Hücre Nedir? – Hücrenin Tarihçesi

Organizmayı oluşturan hücrenin canlılığı; yapısındaki atom, iyon ve moleküllerin eksiksiz bir şekilde düzenlenmesine ve işleyişine bağlıdır. Diğer bir deyişle; atom, iyon ve moleküllerin varlığı canlılığı temsil etmek için yeterli değildir. Çünkü bunlar cansız varlıkların da temel birimidir.

Canlıların cansız varlıklardan ayırt edilebilmesi hücresel organizasyona bağlıdır. Yani atom, iyon ve moleküller arasındaki etkileşimler sayesinde canlılık kavramı ortaya çıkar.

Farklı moleküllerden meydana gelen hücre zarı

Farklı moleküllerden meydana gelen hücre zarı

Bu nedenle bir hücre, kendi kendine yetebildiği için canlılığın en küçük birimi olarak kabul edilir. Temel besinler ve uygun çevresel koşullar sağlandığında birçok hücre tipi laboratuvarda oluşturulan yapay ortamda (besi yeri) yıllarca canlı kalabilir. Ancak hiçbir hücre organeli besi yerinde canlılığını uzun süre sürdüremez. Bu durum hücrenin, kendi sürekliliği ve büyümesi için gerekli bütün fiziksel ve kimyasal bileşenler arasında mükemmel bir organizasyona sahip olduğunu ispatlamaktadır.

Hücre ve organellerin yapısının keşfedilmesi, merceklerin özellikle de mikroskobun geliştirilmesi sayesinde mümkün olmuştur. Bilim dünyasında hücre terimini ilk kez İngiliz doğa bilimcisi Robert Hooke (Rabırt Huk) (1637-1703) kullanmıştır.

Mantar meşesi

Mantar meşesi

Hook bir tüpün iki ucuna birer mercek yerleştirerek basit bir mikroskop elde etmiştir. 1665 yılında mantar meşesinden [Quercus suber (kuersus süber)] aldığı kesiti incelemiş ve gördüğü boşluklara cellula (sellula, hücre) adını vermiştir.

Robert Hooke’un mikroskopta gördüğü mantar dokusu

Robert Hooke’un mikroskopta gördüğü mantar dokusu

Aynı yıllarda bilim insanı Anton van Leeuwenhoek (Anton fan Lövenhuk) ve arkadaşları; mikroskobu daha da geliştirerek su içinde yaşayan tek hücreli canlıları, sperm hücresini ve kan hücresini incelemeyi başarmıştır.

İlginizi Çekebilir...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir