Homeostasi Nedir?

Homeostasi, kararlı iç denge demektir. Vücudun iç ve dış ortamında meydana gelen değişikliklere karşı vücudun iç dengesinin korunmasıdır. Bunun için kan basıncı, doku sıvılarının ve kanın pH değeri, vücut ısısı, kandaki glikoz ve kalsiyum miktarı gibi çeşitli değerlerin normal sınırlar içinde tutulması gerekir. Sinir sistemi ve endokrin bezler birlikte çalışarak homeostasiyi sağlar.

Normal koşullarda sağlıklı ve yetişkin bir insanın kan şekeri değeri açlık durumunda 100 mg/dl, tokluk durumunda 140 mg/dl civarındadır ancak yemek yedikten sonra kan şekeri giderek yükselir. Bu durumda pankreas uyarılır ve insülin hormonu salgılanır. İnsülin hormonu kandaki glikozun hücrelere geçişini sağlayarak kan şekerini düşürür. Böylece kan şekeri normal değerlerine döner. Açlık durumunda kan şekeri normal değerinin altına düşer. Bu durumda pankreas uyarılır ancak bu sefer glukagon hormonu salgılanır. Glukagon karaciğerdeki glikojen depolarından kana glikoz geçmesini sağlar. Böylece kan şekeri normal değerine ulaşır. Pankreastan salgılanan insülin ve glukagon hormonları sayesinde kan şekeri normal değerlerinde tutularak homeostasi sağlanır.

Kandaki kalsiyum miktarının belli değerlerde tutulması için kalsitonin ve parathormonu adı verilen iki hormon birlikte çalışır. Kandaki kalsiyum miktarı arttığında tiroid bezi uyarılarak kalsitonin hormonu salgılanır. Kalsitonin kandaki kalsiyumun kemiklere geçmesini ve böbreklerden kalsiyum atılmasını sağlayarak kandaki kalsiyum miktarını düşürür. Kandaki kalsiyum miktarı azaldığında ise paratiroit bezi uyarılarak parathormon salgılanması sağlanır. Parathormon kemiklerden kana kalsiyum geçişini ve böbreklerden kalsiyumun geri emilimini sağlayarak kandaki kalsiyum miktarını arttırır. Bu iki hormonun etkisiyle kandaki kalsiyum miktarı normal seviyesinde tutularak homeostasi sağlanır.

Sağlıklı bir insan, ortamdaki sıcaklık değişimlerine karşılık ısı üreterek veya kaybederek vücut sıcaklığını 36,5-37 °C arasında sabit tutar. Vücut ısısının bu değerlerde sabit tutulması homeostasinin sağlanması açısından önemlidir. Sıcaklığın sabit tutulması beynin sıcaklık düzenleme merkezi tarafından kontrol edilir. Vücut sıcaklığı egzersiz, ortam sıcaklığının artması, hastalık gibi çeşitli nedenlerle değişebilir. Örneğin; vücut sıcaklığı arttığında beynin ilgili bölümü uyarılır ve ısı üretimine neden olan mekanizmalar baskılanır. Isı, kan ile dokulardan deriye taşınır, derideki kan damarları genişler ve terleme olayı başlar. Terlemeyle vücut sıcaklığı düşürülür. Ayrıca vücut sıcaklığını azaltmak için solunumu hızlandıran sinirsel uyarılar başlatılır. Böylece solunum yüzeyinden buharlaşma ile sıcaklık düşürülür. Ortamın çok soğuk olduğu durumlarda ise vücut sıcaklığı 35 °C’ ye ve aşağılara kadar düşebilir. Bunu önlemek için damarların büzülmesi, titreme ve tüylerin dikleşmesi sağlanarak vücut sıcaklığının 36,5-37 °C arasında sabit tutulması sağlanır.

İlginizi Çekebilir...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir