridir. 1932 yılında Atatürk; Amerikalı General Mc Arthur
(Mak Artur) ile yaptığı görüşmede ''Versay Antlaşmasının, II. Dünya
Savaşının tohumlarını attığını, Almanya'nın bütün Avrupa'yı ele
geçirecek bir orduyu kısa bir zamanda kurabileceğini ve harbin 1940-1945
yılları arasında başlayacağını, çıkacak bir harpte Amerika'nın tarafsız
kalamayacağını, Avrupa'da olacak bir harbin başlıca galibinin ne
İngiltere, ne Fransa ve ne de Almanya'nın değil, sadece Sovyet Rusya
olacağını'' söylemiştir. Avrupa’daki olaylar gerçekten 1939 yılından
itibaren Atatürk'ün bu tahminine göre gerçekleşmiştir.
Atatürk 1933 yılında yaptığı bir konuşmasında ise, o zaman emperyalist
devletlerinin sömürgesi durumunda olan İslam toplumları için de şu
tahminde bulunmuştu: ''Doğudan şimdi doğacak olan güneşe bakınız! Şimdi
günün ağardığını nasıl görüyorsam, uzaktan, bütün doğu milletlerinin
uyanışlarını öyle görüyorum. Bağımsızlık ve hürriyetlerine kavuşacak
daha pek çok kardeş milletler vardır. Bu milletler bütün güçlüklere,
bütün engellere rağmen, her şeyi yenecekler ve kendilerini bekleyen
güzel geleceğe kavuşacaklardır. Sömürgecilik ve emperyalizm yeryüzünde
yok olacak ve yerlerine, milletler arasında hiçbir renk, din ve ırk
farkı gözetmeyen yeni bir ahenk ve işbirliği çağı geçecektir.'' İslam
dünyasında ve doğudaki diğer bölgelerde ortaya çıkacak devletleri,
Atatürk, daha 1933 yılında yukarıdaki sözleriyle haber vermiştir.
Atatürk'ün ileri görüşlülüğüne diğer bir güzel örnek de, Sovyetler
Birliği içerisinde yaşayan Türkler için yapmış olduğu yorumdur. Atatürk,
şöyle demiştir: ''Bugün Sovyetler Birliği dostumuzdur, komşumuzdun
müttefikimizdir. Bu dostluğa ihtiyacımız vardır. Fakat yarın ne
olacağını kimse bugünden kestiremez. Tıpkı Osmanlı gibi, tıpkı
Avusturya-Macaristan gibi parçalanabilir, ufalanabilir. Bugün elinde
sımsıkı tuttuğu milletler avuçlarından kaçabilirler. Dünya yeni bir
dengeye ulaşabilir. İşte o zaman Türkiye ne yapacağını bilmelidir.
Bizim, bu dostumuzun idaresinde dili bir, inancı bir, özü bir,
kardeşlerimiz vardır. Onlara sahip çıkmaya hazır olmalıyız. Hazır olmak
o günü susup beklemek değildir. Hazırlanmak lazımdır. Milletler buna
nasıl hazırlanır? Manevi köprülerini sağlam tutarak. Dil bir köprüdür,
Tarih bir köprüdür.
Köklerimize inmeli ve olayların böldüğü tarihimiz içinde
bütünleşmeliyiz. Onların (Soydaş Türk kardeşlerimizin) bize yaklaşmasını
bekleyemeyiz. Bizim onlara yaklaşmamız gerekli.''
Her alanda ileriyi görebilen Atatürk için ölümünden sonra General Mc
Arthur (Mak Artur), şöyle demiştir: ''Ölümüyle, dünya büyük bir dahi
önderini, Türk milleti en seçkin ve kahraman evladını, insanlık da,
ileri görüşlü ve korkusuz bir savaşçısını kaybetmiştir.''
|
> Anahtar Kelimeler:
İstiklal Marşı,
Atatürk'ün Gençliğe Hitabesi,
Atatürk'ün
Türkiye Öğretmenler Birliği Kongresi Üyeleri Onuruna Verilen
Yemekteki Konuşması,
Değişik Yönleriyle Atatürk,
Fikir Hayatı,
Askerlik Hayatı,
Siyasi Hayatı,
Eserleri,
Atatürk'ün
Karşılaştığı Güçlükler,
Atatürk'ün Kişisel Özellikleri,
Vatanseverliği,
İdealistliği,
Hakikati Arama Gücü,
Yaratıcı
Zihniyeti,
İleri Görüşlülüğü,
Mantıklılığı,
Çok Cepheliliği,
Yöneticiliği,
Gurura ve Ümitsizliğe Yer Vermemesi,
Atatürk'ün
Öğretmenlik Mesleği İle İlgili Sözleri,
Mustafa Kemal Atatürk'ün
Anıları,
Atatürk'ün Son Cumhuriyet Bayramı,
Yoksul Kelimesini
Beğenmedim,
''Kumandanın Atı Kaçmaz, Kovalar!'',
Müsaade
Buyurursanız Bendeniz de Masadan Kalkayım Efendim,
''Atatürk'ün
Bir Eri Takdir Etmesi'',
Yeni Okullar,
Bundan Ötesi Eğitim
Meselesi,
Bir Okul Ziyareti ve...,
Atatürk İçin Ne Dediler...,
Atatürk Kronolojisi,
Onuncu Yıl Nutku,
Atatürk'ün Kendi Sesinden
10. Yıl Nutku,
Onuncu Yıl Marşı... |
|