Hücrenin Özellikleri Nelerdir?

Canlılığın temel yapı birimi hücredir. Hücre teorisine göre tüm canlılar hücrelerden oluşur ve yeni hücreler öncekilerinin bölünmesiyle meydana gelir.

Hücreler kimyasal bileşen ve metabolik işlev açısından benzerlik gösterir. Bir organizmanın işlerlik kazanması hücrelerin etkileşimine ve toplu faaliyetlerine bağlıdır.

Hücre

Hücre

Elektron mikroskoplarının büyütme gücü ışık mikroskoplarına göre çok daha fazladır. Bu da bilim insanlarına hücreyi detaylı inceleme imkânı sunmuştur. Mikroskopta inceleme yapabilmek için ilk olarak preparat hazırlanmalıdır.

Preparat; lam, lamel, inceleme ortamı ve kesitten oluşur. Bitkisel veya hayvansal bir dokudan jilet veya bisturi ile alınan ince parçaya kesit, kesitin üzerine damlatılan sıvıya da inceleme ortamı denir.

Preparatın hazırlanması

Preparatın hazırlanması

Hücrelerin çevresi zarla çevrilidir. Zarla çevrili çekirdeği ve zarlı organelleri bulunmayan hücrelere prokaryot hücre, zarla çevrili çekirdeği ve zarlı organelleri bulunan hücrelere ökaryot hücre denir. Endoplazmik retikulum (ER) zarlı bir organel olup hücre içi madde taşınmasından sorumludur. Granüllü endoplazmik retikulumun dış zar yüzeyinde protein üreten ribozomlar bulunur. Granülsüz endoplazmik retikulum bazı hücrelerde steroit sentezler. Golgi aygıtı, ER’de üretilen salgıyı olgunlaştırır. Bazı bileşiklere karbonhidrat ekleyerek paketler ve salgılamaya hazır hâle getirir. Ayrıca lizozom üretir.

Prokaryotik hücre yapısına sahip bakteri hücresi ve kısımları

Prokaryotik hücre yapısına sahip bakteri hücresi ve kısımları

Lizozom hücre içi sindirimde görev alır. Mitokondri çift zarlıdır. İç zarın oluşturduğu kristalarda solunum enzimleri bulunur. Plastitler bitki ve alg hücrelerinde bulunur. Kloroplastlar yeşil renkli klorofil pigmentini, kromoplastlar daha farklı renklerdeki (sarı, kırmızı, turuncu gibi) pigmentleri bulundururken, lökoplastlar renksizdir. Peroksizomlar oksidasyon reaksiyonları ile ilgili enzimleri içeren zarlı keseciklerdir. Mikrotübüller hücrenin şeklini korur. Mikroflamentler ve ara filamentler hücre hareketinde rol oynar. Sentrioller mikrotübüllerden oluşur. Hücre bölünmesi sırasında iğ ipliklerini meydana getirir. Çekirdek çift zarla çevrilidir. Hücrenin kalıtım ve yönetim merkezidir. Bitki hücreleri sentriol içermez, hücre duvarı ve büyük merkezi bir kofula sahiptir.

Hücre zarında aktif taşıma

Hücre zarında aktif taşıma

Hücre zarı seçici geçirgen özelliğe sahiptir. Zardan madde geçişleri pasif taşıma ve aktif taşıma olmak üzere iki şekilde meydana gelir. Difüzyon, kolaylaştırılmış difüzyon, osmoz ve diyaliz pasif taşımadır. Pasif taşımada hücre enerji harcamaz. Difüzyonda moleküller çok yoğun oldukları yerden az yoğun oldukları yere doğru hareket eder. Kolaylaştırılmış difüzyonda çeşitli moleküllerin difüzyonu hücre zarındaki bazı proteinlerle sağlanır. Osmoz suyun difüzyonudur. Hücrelerin osmozla su kaybetmesi için hipertonik, su alıp şişmesi için de hipotonik bir çözeltiye konulması gerekir.

İzotonik bir çözeltiye konulan hücrenin koful hacminde değişiklik olmaz. Aktif taşımada molekül ve iyonlar, az yoğun ortamdan çok yoğun ortama doğru hareket ettiğinden mutlaka enerji harcanır. Büyük moleküllerin, hücre zarı ile oluşturulan kofullar aracılığıyla hücre içine alınmasına endositoz denir. Endositozla hücre içine alınan madde katı ise bu olaya fagositoz, sıvı ise pinositoz adı verilir. Ekzositoz ise büyük moleküllerin hücre içinden hücre dışına doğru taşınması olayıdır.

Hücresel yapılarda meydana gelen bozukluklar çeşitli kalıtsal hastalıklara yol açabilir. Örneğin Tay-Sachs hastalığı lizozomların görevlerini yapamaması sonucu ortaya çıkar. Kistik fibroz ise hücre dışına fazla miktarda klor iyonunun atılması sonucunda meydana gelir. Bu hastalıkların ikisi de bireyin çok erken yaşlarda hayatını kaybetmesine neden olur. Yine mitokondri DNA’sındaki mutasyonlar sebebiyle insanlarda LHON sendromu, Leigh Sendromu ve Kearns-Sayre sendromu gibi kalıtsal hastalıklar da görülebilir.

Kök hücreler kendini yenileyebilen, farklı hücre ve dokulara dönüşebilen hücrelerdir. İnsan vücudunun farklı dokularından hem embriyonik hem de ergin dönemde alınan kök hücreler, hücre kültürü ortamında yetiştirildikten sonra birçok hastalığın tedavisinde kullanılmaktadır.

İlginizi Çekebilir...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir