|
REGNUM (ALEM) : ANIMALIA (HAYVANLAR
ALEMİ)

Vücutları çok sayıda hücreden meydana gelmiştir. Bir embriyo gelişimi
sonucu oluşurlar. Heterotrof organizmalardır. Gametler, çok hücreli
cinsiyet organları veya en azından vücut hücreleri tarafından meydana
getirilir. 2 alt aleme ayrılır; Parazoa ve Metazoa.
I. Alt alem : Parazoa (Aşağı organizasyonlu hayvanlar)
Çok zayıf doku yapısı gösteren ve organları bulunmayan hayvanlardır.
Şube : Placozoa
Bilinen çok hücreli hayvanların en basit yapılı grubunu oluştururlar.
Vücut yapısı bir plaka veya tabak şeklindedir ve birkaç bin hücreden
oluşur. Vücut alt ve üst yüzeydeki birer sıra kamçılı epidermis hücresi
ile bunların arasında yer alan mezenşim benzeri iç tabakadan oluşur.
Sıvı yüklü olan iç tabaka yıldız ve fibril şeklindeki hücreleri
içerdiğinden ağsı bir yapı kazanır. Belirgin bir doku ve organları
yoktur. Vücut şeklini amoboid yolla değiştirebilen asimetrik
hayvanlardır. Herhangi bir vücut boşluğu ve sindirim kanalı taşımazlar.
Dış sindirim görülür. Sinir sistemleri yoktur. Vücut çevresi boyunca her
yöne hareket edebilirler. Denizlerde yaşarlar. Vücudunun çapı 2 - 3
mm.dir. Bilinen bir türü vardır -> Trichoplax adhaerens.
Vücudun alt yüzeyindeki hücrelerin kamçılarını kullanarak zeminde kayma
ve sürünme gibi hareket edebilirler.
Şube : Porifera (Spongia = Süngerler)
Gevşek şekilde biraraya gelmiş hücrelerden oluşurlar. Tatlı suda yaşayan
2 familya hariç tümü denizlerde yaşar. Erginleri bir yere bağlı olarak
yani sesil yaşar. Vücut asimetrik veya radyal simetridedir. Vücut içinde
su akıntısını sağlayan porlar, kanallar ve odacıklar bulunur. Vücut
boşluğu kısmen veya tamamen bir sıra kamçılı hücre tabakasıyla
astarlanmıştır. Bu hücrelere "Koanosit (yakalık hücreleri)" denir.
Kristalin spikül ve organik fibrillerden oluşan iskelet elemanları
vardır. Sinir sistemleri yoktur. Rejenerasyon yetenekleri çok yüksektir.
Tür sayısı 4000 - 10000 arasındadır. 4 sınıfı vardır; Calcarea,
Hexactinellida, Demospongiae ve Sclerospongiae.
Larva şekli ve başkalaşım : Döllenmiş yumurtalar
bazılarında dışarı bırakılır. Çoğunda ise vücudun mezofil denen tabakası
içinde gelişimini sürdürür. Yumurtadan çıkan larvalar su içinde birkaç
saat veya birkaç gün serbest yüzdükten sonra bir yere tutunur.
Gastrulasyon geçirir ve küçük bir sünger haline gelir. Gastrulasyonda
vücut dış yüzündeki kamçılı hücreler iç tarafa dönerek bir sıra hücreden
oluşan "Koanoderm" tabakası oluşur. Yumurta sarısı gibi hücreler dış
tarafta kalarak bir sıralı "Pinacoderm" denen tabakayı oluşturur.
Erginlerde vücut şekli : Vücut yüzeyi çok sayıda delik
taşır. Suyun vücut içine girdiği deliklere "Ostium", vücudu terk ettiği
büyük deliklere ise "Osculum" denir. Bunlar vücut içindeki odacıklar ve
kanal sistemiyle birbirlerine bağlanırlar. Süngerlerin en ilkel tipi
Ascon tipidir. Vazo şeklindedir. Radyal simetri gösterirler. Ascon tipi
süngerlerde Vücudun dışı bir sıralı epitel veya pinakosit hücreleri ile
örtülüdür. Vücut boşluğu ise kamçılı hücrelerden oluşan koanoderm
tabakasıyla çevrilidir. Bu 2 tabaka arasında yer alan jelatinimsi
mezofil tabakası ise iskelet elemanlarıyla amoboid hareketli çeşitli
hücrelerden oluşur. Ostiumların çeperindeyse dıştan içe uzanan "Porosit"
denen hücreler yer alır. Ascon tipi süngerde vücut duvarının farklı
derecede dışarı doğru genişlemesiyle daha kompleks yapılı sünger tipleri
ortaya çıkar. Bunlara "Sycon" ve "Leucon" tip süngerler denir. Bu tip
süngerlerde porosit hücreleri yoktur.
Beslenme : Süngerlerde sindirim kanalı yoktur. Porlardan
vücut içine giren su içindeki besinler, koanosit hücreler tarafından
yakalanır ve amoboid hücrelere iletilir. Protozoa'da olduğu gibi
besinler amoboid hücrelerdeki besin kofulları içinde sindirilir.
Süngerler "Tesosit" denen özel amoboid hücreler içinde besin depo
ederler. Sindirilmemiş besinler besin kofullarından sitoplazmaya, oradan
da vücut içindeki suyu dışarı atan kanallara iletirler.
Su düzenlenmesi ve boşaltım : Boşaltımı vücut hücreleri
ayrı ayrı yaparlar. Tatlı su süngerlerinde fazla su kontraktil
kofullarla atılır. Vücut boşluğundaki su sirkulasyonu koanosit hücreleri
tarafından sağlanır.
İskelet ve hareket : Süngerlerin iskelet elemanları
kristalin spiküller ve amoboid hücreler tarafından salgılanan "Skleroblast"
denen organik fibrillerdir. Sınıflandırmada iskelet elemanlarının
kimyasal bileşimi, spiküllerin şekli, büyüklüğü veya sayısı ile vücut
içindeki dağılımı esas alınır. Genel olarak erginleri bir yere bağlı
olarak yaşar.
Sinir sistemi : Sinir hücreleri yoktur. Çeşitli uyaranlar
karşı vücudun her hücresi bağımsız olarak cevap verir. Kuvvetli bir
uyaran bir kaç mm. ancak taşınabilir.
Solunum : Özel solunum organları yoktur. Gaz değişimi her
hücre tarafından ayrı ayrı yapılır.
Dolaşım ve sölom : Dolaşım sistemi ve sölomları yoktur.
Vücut içine giren osculumdan dışarı atılır.
Üreme : Özel üreme organları yoktur. Mezofil tabakası
içinde "Arkeosit" veya "Konosit" hücreleri tarafından cinsiyet hücreleri
bulunur. 2 tip üreme görülür:
Eşeyli Üreme : Süngerlerin çoğu hermafrodittir. Sperm ve
yumurtalar farklı zamanlarda meydana gelir. Döllenme iki ayrı fert
arasında olur. Su akımı ile içeri giren sperm, yumurtayı döller.
Döllenmiş yumurta çoğunlukla vücut içinde tutulur. Bazılarında dışarı
atılır.
Eşeysiz Üreme : 3 tip eşeysiz üreme görülür.
- Tomurcuklanmayla çoğalma
- Parçalanarak çoğalma : Kötü şartlarda vücudu parçalanan süngerde
şartlar normale dönünce esas hücre kitlesi ana süngeri, diğer parçalar
genç süngeri oluşturur.
- Gemmula ile çoğalma : Genellikle tatlı su formlarında görülür.
Gemmula, kötü şartlarda oluşan, içi arkeosit hücreleri dolu olan sert
örtülü parçalardır. Ortam şartları normale dönünce gemmula içindeki
hücreler mikropil yoluyla dışarı çıkarak genç süngerleri oluştururlar.
Rejenerasyon : Oldukça yüksek rejenerasyon yeteneğine
sahiptirler. Parçalanan her bir sünger genç bir süngeri oluşturur.
Ekonomik önemleri : Banyo süngeri olarak kullanılanlar
ticarî açıdan değerlidir.
Porifera Şubesinin Sınıflandırılması
I. Sınıf : Calcarea (Kalkerli süngerler)
CaCO3'tan yapılmış olan 1, 3 veya 4 ışınlı kristalin spikülleri vardır.
Basit yapılı ascon, leucon ve sycon tipi formları içine alır.
II. Sınıf : Hexactinallida (Camsı süngerler)
Silisten yapılmış 6 ışınlı spikülleri vardır. Derin denizlerde
yaşarlar.
III. Sınıf : Demospongiae
Silisten yapılmış 1, 4 ışınlı spikülleri veya kollajan fibrilleri
vardır. Vücutları leucon tiptedir.
IV. Sınıf : Sclerospongiae
Silis spikül, organik fibril ve CaCO3 içeren bileşik iskelete
sahiptirler.
II. Alt alem : Eumetazoa
Organları, sindirim boşluğu ve ağzı olan hayvanlardır. Radiata ve
Bilateria olarak 2 gruba ayrılır.
I. Bölüm : Radiata
Basit yapılı organları bulunan tentaküllü ve radyal simetrili
hayvanlardır.
Şube : Cnidaria (Coelenterata = Kinitliler)
Büyük çoğunluğu denizlerde yaşar. Doku ihtiva eden çok
hücrelilerdir. Polimorfizm gösterirler. Polip ve medüz olmak üzere 2
esas tipi vardır. Makroskobik olanlar yanında bazı polip türleri
mikroskobiktir. Ayrı veya koloni halinde yaşarlar. Tipik olarak planula
larvası vardır. Vücutları radyal simetrilidir. Genellikle ağzın
çevresinde halka şeklinde dizilen tentakülleri vardır. "Coelenteron"
denen bir vücut boşluğuna sahiptirler. Vücut çeperi 3 tabakalıdır.
Epidermis ve gastrodermis hücreleri arasında serpilmiş halde knidoblast
hücreleri bulunur. Bu hücrelerin içinde birer nematosist yer alır.
Nematosistler savunma ve saldırıda kullanılan özel hücre organelleridir.
Vücut dokuları arasında farklılaşmamış hücreler bulunur. Bunlar cinsiyet
hücreleri ve knidoblastları meydana getirirler. Ayrıca rejenerasyonla
ilgilidirler. Sinir sistemi ağ şeklindedir ve merkezîleşmemiştir.
Hermafrodit veya ayrı eşeylidirler. Bilinen 9000 türü vardır. Hydrozoa,
Scyphozoa ve Anthozoa olmak üzere 3 sınıfı vardır.
Larva ve başkalaşım : Döllenmiş yumurtalar bazılarında ana
vücudu içinde kalır, bazılarında dışarı bırakılır. Yumurtadan çıkan
planula larvası birkaç saat veya gün serbest yüzdükten sonra bir yere
tutunur. Larva burada gelişerek polip ve polipoid formunu oluşturur.
Bazı türlerde gelişme devam ederek koloni meydana getirir. Bazı hidroid
formlarda planula larvası gonofor içinde gelişimini sürdürerek
tentaküllü actinula larvası halinde dışarı çıkar. Actinula larvası da
bir yere tutunarak polip formunu oluşturur. Hydrozoa'nın çoğunda
polipoid formu yoktur. Planula larvası actinula larvasını, bu larva da
medüz formlarını oluşturur. Scyphozoa'nın (Deniz anası) çoğunda bir yere
tutunan planula larvası gelişerek borazan şeklinde polipoid formu (Scyphistoma)
oluşturur. Olgunlaşan bu form enine halkalar şeklinde boğumlanarak (Strobilasyon)
ephyra larvasını oluşturur. Medüz formlarının eşeyli üremesi sonucunda
da tekrar planula larvası oluşur. Burada medüz formu eşeyli üreyerek
polip formunu, polip formu da eşeysiz üreyerek medüz formunu oluşturur.
Böylece eşeyli ve eşeysiz üreyen döller arasında döl değişimi vardır.
Buna "Metagenezis (Döl almaşı)" denir.
Erginlerde vücut şekli : Kinitlilerde belirgin bir
polimorfizm vardır. Bir çoğu hayat dönemi boyunca morfolojik olarak
birbirine benzemeyen polip ve medüz formları ihtiva eder. En yüksek
derece polimorfizm Hydrozoa'nın Siphonophora takımına ait kolonilerde
görülür. Vücut duvar 3 tabakalıdır. Dışta epidermis, ortada mezoglea, en
içte ise gastrodermis veya endodermis bulunur. Genellikle ağzın
bulunduğu kısımda bir veya daha fazla sayıda tentakül halkası bulunur.
Polip formu : Vücut şekli silindiriktir. Kaidesindeki
pedisel disk veya kök şeklindeki bir sapla bir yere oturarak sabit
yaşar. Koloni halinde yaşayanlarda polip formlar morfolojik bakımdan
farklı tiplere sahiptirler. Genel olarak Hydrozoa poliplerinde 3 tip
polip görülür; Gastrozooid (beslenme polipi), Gonozooid (üreme polipi),
Doctylozooid / Tentacolozooid (koruma polipi). Bazı Anthozoa
kolonilerinde ise 2 tip polip görülür; Autozooid (beslenme ve üreme
polipi), Siphonozooid (su akımı oluşturan polip).
Medüz formu : Vücut çan veya şemsiye şeklindedir.
Çevresinde tentaküller yer alır. Vücudun büyük bir kısmını peltemsi
mezoglea kütlesi oluşturur. Alt yüzeyin ortasında "Manibrium" denen bir
çıkıntı bulunur. Manibriumun uç kısmında yer alan ağız bir kanalla mide
boşluğuna bağlıdır. Mide boşluğundan çıkan ışınımsı kanallar, çevredeki
halka kanala bağlanırlar.
Beslenme : Genel olarak karnivor hayvanlardır. Avlarını
tentaküller üzerindeki nematosistlerdeki yakıcı iplikleri dışarı
fırlatarak yakalarlar. Coelenteron aynı zamanda sindirim kanalıdır.
Coelenteron Anthozoa ve Scyphozoa poliplerinde gastrik filamentlerle
septumlara bölünmüştür. Besinler hem hücre dışı, hem hücre içi
sindirimiyle sindirilir. Sindirilmemiş artıklar tekrar ağız yoluyla
atılır.
Nematosist : epidermis ve gastrodermiste bulunan
knidoblast hücrelerinin içindeki hücre organelleridir. Her nematosist
bir kese ile kesenin içinde uzatılabilen uzun bir iplikten oluşur.
İpliğin dışarı fırlatılması kimyasal ve mekanik uyarılara bağlıdır.
Kesenin ağzı açık veya kapalı olabilir. İplik kesenin içinde yumak
halinde sarılı durumdadır.
Su düzenlenmesi ve boşaltım : Kinitlilerin çoğu dar bir
tuzluluk değişim sınırına (sintenohalin) dayanırlar. Başlıca azotlu
artık amonyak olup bütün vücut yüzeyinde difüzyonla atılır.
İskelet ve hareket : Kinitlilerde iskelet 3 şekilde
bulunur.
- Hidrostatik iskelet
- Vücut yüzeyine salgılanan dış iskelet
- Mezoglea kütlesi ve bu kütle içinde oluşan iskelet elemanları
Polipoid formlarda genellikle sınırlı tentakül ve gövde hareketi
görülür. Hydra'da pasif yüzme ve takla atma hareketi görülür.
Kinitlilerde en basit kas sistemi hidroid poliplerde görülür. Bunlarda
epidermis ve gastroderm kas hücreleri bulunur. Bu hücrelerin kontraktil
fibril içeren uzantıları epidermiste paralel, gastrodermiste ise halka
şeklindedir. Genel olarak medüz formlarında sadece epidermal kaslar
bulunur. Bu kasların uzantısı olan fibriller düz kas yapısındadırlar.
Fibriller, tentaküller ve manibriumda boyuna, vücudun alt yüzeyinde ise
ışınsal biçimde uzanırlar. Medüzlerdeki kasla yüzme hareketi ile
ilgilidir. Scyphozoa medüzlerinde vücudun alt yüzeyindeki halka
kaslarına "Koronal kaslar" denir ve yapıları itibariyle omurgalıların
düz kaslarına benzerler.
Sinir sistemi ve duyu organları : Multipolar ve bipolar
nöronlar oluşmuş olup, sinir ağı şeklinde epidermis ve gastrodermisin
kaidesinde yer alır. Çeşitli duyu hücrelerinin kimyasal ve mekanik duyu
almaçları epidermis, gastrodermis ve yoğun halde de tentaküller ve ağzın
çevresinde yer alırlar. Ağ şeklindeki sinir sistemi Hydrozoa ve Anthozoa
poliplerinde görülür. Medüzlerdeki sinir sistemi daha gelişmiştir.
Medüzlerdeki sinir ağı manibrium ve tentaküllerdeki epidermisin altında,
vücudun alt yüzeyindeyse epitel kas tabakası arasındadır. Sinir ağı
radyal kanallar boyunca daha yoğun olabilir. Başlıca duyu organları
tentaküllerin kaidesinde veya vücudun kenarlarında yer alan basit gözler
ve denge organları (statosistler) dır. Kinitlilerde uyatı geldiği
noktadan birçok noktaya yayılır.
Solunum : Özel solunum organları yoktur. Coelenteron içine
alınan suyun O2'inden yararlanılır.
Üreme : Ayrı eşeyli veya hermafrodittirler. Eşeyli veya
eşeysiz ürerler.
Eşeyli Üreme : Yumurtanın döllenmesi ve gelişmesi su içinde veya
vücut içinde olur.
Eşeysiz Üreme :
- Tomurcuklanmayla üreme : Hydra ve koloni olarak yaşayan
formlarda görülür.
- Silsiz planula benzeri parçacıkların gelişerek polipleri oluşturması.
Hydrozoa'nın çoğunda görülür.
- Anemona'da (deniz gülü) görülen, zeminde oturulan
kısımda oluşan yırtılma ile.
- Enine bölünmeyle üreme : Ephyra oluşturma.
- Boyuna bölünmeyle üreme : Anemona
Cnidaria'nın Sınıflandırılması
I. Sınıf : Hydrozoa
Polip ve medüz formlarını içine alır. Medüz formlarının ağız çevresinde
oral lob bulunmaz. Ancak vücudun çevresinde bant şeklinde bir çıkıntı
vardır. Buna "Velum" denir. (Deniz analarında yoktur.) Coelenteron
içinde gastrik filamentler veya septumlar yoktur. Sönosark içindeki
gastrovasküler boşluk ve vücut tabakaları poliplerin tümünde vücut
boyunca devam eder. Örnek; Hydra, Obellia,
Velella. (Sönosark; Hydra'nın vücudunun kaplayan tabakadır.)
II. Sınıf : Scyphozoa
Medüzlerinde velum yoktur. Medüz formlarının ağız çevresinde 4 tane
uzun kol (oral lob) bulunur. Coelenteron gastrik filamentler taşır ve
septumlar ile 4 cebe bölünmüştür. Hayat devirlerinde 1 polipoid (Scyphistoma)
bulunur. Bu form enine bölünerek strobilasyon medüzleri oluşturur.
Örnek; Aurelia (Deniz anası).
III. Sınıf : Anthozoa
Deniz mercanları ve deniz gülleri içine alır. Medüz formları
yoktur. Ağız, sindirim boşluğu içine çöktüğü için yutak oluşmuştur.
Coelenteron filament taşıyan septumlar tarafından bölünmüştür. Kalsiyum
karbonattan oluşan bir dış iskelet veya bunlar yoksa hidrostatik iskelet
vardır. Örnek; Metridiuna.
Şube : Ctenophora (Taraklılar)
Denizlerde yaşarlar. Çoğunluğu serbest yüzer. Cydippid denen
larvaları vardır. Vücutları oval, küre veya yassılaşmış ve uzamış
şekildedir. Şeffaf, jelatinimsi ve ışıldayan özelliktedir. Vücut
yüzeyinde ışınsal olarak dizilmiş sillerden oluşan 8 adet bant (yüzme
plağı) bulunur. Vücudun arka kısmında geriye doğru uzanan bir çift
tentakül yer alır. Hareketleri yüzme ve sürtünme şeklindedir. Karnivor
organizmalardır. Tentaküllerde epidermis hücrelerinin arasında besin
yakalamada kullanılan yapışkan kolloblast hücreleri bulunur. Yutaktan
itibaren hücre dışı sindirimine uğrayan besinler, sindirim kanalına
iletildikten sonra hücre içi sindirimine tabi tutulur. Sindirim sistemi
dallanmış kanallar halindedir. Eşeyli ve eşeysiz üreme görülür.
Hermafrodittirler. Gonatları kalın duvarlı kanallar içinde biri ovaryum,
diğeri testise ait 2 bant halindedir. Sindirim kanalının çeperinde
"Hücre rozetleri" adı verilen hücre grupları vücut suyunun düzenlenmesi
ve boşaltımla ilgilidirler. Azotlu artıklar amonyak halinde sindirim
kanalı ve vücut yüzeyinden dışarı atılır. Ektodermal sinir ağı ağız
çevresinde ve tarak sıralarının kaidesinde yoğunlaşarak radyal sinirleri
oluştururlar. Duyu hücreleri epidermis içine serpilmiş olup ağız
çevresinde daha yoğundur. Vücudun arkasında "Statosit" denen bir denge
organı bulunur. Bu organa ait "Statolit (denge taşı)" 4 adet denge sil
demeti üzerinde yer alır. Her sil demeti buradan 2 kol çıkararak tarak
sıralarına ulaşır. Özel dolaşım sistemi, sölom ve solunum organları
yoktur. 100 dolayında tütü vardır. Yumurta şeklindeki formlar 5 cm.,
yassılaşmış formlar 1 m. veya daha fazla olabilir. Tentaculata ve Nuda
olmak üzere 2 sınıfı vardır.
Bölüm : Bilateria
Bilateral simetrili hayvanlardır. Protostomia ve Deuterostomia
olmak üzere 2'ye ayrılır.
Alt bölüm : Protostomia
Yumurtaları spiral bölünme yapar. Blastopor, ilk ağzı oluşturur.
Asölomata, Pseudosölomata ve Schizosöl olmak üzere 3 gruba ayrılır.
Küme : Asölomata (Sölomsuzlar)
Bu gruptaki hayvanların iç organları ile vücut duvarı arasındaki
boşluk mezenşim dokusuyla doludur.
Şube : Platyhelmintes (Yassı solucanlar)
Bilateral simetrilidirler. Parazit ve serbest yaşarlar. Vücut 3
tabakalıdır. Organ sistemleri iyi gelişmiştir. Boşaltım sistemi genel
olarak alev hücreleri ve kanallardan oluşan protonefridiumlar
halindedir. Sinir sistemleri merkezî bir beyin ihtiva eder. Sölomları
yoktur. İç organların arası parankima ile doludur. Genellikle
hermafrodittirler. Ovaryumları 2'ye ayrılır. "Germarium" yumurtayı, "Vitellarium"
yumurta sarısı ve kabuğu üretir. 12000 türü vardır. Boyları 1 mm. ile
birkaç m. arasında değişir. 5 sınıfı vardır; Turbellaria, Aspidogastrea,
Monogenea, Digenea, Cestoda.
Larva şekli :
Turbellaria : Muller ve Gotte
Aspidogastrea : Cotylocidium
Monogenea : Oncomiracidium
Digenea : Miracidium, Redia, Sporosist, Cercaria, Metacercaria
Cestoda : Coracidium (Procercoid - Pleurocercoid), Hexacant (Sisticercus
- Sisticercoid)
Başkalaşım :
Turbellaria : Polycladida takımının bazı cinslerinde Muller larvası
görülür. Bu larvada vücudun arka kısmında 8 adet silli lob bulunur. Bu
takımın Stylochus cinsinin bazı bireylerinde Gotte larvası
bulunur ve silli lob 3 tanedir.
Aspidogastrea : Cotylocidium larvası görülür. Başkalaşım
görülmez.
Monogenea : Oncomiracidium larvası görülür.
Digenea : Yumurtadan Miracidium larvası çıkar. Bu larvada siller
ve ana konukçunun vücuduna girmek için delme organı ve göz bulunur.
Larva ara konakçısı olan Limnea cinsi tatlı su salyangozunun vücuduna
girip sillerini kaybeder ve konukçunun sindirim bezleri içinde gelişerek
kese şeklinde olan ve germinal hücreleri içeren Sporosist larvası halini
alır. Burdaki germinal hücreler partenogenetik yolla çoğalarak Redia
larvasını oluşturur. Bu larvada yutak, bağırsak çıkıntıları ve germinal
hücreler bulunur. Bu hücreler gelişerek sindirim kanalı ve emme organı
bulunan Cercaria larvasını oluşturur. Cercaria larvası salyangozun
vücudunu terk ederek bir süre serbest yüzer. Bazen direkt ana konukçuya
geçer, bazen de kuyruğunu kaybederek su bitkileri üzerinde kist halini
alırlar. Bu larvalara da Metacercaria larvası denir. Metacercaria
larvası otlarla birlikte konukçuların sindirim kanalına giderler.
Kistler bağırsakta açılır. Çıkan larvalar bağırsak epitelini delerek kan
yoluyla karaciğere giderler ve 3 - 4 ay içinde erginleşirler. Burada
birkaç yıl kalabilirler. Bu olayda konak değişiminin yanında yumurta ve
sperm oluşturarak üreyen bir döl ile partenogenetik yolla üreyen bir döl
arasında döl değişimi vardır, buna "Heterogoni (karışık üreme)" denir.
Cestoda : Coracidium veya Hexacant (Oncosfer) larvası görülür.
Coracidium larvası 1. ara konukçu içinde Precercoid, 2. ara konukçuya
girecekse Plerocercoid halini alır. Bu iki larva da ana konukçu içinde
gelişimini tamamlar. Hexacant (Oncosfer) larvası ara konakçının sindirim
kanalında açılır. Kan yoluyla çizgili kas, akciğer ve karaciğere gider.
Burada gelişerek Sisticercoid veya Sisticercus larvasına dönüşür. Bu
larvada Scolex (tenyanın baş kısmı) kese içine çekilmiştir. Larva ana
konukçuya geçtikten sonra ters yüz olur ve bağırsak epiteline tutunarak
enine boğumlanmaya başlar.
Erginlerde vücut şekli : Genel olarak yassı ve bilateral
simetrili hayvanlardır. Baş, genelde belirgin değildir. Ağız ön tarafta
veya ventraldedir. Vücudun içi parankimayla doludur. Sert bir
iskeletleri yoktur.
Sindirim sistemi : Turbellaria'nın serbest yaşayan türleri
kornivordur. Parazit yaşayanlar konukçularının doku sıvısıyla beslenir.
Sindirim kanalı olmayan Cestoda türleri tenyaların besinlerini vücut
yüzeyinde dizfüzyon ya daaktif taşımayla alırlar. Sindirim kanalı
olanlarda ağız vücudun ön kısmında veya ventraldedir. Daha sonra yutak
ve 2 kalın bağırsak gelir. Yutak vücudun içine çekilmişse bir oral emme
organı bulunur. Yutak dışarı uzatılabilen yapıda ise konukçunun
genellikle derisini delerek emme işini yapar. Sindirim hem hücre içi,
hem de hücre dışı olur.
Su düzenlenmesi ve boşaltım : Protonefridium denen alev
hücreleriyle kanallardan oluşan boşaltım sistemi yassı solucanlar için
karakteristiktir. Bir alev hücresi çekirdekli, ince zarlı ve ampul
şeklinde olan esas hücre kısmı ile hücreyi dışarıya bağlayan silindirik
bir lümenden oluşur. Lümenin içinde mum alevine benzeyen bir sil demeti
ve kapak görevi yapan mikrovilluslar bulunur. Sillerin çarpmasıyla alev
hücresindeki sıvının bir kısmı orta kanala iletilir ve hücrenin iç
basıncı düşer. Mikrovilluslar lümeni kapatır ve çevre dokulardan sıvı
maddeler alev hücresine geçmeye başlar. Daha sonra her alev hücresine
ait kanallar birleşerek ortak bir kanala açılır. Bağırsağı olanlarda
boşaltım oral emme organı yoluyla da olabilir. Ayrıca vücut yüzeyi ile
boşaltım yapılabilir. Metabolizmanın yan ürünleri amonyak, üre ve ürik
asittir.
Hareket : Yüzme, sürünme, yavaşça kayma ve sülük hareketi
şeklindedir. Siller (Turbellaria), kuyruk (Cercaria) ve kaslar (Tramatoda,
Cestoda) ile hareket sağlanır. Tramatoda ve Cestoda'da dıştan içe doğru
bir halka, bir de boyuna kas tabakası vardır. Monogenea'da ikisi
arasında diğer bir kas tabakası vardır. Cestoda'da iki kas tabakasına
ilaveten parankima içinde boyuna, enine ve dorso-ventral olarak uzanan
mezenşimatik kas fibrilleri vardır.
Sinir sistemi ve duyu organları : Merkezî sinir sistemleri
2 loblu bir beyinden ibarettir. Buradan öne ve arkaya doğru değişik
sayıda sinir şeritleri uzanır. Bu şeritler de enine şeritlerle birbirine
bağlanır. Duyu organları gözler, statosistler, epidermisteki duyu
benleri, fotoreseptörler, dokunma duyusu ile ilgili yapılar ve su
akımına hassas reseptörlerdir.
Solunum sistemi : Özel solunum organları yoktur. Vücut
yüzeyi ile gaz değişimi yapılır.
Dolaşım ve sölom : Dolaşım sistemleri ve sölom yoktur.
Besin ve gazların taşınımı dizfüzyonla olur.
Üreme : Erkeklerde testisler vardır. Cinsiyet açıklığı
ters dönebilen yapıdaysa "Cirrus", dışarıya uzatılabilen yapıdaysa
"Penis" denir. Spermlerin toplama kanalı (vas defferens ve vas efferens),
sperm kesesi, kavuşma organları, prostat bezinin toplandığı keseye "Cirrus
kesesi" denir. Dişilerde üreme organları ovaryum olabileceği gibi
yumurtayı üreten germarium, yumurta sarısı ve kabuğunu üreten
vitellarium olmak üzere 2 kısma da ayrılabilir. Bu 2 kısımdan çıkan
kanallar birleşerek "Ovovitellin" kanalını oluşturur. Bu kanalın kabuklu
yumurtayı yaptığı genişlemiş kısmına "Ootip" denir. Ootip, mehlis bezi
denen bir bezle kuşatılmıştır. Yumurta kanalı (ovidukt) bazen spermlerin
depo edildiği genişlemiş bir bölgeye sahip olur. Bu bölgeye "Reseptakulum
seminis" denir. Ovovitellin kanalı uterusa ulaşır. Bazı gruplarda
uterusun son kısmı genişleyerek erkek kavuşma organlarının kabul
edildiği "Metraterm" denen bir bölgeyi oluşturur.
Eşeyli üreme : Karşılıklı veya kendi kendini dölleme görülür.
Yumurtalar dölleninceye kadar spermler reseptakulum seministe depo
edilir. Yumurtalar ootipte kabuklu yumurta halini alır ve dışarı
atılacak yer olan uterusa geçerler. Tenyalarda uterus kapalıdır. Uterusu
döllenmiş yumurtalarla dolu olan yaşlı proglottisler koparak konukçunun
dışkısıyla dışarı atılır.
Eşeysiz üreme :
- Parçalara ayrılarak ve rejenerasyonla. (Turbellaria'nın bazılarında -
Planaria)
- Poliembriyoni (bir larvadan çok embriyo) yoluyla. (Digenea
larvalarında)
- Tomurcuklanma yoluyla. (Cestoda'nın Sisticercoid, Sisticercus
larvalarında)
- Boyuna ikiye bölünmeyle. (Turbellaria'dan Planaria'da)
Parazit ve konukçu ilişkileri : Ana konukçu genellikle omurgalı bir
hayvandır. Parazit yaşam biçimine uyum sağlamak için şu değişiklikler
meydana gelmiştir;
-Parazitin konukçusunda yaşadığı bölgeye girmesini sağlayan bezler
gelişir.
- Çengel ve vantuz gibi tutunma organları gelişir.
- Gonadların çoğalması sonucunda oldukça yüksek üreme yeteneği
kazanmıştır.
- Kendi kendilerini dölleyebilirler.
- Dayanıklı yumurtalar üretebilirler.
- Serbest yüzen larvaları vardır.
- Bazı türlerde larvalar çoğalma yeteneğine sahiptir.
- Konukçunun sindirim ve bağışıklık sistemiyle mücadeleye
dayanıklıdırlar.
- Duyu organları, hareket organları ve sindirim sistemi körelmiştir.
Plathyhelmintes Şubesinin Sınıflandırılması
I. Sınıf : Turbellaria
Epidermis sillidir ve çubuk şeklinde çıkıntılar taşır. (Planaria)
II. Sınıf : Aspidogastrea
Epidermis silli değildir ve çubuk şeklinde çıkıntılar taşımaz. Ağız
vantuzu yoktur. Ventralde birçok emme organı bulunur.
III. Sınıf : Monogenea
Genellikle balıkalrın solungaç ve derisinde dış parazittirler.
Kurbağaların idrar kesesinde yaşarlar. Polystoma cinsi bireylerde
epidermiste sil ve çubuk şeklinde çıkıntılar yoktur. Ağız vantuzu
vardır. Vücudun sonunda dallanmış vantuz bulunur.
IV. Sınıf : Digenea
Epidermis silsiz olup çubuk şeklinde çıkıntılar taşımaz. Tipik
olarak ağız vantuzu, çoğunlukla da bir karın vantuzu vardır.
Konukçulardan biri yumuşakça, diğeri omurgalı hayvandır.
Schistosomatidae familyası bireylerinde erkek ve dişiler aynıdır. Örnek;
Fasciola.
1) Fasciola hepatica (Büyük karaciğer kelebeği) : 3 cm.
boyundadır. Erginleri koyun, keçi, sığır ve nadir olarak da insanların
safra kanallarında yaşar. Larvaları Limnea cinsi tatlı su
salyangozlarında parazittir.
2) Fasciola gigantica (Dev karaciğer kelebeği) : 7,5 cm.
boyundadır. Hayat dönemi büyük karaciğer kelebeğinin hayat dönemi ile
aynıdır.
3) Dicrocoelium dentriticum (Küçük karaciğer kelebeği) :
Boyları 5 - 15 mm. civarındadır. Erginlerin koyun, keçi ve sığırların
safra kesesi ve safra yollarında yaşar.
Cins : Schistosoma
Bu cinse ait türler erkek ve dişiler için ayrı olması ile diğerlerinden
ayrılır. İnsan toplardamarında 10 - 15 yıl parazit olarak yaşar. Ara
konukçusu salyangozdur. Salyangozu terk eden ve suda yüzen Cercaria
larvaları, ana konukçunun derisini delerek kan ve lenf yoluyla
karaciğere girerler. Erginleşen dişi ve erkekler karaciğer
toplardamarına girerek burada çiftleşirler. Toplardamar içinde ilerleyen
dişiler idrar kesesi ve bağırsak duvarındaki toplardamarlara giderek
yerleşir ve yumurta bırakırlar. Damarların çatlaması ve kasların
kasılması sonucunda içinde Miracidium larvası bulunan yumurtalar idrar
ve dışkıyla dışarı atılırlar. Bundan sonraki gelişme ara konukçu içinde
devam eder. İnsanda damar zedelenmesi, damar tıkanıklığı, karaciğer ve
dalak büyümesi, ateş yükselmesi ve karın ağrılarına neden olurlar.
1) Schistosoma haematobium : Erkekleri12, dişileri 20 mm.
boyundadır. Erginleri insan idrar kesesi toplardamarında hastalık
yaparlar.
V. Sınıf : Cestoda
Vücutları bir boyun bölgesinde scolekse bağlanan birçok proglottis veya
segmentten oluşur. Proglottisler boyun bölgesinin tomurcuklanmasıyla
oluşur. Proglottis zincirine "Strobila" denir. Epidermis sil taşımaz.
Scolekste çengeller taşıyan halkaya "Rostellum" denir.
Cins : Taenia, Echinococcus
1) Taenia saginata (Sığır tenyası / Abdest bozan) : Boyu 5 - 10
metre civarındadır. Scolekste 4 adet vantuz (çekmen) vardır. Rostellum
ve çengelleri yoktur. 18 yıl bağırsakta kalabilir. Sisticercus (keseli
kurt) hali sığırların çizgili kaslarında bulunur.
2) Taenia solium (Domuz tenyası / Silahlı tenya) : Boyu 2
- 5 metredir. Scoleksinde 4 adet vantuz ve 2 sıra çengel taşıyan bir
rostellum vardır. Bağırsakta 25 yıl kalabilir. Sisticercus hali
domuzların çizgili kasları arasında bulunur.
3) Multiceps multiceps : Çengelleri ve armut şeklinde
scoleksi bulunur. Erginleri kedi, köpek ve kurtların bağırsağında yaşar.
Sisticercusu koyun, sığır gibi otla beslenen hayvanların kasları
arasında yaşar. Nadiren insana geçer. Beyin ve omuriliğe yerleşen
sisticercusun içinde birçok scoleks bulunur. İnsanın ölümüne neden olur.
4) Echinococcus granulosus (Taenia echinococcus / Köpek tenyası) :
2 - 9 metre uzunluğundadır. Scolekste 4 vantuz ve 2 sıralı rostellum
bulunur. Sisticercusu insanların çoğunlukla karaciğer, akciğer, beyin ve
böbreklerine yerleşir. Sisticercusu "Kist hidatik" denen ve giderek
büyüyen kese halindedir. İç çeperinde "Scolice" denen birçok tomurcuk ve
yavru keseler bulunur. İnsanın ölümüne neden olabilir.
5) Alveococcus multilocularis : 1,5 ve 3,5 mmç boyundadır.
Sisticercusu farelerin, bazen de insanların karaciğerinde yaşar.
Erginleri kedi, köpek, kurt ve tilkilerin ince bağırsağında yaşar.
sisticercusuna ait kese bölmelerle birçok odacığa ayrılmış olduğundan
"petekli ekhinokok kisti" adı verilmiştir.
6) Diphyllobothrium latum (Balık tenyası) : Boyu 3 - 12
metredir. Scoleksi armut şeklindedir. Üzerinde emme çukuru (Bothria)
denen iki derin oluk bulunur. Rostellum ve çengelleri yoktur. Erginleri
insan bağırsağında yaşar. İnsan dışkısıyla bırakılan yumurtalardan 9 -
15 gün içinde Coracidium larvaları çıkar. Sillerin yardımıyla yüzen bu
larva kabuklarında Cyclops ve Dioptomuslar tarafından yutulursa, ara
konağın vücut boşluğunda Procercoid denen kurtçuk şeklini alır. Bu
kabukları yiyen balığın yağ dokusu ve kasları arasında Plerocercoid
halini alır. Balığın etini yi pişirmeden yiyen insanlara geçer,
bağırsakta 20 yıl kadar yaşar.
Derleyen : Biyolog
Esra YILDIRIM
Kaynak : Atatürk Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji
Bölümü 2. Sınıf Omurgasız Hayvanlar I Dersi Ders Notları
|
> Anahtar Kelimeler:
Regnum Alem Animalia Hayvanlar Alemi Nedir,
I. Alt Alem Parazoa Aşağı Organizasyonlu Hayvanlar Nedir,
Şube Placozoa Nedir,
Şube Porifera Spongia Süngerler Nedir,
Larva Şekli ve Başkalaşım Nedir,
Erginlerde Vücut Şekli Nedir,
Beslenme Nedir,
Su Düzenlenmesi ve Boşaltım Nedir,
İskelet ve Hareket Nedir,
Sinir Sistemi Nedir,
Solunum Nedir,
Dolaşım ve Sölom Nedir,
Porifera Şubesinin Sınıflandırılması Nedir,
I. Sınıf Calcarea Kalkerli Süngerler Nedir,
II. Sınıf Hexactinallida Camsı Süngerler Nedir,
III. Sınıf Demospongiae Nedir,
IV. Sınıf Sclerospongiae Nedir,
II. Alt Alem Eumetazoa Nedir,
Taenia Saginata Sığır Tenyası Abdest Bozan Nedir,
Taenia Solium Domuz Tenyası Silahlı Tenya Nedir,
Multiceps Multiceps Nedir,
Echinococcus Granulosus Taenia Echinococcus Köpek Tenyası Nedir,
Alveococcus Multilocularis Nedir,
Diphyllobothrium Latum Balık Tenyası Nedir... |
|