|
ÜREME HAKLARI

Üreme Sağlığı Kavramı
Üreme sağlığı, üreme sistemi, onun fonksiyonları ve işleyişine ilişkin bütün
alanlarda sadece hastalık ya da sakatlık olmaması değil, zihinsel ve sosyal
açıdan bütünüyle iyi olma durumudur. Üreme sağlığı, insanların doyurucu ve
güvenli bir cinsel yaşamları, üreme yetenekleri ve bu yeteneği kullanıp
kullanmayacakları ve ne zaman, ne sıklıkta kullanacakları konusunda karar verme
özgürlükleri olması demektir. Üreme sağlığı hizmetleri üreme sağlığı sorunlarını
önleyerek ve çözerek üreme sağlığına ve iyi olma durumuna katkıda bulunan
yöntem, teknik ve hizmetler dizisi olarak tanımlanmaktadır. Bu aynı zamanda
yalnızca üreme ve cinsel yolla bulaşan hastalıklarla ilgili danışmanlık ve
hizmetleri değil, amacı; yaşamı ve kişisel ilişkileri zenginleştirmek olan
cinsel sağlığı da içermektedir. Bu tanımlamalardan da görüldüğü gibi üreme
sağlığı kişisel hakları temel alan bir kavramdır.
Birçok insanın çeşitli nedenlerle üreme sağlığına erişemedikleri ve üreme
sağlığı haklarını kullanamadıkları dikkati çekmektedir. Nedenler arasında bilgi
yetersizliği, uygun olmayan ya da niteliksiz üreme sağlığı hizmetleri, yüksek
riskli cinsel davranışlar, ayırımcı toplumsal uygulamalar, kız ve kadınlara
karşı ayırımcılık ve birçok kadın ve kızın kendi cinsel yaşam ve üreme yaşamları
üzerindeki etkinliklerinin sınırlı olması sayılabilir. Üreme sağlığına ulaşmada
ve üreme sağlığı haklarını kullanmada gençlerin önemli sorunları vardır.
Üreme sağlığı hem kadınları hem de erkekleri kapsayan bir kavramdır. Ancak
kadınlar için yaşamlarını doğrudan etkileyen öneme sahiptir. Gebelik, doğum ve
düşüğe bağlı sağlık sorunları sadece kadınları etkilemektedir, kadınlar cinsel
yolla bulaşan hastalıklara yakalanma yönünden daha yüksek riske sahiptirler,
genital yol enfeksiyonları kadınlarda daha ciddi geç komplikasyonlara neden
olmaktadır ve HIV/AIDS gibi annedeki enfeksiyonların bebeklere bulaşması söz
konusudur. Gençlere yönelik bütüncül yaklaşımda yukarıda sayılan gerekçelerin
gözönüne alınması gereklidir.
Üreme sağlığı cinselliği de kapsayan bir bütün olarak ele alınmalı, kadın-erkek,
genç-yaşlı bütün bireylerin temel hakkı olarak kabul edilmelidir.
Üreme Hakları ve Cinsel Haklar
Bu bölümün hazırlanmasında Uluslararası Aile Planlaması Federasyonu (IPPF)
tarafından hazırlanan “Bildiri, IPPF Üreme Hakları ve Cinsel Haklar
Bildirgesi”den temel kaynak olarak yararlanılmıştır.
Yaşama Hakkı: Tüm bireylerin yaşama hakkı vardır. Hiçbir kadının
yaşamı gebelik nedeniyle tehlikeye atılmamalıdır. Bu hak, öncelikle
önlenebilecek ölümlerde önem kazanmaktadır. Erken yaşta evliliğin bir sonucu da
erken yaşta olan gebelik ve doğumlardır. Erken yaşta üretkenliğin başlamasının
anne ve bebek ölüm riskinin artması nedeniyle trajik bir maliyeti vardır.
Gençlik dönemi gebelikleri yüksek risk taşıyan gebeliklerdir ve bu yaştaki
istenmeyen gebeliklerin önlenmesi hem anne hem de bebek ölüm riskini
azaltacaktır.
Hükümetlerin HIV/AIDS dahil cinsel yolla bulaşan enfeksiyonların önlenmesinde
etkin rol almaması durumunda gençlerin etkilenebildiği, ölüme varan, ciddi
sonuçlar ortaya çıkmaktadır.
Hiçbir gencin yaşamı sağlık hizmetlerine, cinsel sağlık ya da üreme sağlığı
hizmetlerine ya da bilgi ve danışmanlığına ulaşamama nedeniyle tehlike altında
kalmamalıdır.
Özgürlük Hakkı: Tüm bireyler özgürlük ve güvenlik hakkına
sahiptir. Bu bağlantıda tüm bireyler, başkalarının haklarına saygı göstermek
koşuluyla, cinsellik ve üreme yaşamlarını sürdürme ve kontrol etme hakkına
sahiptir. Gençler üreme ve cinsel sağlıkları konusunda, tam, özgür ve bilinçli
rızaları dışındaki tüm tıbbı müdahalelerden korunma hakkına sahiptir. Gençlerin
cinsel tacizden korunma hakları vardır.
Tüm bireyler, özellikle de gençler, cinsel isteklerini önleyen ya da cinsel
yaşamlarını zorlaştıran korku, utanç, suçluluk duygusunun ve yanlış inançların
empoze edilmesinden ya da diğer ruhsal etkenlerden korunma hakkına sahiptir.
Eşitlik Hakkı: Tüm insanlar özgür, onurlu ve eşit haklara sahip
olarak doğmaktadır. Kadınlar ve genç kadınlar, yasalar, yönetmelikler,
gelenekler, uygulamalar, sosyal ve kültürel davranış biçimleri yönünden
erkeklerle eşit olmalıdır. Gençlerin geleneksel erkek-kadın rollerine dayalı
olarak ayrımcılığa uğramama hakkı vardır.
Hiç kimse, cinsel ve üreme yaşamında, sağlık bakımı ya da sağlık hizmetlerinden
yararlanmada ırk, renk, cinsiyet ya da cinsel tercih, medeni durum, aile konumu,
yaş, dil, din, siyasi ya da diğer görüşler, ulusal ya da sosyal köken nedeniyle
ayrımcılığa tabi tutulamaz.
Tüm bireyler; ırk, renk, ekonomik durum, cinsiyet, cinsel tercih, medeni durum,
aile konumu, yaş, dil, din, siyasi veya ulusal ya da sosyal köken, doğum ya da
diğer konumları ne olursa olsun, üreme sağlığı, cinsel sağlık ve haklarına
ilişkin bilgi, danışmanlık hizmetlerini de kapsayan sağlık ve refahlarını
güvence altına alacak bilgi ve eğitime ulaşmakta eşit haklara sahiptir.
Gençlerin içinde bulunduğu yaş grubu üreme sağlığı haklarına ulaşmada bir engel
haline getirilmemeli, tam tersine bu haklara ulaşmalarında kolaylaştırıcı ortam
hazırlanmalıdır.
Tüm kadınlar ve kız çocukları, yaşamları süresince uygun beslenme ve bakım
hakkına sahiptir.
Hiçbir kadın, başka bir kişinin olurunun gerektiği öne sürülerek gelişimi,
cinsel sağlık ve üreme sağlığı ve haklarıyla ilgili olan ve doğurganlığı
düzenleme hizmetlerini de kapsayan eğitim, bilgi ve/veya hizmetlerden mahrum
bırakılamaz.
Tüm bireyler; her tür şiddetten korunma hakkına sahiptir. Hiç kimseye zihinsel
ya da fiziksel yetersizlik nedeniyle ayırımcılık yapılamaz.
Mahremiyet Hakkı: Bilgilendirme ve danışmanlığın da içinde yer
aldığı tüm cinsel sağlık ve üreme sağlığı hizmetlerinde mahremiyet ve kişisel
bilgilerin gizli kalması sağlanmalıdır.
Tüm kadınların; gebeliğin güvenli sonlandırılması da dahil olmak üzere, üremeyle
ilgili seçimler yapma hakkı vardır.
Tüm bireyler, başkalarının haklarına saygılı olmak şartıyla yargılanmak,
özgürlüğüne karşı çıkılmak ya da sosyal müdahaleye maruz kalmak korkusu
olmaksızın, güvenli ve doyurucu bir cinsel yaşam için cinsel tercihini ifade
etme hakkına sahiptir.
Bilgilendirme ve danışmanlığın da içinde yer aldığı tüm cinsel sağlık ve üreme
sağlığı hizmetleri bireylere ve çiftlere, özellikle de gençlere, mahremiyet ve
gizlilik haklarına sadık kalarak ulaştırılmalıdır. Arkadaşça, saygılı,
yargılamayan, ahlak dersi vermeyen tutum özellikle gençlere yönelik yaklaşımda
önem kazanmaktadır.
Ülkeler, uygun yerlerde, ergenler için üreme sağlığına ilişkin bilgi ve bakımı
engelleyen yasal ve sosyal engelleri kaldırmalıdırlar.
Düşünce Özgürlüğü Hakkı: Tüm bireyler, cinsel ve üreme yaşamları
hakkında düşünce ve konuşma özgürlüğüne sahiptir.
Tüm bireyler, cinsel sağlık ve üreme sağlığı konularında eğitim ile bilgiye
ulaşmada düşünce, vicdan ve inanç nedeniyle herhangi bir kısıtlamaya karşı
korunma hakkına sahiptir.
Profesyonel sağlık personeli, doğum kontrolü ve gebelik sonlandırma hizmetini
sunmayı bilinçli olarak reddetme hakkına, ancak hizmete başvuranı, bu hizmeti
hemen sunmayı isteyen bir profesyonele sevk etmek koşuluyla sahiptir. Hayati
risk taşıyan acil durumlarda böyle bir hak yoktur.
Bilgilenme ve Eğitim Hakkı: Tüm bireyler, cinsel sağlık, hakları
ve sorumluluklarıyla ilgili, cinsiyete duyarlı, önyargılardan uzak, yansız ve
çoğulcu bir şekilde sunulan eğitime ve doğru bilgiye ulaşma hakkına sahiptir.
Tüm bireyler; cinsel ve üreme yaşamlarına ilişkin kararlarını tam, özgür ve
bilinçli vermelerini sağlayacak yeterli eğitim ve bilgiyi edinme hakkına
sahiptir.
Tüm bireyler, doğurganlığı düzenleyen bütün yöntemlerin ve istenmeyen
gebeliklerin önlenmesinin görece yararları, riskleri ve etkililiği konularında
tam bilgi edinme hakkına sahiptir.
Ebeveynlerin destek ve rehberliğiyle, gençlere kendi cinsel sağlıkları ve
doğurganlıkları konusundaki sorumluluklarını vurgulayan, bu sorumlulukları
yerine getirmelerine yardımcı olan tam bir cinsel eğitim ve destek verilmelidir.
Eğitme çabaları, gençlerin yaşına göre aile birliği içinde, toplumda ve okulda
yürütülmeli, ama aynı zamanda yaygın eğitim ve çeşitli toplumsal girişimlerle
yetişkinlere, özellikle de erkeklere ulaşmalıdır.
Cinsel eğitimin okulda verilmesi ile gençlerde, daha erken ve artmış cinsel
aktiviteye neden olduğu ile ilgili delil yoktur. Bunun aksine, Dünya Sağlık
Örgütü’nün yürüttüğü bazı çalışmalarda cinsel yönden aktif olanlarda okulda
eğitim verilmesi ile daha güvenli cinsel davranışlarda artış olduğu
saptanmıştır. Bazı çalışmalarda ise okulda verilen eğitim ile cinsel aktiviteye
başlama yaşında gecikme olduğu sonucu çıkmıştır. Eğitim hakkının sağlanması için
eğitimin ailede başlaması, okullarda ise eğitimin devam etmesi gerektiği
açıktır.
Hükümetler, sivil toplum kuruluşlarıyla işbirliği yaparak ergenlerin özel
ihtiyaçlarını karşılamaya ve bu ihtiyaçlara cevap verecek uygun programlar
oluşturmaya teşvik edilmelidirler. Bu programlar, cinsler arası ilişkiler ve
eşitlik, ergenlere yönelik şiddet, bilinçli cinsel davranış, bilinçli aile
planlaması uygulanması, aile yaşamı, üreme sağlığı, cinsel yolla bulaşan
enfeksiyonlar, HIV enfeksiyonu ve AIDS’ten korunma alanlarında ergenlere eğitim
ve danışmanlık desteği sağlanmalıdır. Cinsel istismarı ve akrabalar arası cinsel
ilişkiyi engelleyecek ve tedavi edecek programlarla diğer üreme sağlığı
hizmetleri oluşturulmalıdır. Bu tip programlar ergenlere bilgi sağlamalı ve
olumlu sosyal ve kültürel değerleri güçlendirmek için bilinçli bir çaba
göstermelidir. Cinsel yönden faal ergenler aile planlamasına ilişkin özel bilgi,
danışmanlık ve hizmetlere gerek duyacaklardır. Gebe kalanlar ise gebelik ve
erken bebek bakımı sırasında ailelerinden ve toplumdan özel destek görme
ihtiyacında olacaklardır. Ergenler, ebeveynlerinin rehberliğinde bu bilgi ve
hizmetlerin planlamasına, uygulanmasına ve değerlendirilmesine tam olarak
katılmalıdırlar.
Evlenme ve Aile Kurma Konularında Seçim Yapma Hakkı: Tüm bireyler,
tam, özgür ve bilinçli olurları dışında evlendirilmekten korunma hakkına
sahiptir.
Kısır olanlar ya da cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlar nedeniyle doğurganlığı
aksamış olanlar da dahil olmak üzere tüm bireyler, üreme sağlığı hizmetlerinden
yararlanma hakkına sahiptir.
Genellikle 18 yaşın altında olarak tanımlanan erken yaşta evlilik, özellikle
eğitim, ekonomik, otonomi, fiziksel ve psikolojik sağlık yönünden,
gelişmelerinde olumsuz etkileri olması nedeniyle genç kızların kişilik hakkına
saldırıdır.
Erken yaşta evliliğin olumsuz diğer bir etkisi, genç kızların eğitim hakkının
engellenmesidir. Yeterli eğitim alma hakkının sağlanamamasının diğer bir olumsuz
etkisi, eğitimin yeterli olmadığı durumlarda sağlık hizmetlerinden yararlanma
hakkının da sınırlanmasıdır.
Gençlerin fizyolojik olarak doğum için yeterli olgunlukta olmaması, anne ve
bebek ölümündeki artışlar dahil ciddi riskleri de birlikte getirmektedir. Erken
doğuma bağlı riskler; kanama, kansızlık, beslenme yetersizliği, uzanmış doğum
eylemi, sezaryen ile doğum olasılığının artması, düşük doğum ağırlıklı bebek
doğumudur.

Çocuk Sahibi Olup Olmamaya Karar Verme Hakkı: Tüm bireylerin sahip
olacakları çocuk sayısını ve çocukları arasındaki zaman aralıklarını özgürce ve
sorumluluğunun bilincinde olarak kararlaştırma ve bunun için gereken bilgi,
eğitim alma ve yöntemleri öğrenme hakkı vardır.
Tüm kadınların, üreme sağlığının korunması, güvenli anneliğin sağlanması ve
gebeliğinin güvenli sonlandırılması için gereken bilgi, eğitim ve hizmetlere
ulaşma hakkı vardır.
Tüm bireyler; güvenli, etkili ve kabul edilebilir doğurganlığı düzenleme
yöntemlerine ulaşabilme hakkına sahiptir.
Tüm bireyler, istenmeyen gebeliklerden korunma yöntemleri içinden kendileri için
güvenli ve kabul edilebilir olanı özgürce seçmek ve kullanmak hakkına sahiptir.
Bu haktan evli olanlar yanında evli olmayanlar da kısıtlamalarla karşı karşıya
gelmeden yararlanabilmelidirler.
Evli olmayan gençlerin gebeliklerini sonlandırmaları, diğer gruplardan daha
sıktır. Gebeliğin sonlandırılması için girişimde genellikle geç kalınmakta ve
uygun olmayan koşullarda ve ehil olmayan kişilerden gebeliğin sonlandırma
hizmeti alınmaktadır. Gençlerin sosyal ilişkilerinin etkiler olmaması, parasal
ve ulaşım sorunlarının olması, güvenli koşullarda gebeliğin sonlanması
olasılığını azaltmaktadır. Sonuçta güvenli olmayan düşükler gerçekleşmektedir.
İşlem esnasında; kanama, enfeksiyon, genital organlarda yararlanma, geç dönemde
ise enfeksiyona bağlı ciddi ağrı ve daha sonraki üretkenliğin olumsuz
etkilenmesi gibi sorunlar ortaya çıkmaktadır. Temel yaklaşım; istenmeyen
gebeliklerin etkili korunma yöntemleri ile önlenmesi için yeterli danışmanlık,
bilgi ve korunma yöntemlerinin sağlanmasıdır. İstenmeyen gebeliklerin
sonlandırılması için gençlerin hizmet alabileceği birimlerin hizmet vermesi
gereklidir.
Türkiye’de de aile planlamasının yasal olarak tanımı yapılmış ve fertlerin
istedikleri sayıda ve istedikleri zaman çocuk sahibi olabilmeleri esas
alınmıştır.
Sağlık Bakımı Alma ve Sağlığın Korunması Hakkı: Tüm bireylerin
elde edebileceği en yüksek standartta fiziksel ve ruhsal sağlığa sahip olma
hakkı vardır.
Tüm bireyler; cinsel sağlık ve üreme sağlığı da dahil, bütün bakım hizmetlerinde
ulaşabilecek en yüksek nitelikte hizmet alma hakkına sahiptir.
Tüm bireyler; geniş kapsamlı bir sağlık hizmeti alma hakkına sahiptir. Bu
hizmet, gebeliğin güvenli sonlandırılması dahil, doğurganlığı düzenleyen tüm
yöntemler ile infertilite (çocuk sahibi olamama) ve AIDS de dahil olmak üzere
cinsel yolla bulaşan enfeksiyonların tanısı ve tedavisini de içerir.
Tüm bireyler; özellikle de kadınlar ve kız çocukları, sağlığa zarar veren
geleneksel uygulamalardan korunma hakkına sahiptir.
Tüm kadınlar; yansız olarak sunulan bilgilere dayanarak kendi kararlarını
vermelerini sağlayacak infertilite ve gebelik danışmanlığını alma hakkına
sahiptir.
Tüm bireyler, birinci basamak sağlık bakımının bir parçası olarak cinsel ve
üreme sağlığına ilişkin bakım hakkına sahiptir. Bu içerikteki hizmetler;
kapsamlı, parasal ve coğrafi açıdan ulaşılabilir, özel, mahremiyete, bireyin
onuruna ve rahatlığına saygılıdır.
Tüm kadınlar; gebelik, doğum ve doğum sonrası bakım ve gebelik ile emzirme
sırasında yeterli beslenme hakkına sahiptir.
Tüm bireylerin yukarıda sayılan hakları olmasına rağmen, gençlerin bu hakları
kullanmasında engeller vardır. Gençler ahlaki değerler ve yargılayıcı
davranışların etkisi altında bu hizmetlerden yararlanamayacakları duygusuna
sahip olabilirler. Gençlere yönelik hizmetlerde; gençlerin kolay olarak
ulaşabilecekleri yerde, uygun zamanda hizmet alabilecekleri, randevu sisteminin
hızlı çalıştığı, ücretsiz veya gençler için kabul edilebilir fiyatlandırmanın
olduğu, hizmet çeşitliliğinin sağlandığı ve gerektiğinde sevk zincirinin
çalıştığı bir sistem esas alınmalıdır.
Hükümetler, gençlerin üreme sağlığı ile ilgili engel oluşturan yasa ve
yönetmelikleri yürürlükten kaldırmalı ve ülkenin genel sağlık politikasının bir
parçası olarak yaşa uygun sağlık programları oluşturmalıdır. Üreme sağlığı ile
ilgili hizmetler, evli olanlar yanında evli olmayanları da kapsamalı ve hem
danışmanlık, hem bilgi, hem de hizmet alanlarını içermelidir.
Bireyler, aşağıda on maddede özetlenen hakları kapsayan cinsel sağlık ve üreme
sağlığı hizmetlerini alma hakkına sahiptir.
Bilgilenme: Aile planlamasının yararları ve hizmetlerin varlığı
konusunda bilgilenme.
Ulaşabilme: Cinsiyet, ırk, renk, medeni durum, yerleşim yeri farkı
gözetilmeksizin hizmetten yararlanma.
Seçme: Aile planlamasına ve hangi yöntemi uygulayacağına karar
vermede özgür ve bilinçli seçim.
Güven Duyma: Etkin ve güvenli aile planlaması yöntemi
uygulayabilme.
Mahremiyet: Danışmanlık ve hizmet sunumundan mahremiyet sağlayan
ortamlarda yararlanma.
Gizlilik: Kişisel bilgilerin gizliliğinden emin olma.
Onurun Korunması: Hizmet sunumunda saygı ve ilgi görme.
Rahatlık: Hizmetleri alırken kendini rahat hissetme.
Hizmette Süreklilik: Aile planlaması hizmet ve araçlarını
gereksinim duyulduğu sürece alabilme.
Görüş Bildirme: Sunulan hizmet hakkında görüş bildirme.
Bilimsel Gelişmelerden Yararlanma Hakkı: Tüm bireyler, infertilite,
gebeliğin önlenmesi ve gebeliğin sonlandırılmasını da kapsayan konularda üreme
sağlığı teknolojisinden yararlanma hakkına sahiptir.
Tüm bireylerin, üreme sağlığıyla ilgili teknolojinin sağlık ve iyilik hali
üzerinde olabilecek herhangi bir olumsuz etkisi konusunda bilgi alma hakkı
vardır.
Gençlerin gereksinimlerini saptamak, tutum ve davranışlarını etkileyen
faktörleri ortaya koymak amacıyla, araştırmaların yapılması gereklidir.
Araştırma sonuçlarına göre de gençlere yönelik politika ve programlar
geliştirilecek ve uygun teknolojilerin kullanılması ile daha etkili hizmet
sunumu sağlanacaktır.
Toplanma Özgürlüğü ve Siyasete Katılma Hakkı: Her bireyin barışçıl
toplanma ya da örgüt kurma özgürlüğü vardır.
Tüm bireyler toplanarak; cinsel sağlık, üreme sağlığı ve haklarını savunma
hakkına sahiptir. Tüm bireyler, cinsel ve üreme sağlığının savunulması amacıyla
birlik oluşturma hakkına sahiptir.
Dernek veya vakıf kurma veya üyesi olmada 18 yaşın esas alındığı durumlarda da
gençlerin kendilerine verilen hizmeti değerlendirme ve yönlendirme yapabilmeleri
için üreme sağlığı konusunda faaliyet yürüten dernek ve vakıfların çatısı
altında gençlik grupları oluşturularak görüş ve beklentilerinin
değerlendirilmesi gerekir.
İşkence ve Kötü Muameleden Özgür Olma Hakkı: Tüm bireylerin,
işkence veya acımasız, insanlık dışı ya da aşağılayıcı davranış ya da
cezalardan, ayrıca özgür iradesi ve bilgisi dışında uygulanan tıbbi veya
bilimsel işlemlerden özgür olma hakkı vardır.
Tüm çocuklar, her türlü sömürüden, özellikle cinsel sömürüden, çocuk
fahişeliğinden ve her türlü cinsel istismar, taciz ve saldırıdan, yasa dışı
cinsel etkinliklere, fahişelik ya da diğer yasa dışı cinsel sömürü
uygulamalarına katılmaktan ve pornografik gösteri ya da yayınlar için sömürüden
korunma hakkına sahiptir.
Hiç kimse, kendi tam, özgür ve bilinçli oluru alınmaksızın, cinsellik veya
doğurganlığı düzenleme yöntemleriyle ilgili tıbbi araştırmalar ya da deneylerde
kullanılamaz.
Uluslararası ve Ulusal Düzenlemeler
İnsan Hakları Dünya Konferansı (Viyana, 1993), Uluslararası Nüfus ve Kalkınma
Konferansı (Kahire,1994), Sosyal Kalkınma Dünya Zirvesi (Kopenhag,1995) ve
Dördüncü Dünya Kadın Konferansı’nın da (Pekin,1995) dahil olduğu bir seri önemli
Birleşmiş Milletler Konferansı’ndan elde edilen başarılı sonuçlar, genel olarak
insan hakları, sürdürülebilir kalkınmaya ilişkin diğer sosyal sorunlar,
özellikle cinsel ve üreme hakları ve sağlığı konularında uluslararası düzeyde
anlamlı taahhütlerin ortaya çıkmasına neden olmuştur. İstanbul’da 1992’de
düzenlenen Uluslararası Nüfus, Eğitim ve Kalkınma Konferansı Deklarasyonu’nda,
nüfus konularında sadece cinsel ve aile hayatı eğitiminin yeterli olamayacağı,
eğitim yelpazesinin AIDS’den korunma, adolesan gebelikleri ve nüfus, çevre ve
kaynak ilişkisinin eklenmesi ile genişletilmesi önerisi getirilmiştir.
Üreme hakları, cinsel haklar ve özgürlükler, bireyleri olduğu kadar çiftleri de
ilgilendiren haklar ve özgürlüklerdir. Yukarıda özetlenen haklar, devlet ile
halk arasındaki ilişkileri ve devletin halka karşı yükümlülüklerini belirleyen
uluslararası insan hakları yasalarına (Birleşmiş Milletler bildirgeleri,
antlaşmalar, vb.) dayandığı için yasal bir nitelik taşımaktadır. Uluslararası
insan hakları belgelerinden yola çıkarak hazırlanan ve yukarıda özetlenen,
cinsellik ve üremeyle ilgili hakların temel insan hakları arasında yer aldığı
hatırlanmalıdır.
Uluslararası insan hakları antlaşmalarına imza koyan devletler, uluslararası
yasalarla belirlenmiş olan görevleri üstlenmeyi kabul etmektedir. Bildirgede yer
alan uluslararası antlaşmalardaki bir çok madde, hükümetlerin kabul ettiği ve
sorumlu tutulabileceği yükümlülüklerdir.
Tüm insan hakları evrenseldir, bölünmez, birbiriyle ilişkilidir. Ulusal ve
bölgesel özellikler ve çeşitli tarihsel, kültürel ve dini faktörlere dayanan
farklılıklar göz önünde tutulmakla birlikte tüm insan haklarını ve temel
özgürlükleri korumak ve yaymak, siyasi, ekonomik ve kültürel sistemi ne olursa
olsun tüm devletlerin görevidir.
Türkiye’de 1983 yılında yayınlanan “Nüfus Planlaması Hakkında Kanun” ve buna
bağlı çıkarılan “Rahim Tahliyesi ve Sterilizasyon Hizmetlerinin Yürütülmesi ve
Denetlenmesine İlişkin Tüzük” cinsel ve üreme hakları konusunda önemli mesajlar
içermektedir. Kanunun ikinci maddesinde “Nüfus planlaması, fertlerin istedikleri
sayıda ve istedikleri zaman çocuk sahibi olmaları demektir. Devlet nüfus
planlamasının öğretimi ile uygulamasını sağlamak için gerekli tedbirleri alır.
Nüfus planlaması gebeliği önleyici tedbirlerle sağlanır. Gebeliğin sona
erdirilmesi ve sterilizasyon Devlet’in gözetim ve denetimi altında yapılır”
ifadesi temel tanım olarak kabul edilmektedir.
Türkiye, Kadın Sağlığı ve Aile Planlaması Ulusal Faaliyet Planı’nda “Gençlik”
kısmında “Türkiye’de yaygın olan kanı gençler arasında istenmeyen gebeliklerin
henüz bir sorun olmadığıdır. Ancak tutum, davranış ve koşulların değişmekte
olması bu konudaki sorunların giderek artabileceğini göstermektedir. Bu durum ve
konunun hassasiyeti, sorunun gereği gibi araştırılmasını ve cinsel sağlık
eğitimi dahil uygun bilgilendirme yaklaşımını engellemektedir” denilerek
eğitimin gereği ve önemi vurgulanmaktadır. Ulusal Faaliyet Planı’nın “Kadının
Statüsü” ile ilgili beşinci stratejisinde, bir aktivite olarak “Üreme ve cinsel
sağlık konularında gençlerin ilköğretimden başlayarak bilgilendirilmesi için
eğitim programları hazırlanacaktır” denilmektedir.
Üreme hakları ve üreme sağlığı insanlık hakkının bir parçasıdır ve kişinin tam
insan olma potansiyelinin keyfini çıkarma, mental, emosyonel, fiziksel iyi olma
haline ulaşma, ilişkilerin geliştirilmesi, kadının güçlendirilmesi, kadın-erkek
eşitliğinin sağlanması için şarttır. Üreme haklarına saygı ve üreme sağlığı
hizmetlerinin sağlanması aynı zamanda yeni doğan sağlığı ve yaşamını, çocukların
sağlığını ve gelişimini ve temelde tüm ailenin sağlığını sağlamaktadır.
Hakların öncelikle bu konularda hizmet verenler tarafından bilinmesi, hizmet
vermede onları daha güçlü kılacaktır. Bu güç, uluslararası ve ulusal
antlaşmalara yönelik yasal güç niteliğindedir. Hizmet verenler yine bu alandaki
tüm etkinliklerinde hizmet verdikleri kişilerin insan haklarını koruma
yükümlülüklerinin bulunduğu bilincinde olacaklardır.
|
> Anahtar Kelimeler:
Üreme Hakları Nedir,
Üreme Sağlığı Kavramı Nedir,
Üreme
Hakları ve Cinsel Haklar Nedir,
Yaşama Hakkı Nedir,
Özgürlük
Hakkı Nedir,
Eşitlik Hakkı Nedir,
Mahremiyet Hakkı Nedir,
Düşünce Özgürlüğü Hakkı Nedir,
Bilgilenme ve Eğitim Hakkı Nedir,
Evlenme ve Aile Kurma Konularında Seçim Yapma Hakkı Nedir,
Çocuk
Sahibi Olup Olmamaya Karar Verme Hakkı Nedir,
Sağlık Bakımı Alma
ve Sağlığın Korunması Hakkı Nedir,
Bilgilenme Ulaşabilme Seçme
Güven Duyma Mahremiyet Gizlilik Onurun Korunması Rahatlık
Hizmette Süreklilik Görüş Bildirme Nedir,
Bilimsel Gelişmelerden
Yararlanma Hakkı Nedir,
Toplanma Özgürlüğü ve Siyasete Katılma
Hakkı Nedir,
İşkence ve Kötü Muameleden Özgür Olma Hakkı Nedir,
Uluslararası ve Ulusal Düzenlemeler Nedir... |
|