Prokaryottan Ökaryota

Bilim insanları DNA ve genler üzerine yaptıkları deneysel çalışmalarında bazı canlıları kullanırlar. Bu canlılardan bazıları bir tür bakteri E.coli (Escherichia coli), maya türü olan Saccharomyces cerivisiae (Sakkaromises serivisya), bir tere türü olan Arabidopsis thaliana (Arabidopsis talyana) ve bir tür iplik solucanı Ceanorhabditis elegans (Seanorhabditis elegans)tır. Örnek verilen canlıların ortak özelliği genomlarının az sayıda gen taşımasıdır. Bu durum genler üzerindeki çalışmaları kolaylaştırmaktadır. Bilimsel çalışmalarla bu canlıların gen dizilişleri belirlenmiş ve prokaryot canlılar ile ökaryotlar arasında büyük oranda gen benzerliği olduğu gösterilmiştir. Bu durum uzun yıllar öncesine dayanan ökaryotların prokaryotlardan farklılaştığı düşüncesini güçlendirmektedir.

Prokaryot hücre ile ökaryot hücre arasındaki en önemli fark olan çekirdek zarının nasıl oluştuğunu düşünüyorsunuz?

Bilim insanlarının hücreye ilişkin merak ettiklerinin arasında çekirdek zarının oluşumu da yer almıştır. Bu oluşuma ilişkin görüşlerden biri, hücre zarının içeri doğru katlanmalar yaparak çekirdek zarını oluşturduğu yönündedir. Bunu düşündüren durum bakteri kromozomunun hücre zarına tutunmuş olmasıdır. İleri sürülen düşünce bu bölgedeki zarın kromozomu da içine alacak biçimde katlanması ve hücre zarından ayrılarak çekirdeği oluşturmasıdır. Ökaryot hücrede çekirdek dışında kendine ait DNA’sı bulunan kloroplast ve mitokondrilerin oluşumuna ilişkin de bazı görüşler vardır. Bunlardan biri endosimbiyozis hipotezidir.

Endosimbiyozis hipotezine göre prokaryotlardan ökaryotların farklılaşması

Endosimbiyozis hipotezine göre prokaryotlardan ökaryotların farklılaşması

Simbiyozis kavramı iki canlının ortak yaşamasını belirtmek amacıyla kullanılmıştır. Bu hipoteze göre oksijenli solunum yapan mor bakteri (prokaryot canlı) çekirdeği bulunan ilkel ökaryot hücreye girerek ortak yaşama birliği oluşturmuştur. Bu ortak yaşamda karşılıklı yarar söz konusudur. Bakteri, hücre için gerekli enerjiyi sentezlerken hücre de bakteriye besin sağlamıştır. Kloroplastların da benzer biçimde siyanobakterilerin ilkel ökaryot hücreye girmesiyle oluştuğu ileri sürülmektedir. Böylelikle siyanobakteri ilkel ökaryot hücreye fotosentez yapabilme yeteneğini kazandırmıştır.

 

You may also like...