|
YENİ OKULLAR

Cumhuriyetin ilanından tam bir yıl sonra Erzurum'da bir deprem felaketi
yaşandı. Hemen herkes harekete geçti ve vatandaşlara yardımcı oldu.
İstanbul Hilmi Kitabevinin sahibi Hilmi Bey ise, kitap gönderdi;
depremden zarar gören çocuklara yardım olsun diye. Bu Atatürk'ü çok
memnun etti ve hemen, 8 Ekim 1924'te, Kitapçı Hilmi Beye bir telgraf
çekti: ''İstanbul'da Babıali Caddesi'nde Kitapçı İbrahim Hilmi Bey'e;
Erzurum yer sarsıntısında felakete uğrayanların çocuklarına armağan
buyurduğunuz kitaplar dolayısıyla çok teşekkür ederim. Yurdun bilim ve
kültürü için bu olay nedeniyle gösterdiğiniz ilgiyi değerli buldum.
Bilim ve kültür ile donatılan bir kavimin her türlü felakete, doğadan
gelse bile çare bulabileceğine işaret eden bu konudaki bağışınız bütün
ulusça övgüye yaraşır anlamdadır.''
Bir kitap yardımı karşısında heyecanlanıp harekete geçen Mustafa Kemâl,
devletin bütün imkanlarını eğitim için harekete geçirdi. Tek isteği
genç Cumhuriyete okullaşma heyecanı yaşatmaktı. Kurtuluşla birlikte
başta Ankara olmak üzere yurdun dört bir köşesine birer meşale gibi
okullar dikilmeye başlandı. Kurtuluş savaşı sonrasında Ankara'da 1923'te
açılan ilk yüksek okul, Harp okulu oldu. Tıpkı Batılılaşmaya askeri
okullar açarak başlayan Osmanlı İmparatorluğunda olduğu gibi. Onu 1925
yılında kurulan Leyli Hukuk Mektebi izledi. Henüz medeni kanun alanında
bir değişiklik yoktu ama bir Hukuk Mektebi açılmıştı bile.
Ankara'da yüksek okulların sayısı hızla arttı. 1925 yılında Musiki
Muallim Mektebi, 1927'de Gazi Orta Öğretmen Okulu ve Eğitim Enstitüsü
kuruldu. Bu hızlı okullaşma kısa sürede Ankara'yı bir kültür merkezi
haline getirdi. Okullaşma bütün hızıyla sürerken giderek çeşitlenmeye
başladı, 1933 yılında, Türkiye tarımının geliştirilmesinde büyük umutlar
bağlanan Ankara Yüksek Ziraat Enstitüsü faaliyete geçti. Bu Enstitü 1948
yılında Ankara Üniversitesi'ne bağlandı ve Ziraat Fakültesi adını aldı.
Zamanla tabiî ilimler, veteriner, ziraat sanatları ve orman bölümleri
oluştu.
1934 yılında Milli Musikî ve Temsil Akademisi yine Ankara'da kuruldu.
Böylece bugünkü konservatuarın temeli atıldı. 1935 yılında,
İstanbul'daki Mülkiye Mektebi'nin adı Siyasal Bilgiler Okuluna çevrildi
ve Ankara'ya taşındı, Aynı yıl Ankara'da Dil, Tarih ve Coğrafya
Fakültesi açıldı. 1925 yılında kurulan Ankara Hukuk Mektebi de Hukuk
Fakültesi adını aldı. 1937 yılında Ankara'da bir Tıp Fakültesi kurulması
kararlaştırıldı ancak savaş çıkınca fakültenin kuruluşu 1945'e kaldı.
Aynı problem Ankara'da açılması kararlaştırılan Yüksek Teknik Okulu'nun
da başına geldi. 1943 yılında Ankara'da Fen Fakültesi kuruldu.
|
> Anahtar Kelimeler:
İstiklal Marşı,
Atatürk'ün Gençliğe Hitabesi,
Atatürk'ün
Türkiye Öğretmenler Birliği Kongresi Üyeleri Onuruna Verilen
Yemekteki Konuşması,
Değişik Yönleriyle Atatürk,
Fikir Hayatı,
Askerlik Hayatı,
Siyasi Hayatı,
Eserleri,
Atatürk'ün
Karşılaştığı Güçlükler,
Atatürk'ün Kişisel Özellikleri,
Vatanseverliği,
İdealistliği,
Hakikati Arama Gücü,
Yaratıcı
Zihniyeti,
İleri Görüşlülüğü,
Mantıklılığı,
Çok Cepheliliği,
Yöneticiliği,
Gurura ve Ümitsizliğe Yer Vermemesi,
Atatürk'ün
Öğretmenlik Mesleği İle İlgili Sözleri,
Mustafa Kemal Atatürk'ün
Anıları,
Atatürk'ün Son Cumhuriyet Bayramı,
Yoksul Kelimesini
Beğenmedim,
''Kumandanın Atı Kaçmaz, Kovalar!'',
Müsaade
Buyurursanız Bendeniz de Masadan Kalkayım Efendim,
''Atatürk'ün
Bir Eri Takdir Etmesi'',
Yeni Okullar,
Bundan Ötesi Eğitim
Meselesi,
Bir Okul Ziyareti ve...,
Atatürk İçin Ne Dediler...,
Atatürk Kronolojisi,
Onuncu Yıl Nutku,
Atatürk'ün Kendi Sesinden
10. Yıl Nutku,
Onuncu Yıl Marşı... |
|