Üriner Sistem Rahatsızlıkları, Hastalıkları

1. Böbrek Taşı: Genellikle böbreğin havuzcuk kısmında oluşur. İdrar yollarında aşağıya doğru ilerledikçe şiddetli ağrılar olur ve tahribat yaptığından dolayı idrarda kan görülmesine neden olur. Böbrek taşları genellikle kalsiyum içeriklidir.

2. Böbrek Yetmezliği: Akut böbrek yetmezliği, böbreklerin geçici işlev kaybıdır. Kronik böbrek yetmezliği ise böbreklerin kalıcı olarak işlevini yitirmesidir. Akut böbrek yetmezliği tedavi edilirse kronik böbrek yetmezliğine dönüşmesi engellenebilir. Böbrekteki nefronların %75 inden fazla çalışamaz hâle geldiğinde belirtiler başlar. Böbreğin süzme mekanizması bozulur ve sonuçta kanda zararlı maddeler birikerek idrar miktarı azalır. Vücutta su toplandığından ödem oluşur ve diyaliz uygulaması zorunlu hâle gelir ancak böbrek nakli ile kesin tedavisi olur. Bu nedenle düzenli sağlık kontrolü yaptırmak gerekir.

3. İdrar Yolu Enfeksiyonu: Genellikle (tüm idrar yolu enfeksiyonlarının yaklaşık %95’i), idrar yolundan mesaneye kadar ulaşan bakterilerin (çoğunlukla E.Coli bakterisi) neden olduğu bir enfeksiyondur. Kadınlarda erkeklere oranla daha sık görülür. Bunun nedeni, kadınlarda idrarı mesaneden dışarı taşıyan kanalın erkeklere göre daha kısa olmasıdır. Bu enfeksiyon sadece mesanede görülürse sistit, enfeksiyon böbreklere ve üst idrar kanalına yayılırsa bu duruma piyelonefrit denir. İdrar yolları enfeksiyonlarında tedavisi kolay olan sistittir. İdrar yolu enfeksiyonlarında tanı ve tedavinin seçimi hastanın risk faktörlerine, önceki enfeksiyonlarına, üreyen mikropların türüne, altta yatan hastalıklara göre değişir.

Böbrek yetmezliği sonucunda vücuttaki zararlı maddelerin ve sıvıların uzaklaştırılması için geliştirilen yapay bir kan temizleme makinesine diyaliz denir. Diyaliz yaşam süresinin ve kalitesinin artmasını sağlamıştır. Diyaliz makinesine bağlanılarak kanın temizlenmesi işine de hemodiyaliz denilmektedir. Bu makine iki tüpten oluşur. Bu makinenin tüplerinden biri hastanın bileğindeki atardamarına, diğeri ise toplardamarına bağlanır. Tüpün içerisinde yer alan iki pompa kanın düzenli akışını sağlar. Zararlı maddelerle kirlenmiş kan birinci tüple alınır ve diyaliz solüsyonunun içinden geçirilen kan zararlı maddelerden arındırılır. Temizlenen kan diğer tüple yeniden damara verilir ve diyaliz işlemi sonuçlanmış olur. Diyaliz kalıcı bir tedavi değildir.

Haftada 3 kez diyalize girmek zorunluluğuyla bir merkeze bağımlılık hastaların yaşamlarını olumsuz etkilemektedir. Hastalarda idrara çıkamadığı için istedikleri kadar su içememe ve yemek yiyememe, günde birden fazla birçok ilaç kullanımı, kansızlığa bağlı fiziki kısıtlamalar gibi psikolojik sıkıntılar intihara neden olabilmektedir. Bu nedenle organ bağışı çok önemlidir. Organ naklinde sorumluluk sahibi olmalıyız. Diyalizle yaşamını sürdüren bir kişiye yapılan organ nakli, kişinin yaşama tutunmasını sağlar. Yardımseverlik cok büyük bir erdemdir. Akrabalarından kişilere yapılan nakillere canlı böbrek nakli, beyin ölümü gerçekleşmiş bir kişilerden yapılan nakillere ise kadavra böbrek nakli denir. Böbrek nakillerinden sonra doku uyuşmazlığı görülebilir. Kişiye yabancı bir kişinin böbreği nakledildiğinde, bağışıklık sistemi vücuda giren her türlü hücreyi veya dokuyu yabancı olarak algılar. Antikor salgılayarak böbreğin çalışmasını durdurur ancak nakil öncesinde yapılan ayrıntılı kan ve doku testleri ile bu saldırılar önlenir.

 

İlginizi Çekebilir...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir